Danıştay, Aşagıçinik merası üzerine kurulan Lojistik Köy Projesine verilen iptal kararına Samsun Valiliğinin yaptığı itirazı ret etti.
Danıştay’ın ‘Türk Milleti Adına’ verdiği son kararda, ‘’Birinci sınıf tarım arazisi üzerine yapılan projede, hukuka uygunluk bulunmamıştır’’ denildi.
Samsun’da mahkemelerin iptal kararı verdiği tek uygulama da Lojistik Köy Projesi değil üstelik.
Daha geçenlerde Mimarlar Odası tarafından Fener’deki o otelin yapılmasını sağlamak amacıyla düzenlenen kıyı kenar çizgisi ile ilgili karar da iptal edildi.
İptal kararı sonrası kıyı kenar eski çizgisine çekilince, o otel de kıyı kenarın içinde kaldı.
Sözlüklerde kıyı kenar çizgisi, deniz, nehir, doğal ya da suni göllerde kıyı çizgisinden karaya doğru olan alanda kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve bunlara benzer diğer yerleri ifade eder. Buna ek olarak; yüksek kıyı olarak belirtilen yerlerde de eğimli kısmın en üst sınırı anlamına gelir, şeklinde tarif ediliyor.
Yani şu demek aslında; kıyı kenar çizgisinde kalan yerlerin tamamı milletin ortak malı sayılıyor.
Bu durumda, o otel milletin arazisi üzerine yapılmış oluyor yani.
O araziyi Büyükşehir Belediyesi verdi.
Bunun için bir bedel alındı mı bilmem.
Şimdi ne olacak?
Bu soru çok önemlidir ve cevaba muhtaçtır.
Davayı açan Mimarlar Odası otelin yıkılmasını talep edecek mi bilinmez ama böyle bir talep gelirse, sonucunu da merak ediyorum doğrusu.
Kıyı kenar çizgisi bile o oteli yaptırmak için değiştirilmişse, sahipleri nüfuzlu insanlar olmalı.
‘’Bizim suçumuz yok’’ deseler ki, haklıdırlar, doğrudan kendileri suçlayamayız.
Ancak, şu veya bu nedenle, milletin arazisi üzerine otel yapan veya yaptıranlar, yıkılmasını da engellerler sanırım.
Lojistik Köy’ü yapmak için de, köyün merası yetmeyince milletin tapulu arazisine ihtiyaç duyulmuştu.
Doğup büyüdüğüm topraklar olduğu için bilirim, Aşağıçinik toprakları verimlidir.
Dolayısıyla orada arazi pahaldır.
Mera üzerine o projeyi yapma kararı alan irade, köylünün toprağına ihtiyaç duyduğunda, devlet adına kamulaştırma kararı aldırırdı ancak, bu yapılmadı.
Bunun yerine, birinci sınıf tarım arazisi olan topraklar imara açıldı.
Köylülerin tapulu arazilerine bedelsiz el konulunca, 65 vatandaş mağdur oldu.
Lojistik Köy’ün paydaşları olan Samsun Valiliği ile Büyükşehir Belediyesi ve TSO gibi kuruluşlar, hukuk mücadelesini sürdüreceklerdir elbette ama Danıştay’ın son kararındaki ‘’Hukuka Uygunluk bulunmadı’’ cümlesi üzerine, başka nasıl bir hüküm yazılır, bilemedim.
Nihai karar da, köylü vatandaşların lehine çıkarsa ki, beklenen budur.
Tamamlanamamış sayılacağından, proje için alınan hibe kredinin de geri ödenmesi gündeme gelecektir.
Kamu zarara uğrayacak bu durumda.
Kamu, ‘’ben yaptım oldu’’ mantığıyla, kendisini zarara uğratanlardan hesap soracak mı, o da cevap bekleyen başka bir soru olacak.
Paylaş
Ben yaptım oldu demenin sonucu
Ekleme: 07.03.2019 22:29
Güncelleme: 30.05.2026 21:55