Kim batırdı, nasıl batırdı, kim ne kadar borçlandı, kim ne kadar yandaşa kazandırdı müfettişlerin işi.
Kim hak ettiği kadar ödeme aldı, kimler 'ballı, yağlı işler yaptı', sonra da hacizleri çakıp, danışıklı işler yürüttü, o da müfettişlerin işi.
Tek tek ortaya çıkarılmalı.
Alındığı iddia edilen mallar, hizmetler, hak edişler incelenmeli.
Ama bunlar yapılırken de, dostlar alışverişte görsün diye değil..
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını aramak için yapılmalı.
Öncelikle şu net.
BATIRMIŞLAR..
Gördüğünüz gibi, konuyu anlatanlar, o, bu dışarıdaki kişiler değil.
Hepsi en az 5 yıl hizmet vermiş belediye başkanlığı yapmış siyasiler.
Yani Atakum Belediyesi'ni bir dönem yönetmiş kişiler.
Attığı imzayla milyonlarca liralık alım yapan, attığı imzalarla, meclisten satış yetkisi alıp, arazileri satan 'tam yetkili belediye başkanları'.
Yani suyun başındaki isimler.
Suyu ister kendi ya da yandaşının kovasına koyar, ister halkın refahı için kullanır.
Ama görülen o ki;
Onun ya da bunun dönemii diye bakmadan, sonuçta,
Su başka yerlere akmış ve belediye bütçesi delik deşik olmuş.
Artık su da tutmuyor.
Başkan Metin Burma ile röportajı bilerek son güne sakladık.
Salı günü bir aksilik olmazsa, yani yarın onun da açıklamalarını okuyacaksınız.
Burma, Atakum Belediyesi'nin kurucu Başkanı.
Bektaş, 'Bıraktığım borç 24 milyon liraydı’ diyor ve ‘CHP'li Burma dönemleri önemli borçlanma olmadı, rakibim ama bu böyle ve gerçek' diyerek direkt olarak AK Partili İshak Taşçı dönemini gösteriyor.
Sonra da CHP'li Cemil Deveci katlayarak belediyeyi borçlandırdı. ne varsa satıldı diye de ekliyor.
Burma'dan sonra görevi alan ve Deveci'ye devreden Taşçı da, "Cemil Deveci ürettiğim tüm arazileri sattı" diyerek önemli bir iddiada bulunuyor.
Rakam 179 arazi.
Hatta devamında "Ona tazminat davası açacağım" diyor.
Yani durum öyle bir hal almış ki; tüm başkanları dinleyince;
Kaldı ki Metin Burma ile uzun bir sohbet yaptım bu konuda ama belgeleri Pazartesi günü getirecek;
O da bu iki döneme dikkat çekiyor.
Bizim yorum yapmamıza gerek yok.
Bu işin pirleri, belediye başkanları kendileri her dönemi anlatıyor ve rakamlarla konuşuyorlar.
Yani açık seçik ortada.
Atakum Belediyesi adeta bitirilmiş, borçlandırılmış, işçileri düzenli maaş alamaz hale gelmiş, işçi sayısı arttıkça artmış, yandaşlar sıraya girmiş işler almış, parasını alamayan hacizi koymuş arsayı kapmış.
Yağlı ballı işler var.
Hepsinin ortaya çıkarılması gerekir.
Kim vatandaşın, devletin malını kime peşkeş çekmişse, çar çur etmişse bedelini ödemeli.
Ama şunu da hatırlatmak isterim;
Her zaman diyorum;
Başkandan her teklife 'yağcılık olsun' diye el kaldıran meclis üyeleri de bu hesabın içine dahil edilmeli.
Çünkü görüldüğü gibi belediye bütçesi batırılmış.
Taşınmazları satılmış.
Farklı iddialar var; olmayan malların faturası kesilmiş.
Şimdi haraç mezat arsaları, taşınmazları icra müdürlüklerince satılıyor.
Geride icra furyası var.
Ve başkanlar birbirini suçluyor.
İyi de vatandaşın suçu ne?.
Alamadığı hizmetin sorumluları kimler?.
Devletin kurumları gereğini yapmalı.
Çünkü yandaşa 'Yap işi, bas icrayı, delette devamlılık vardır, alırsın parayı' süreci Ataktum Belediyesi'nde harfiyen uygulanmış.
Sonuç ortada.
Bitik bir belediye.
Yazık etmişler.
BATIRMIŞLAR...
Hazır
Giriş: 01.07.2024 10:00
Güncelleme: 30.05.2026 19:42
Kim batırdı, nasıl batırdı, kim ne kadar borçlandı, kim ne kadar yandaşa kazandırdı müfettişlerin işi.
Kim hak ettiği kadar ödeme aldı, kimler 'ballı, yağlı işler yaptı', sonra da hacizleri çakıp, da...