Ekmek de Zamlandı Bugün

Ekleme: 05.06.2026 10:00

“Bir lokma, bir hırka” anlayışıyla büyüdük.

Anam ve babam da aza kanaat etme anlayışıyla büyümüştü; bizi de öyle yetiştirdiler.

Bir parçasını yere düşürsek, alıp öper ve alnımıza götürürdük ekmek parçasını.

Ekmeği nimet bildik ve ona hep saygı gösterdik.

Hani rahmetli Sırrı Süreyya Önder, milletvekili olduğu dönemde bir kanun hükmünde kararnameyle bazı akademisyenlerin üniversitelerden uzaklaştırılmasıyla ilgili eleştirisini yaparken, iktidar sıralarına hitaben, “Suçlu olsalar bile onların evlatlarını nan’a nasıl muhtaç ediyorsunuz?” demişti.

“Nan”, atalarımızın ekmeğe verdikleri isimlerden biridir ayrıca.

Ekmek, kırıntılarını bile ziyan etmeyi günah kabul ettiğimiz kutsalımızdır; onu söylemek istiyorum.

Bir lokma, bir hırka felsefesiyle büyütülme nedenimiz de bundan ötürüdür aslında. Yeri gelmişken bu felsefenin ne anlama geldiğini sözlüklerdeki anlatımıyla sizinle de paylaşmak isterim:

“Bir lokma, bir hırka”, insanın dünya malında gözünün olmadığını, yalnızca karnını doyuracak kadar yiyecek ve kendisini soğuktan koruyacak kadar giysi ile azla yetinerek (kanaat ederek) yaşamayı ifade eden bir deyim ve felsefedir.

Ülkemin varlık günleri kadar yokluk günlerini de yaşamış, 90 yaşını aşmış babamın; enflasyon verileri altında ezilirken ve bundan şikâyet ederken bana devamlı olarak şükretmemi söylemesinin nedeni de bizi aza kanaat etmeyle ilgili yetiştirme tarzından olsa gerek.

Rahmetli dedem de kendisini bu anlayışa göre yetiştirmiş olmalıdır.

Demem o ki; Türk milleti için ekmek çok önemli bir nimettir.

Ekmeği sofralarımızdan eksik etmeyiz.

Ekmek yoksa aç kalmaktan korkmuşuzdur daima.

Köroğlu–Ayvaz misali, karı koca iki kişi kalsak bile soframızdan ekmeği eksik etmeyiz. Günde en az iki ekmek tüketiriz yani.

Samsun’da bir somun ekmek 15 liradan satılıyordu.

Bugüne kadar elbette.

Yüzde 16,5 oranında zamlanan ekmek, bugün itibarıyla Samsun’da 17,5 liradan satılacak.

Karım ve ben, bugünden itibaren tüketeceğimiz iki somun ekmek için 5 lira daha fazla ödeyeceğiz yani.

Beşeriz malum.

Egosantrik bir yapımız vardır ya...

İki kişilik bir aile olarak soframızda her gün tüketeceğimiz iki somun ekmek için bugün itibarıyla 5 lira daha fazla ödeyecek olmaktan yakınıyorum ya; sofraya yetişkin 4-5 çocukla oturacak aileler ne demeli?

Bizim iki ekmek tüketecek olmamızdan yola çıkarsak, 6-7 kişilik sofralarda tüketilecek ekmek günlük 10 somundan az olmayacaktır.

10 somun ekmek için fazladan ödenecek 50 liradan yola çıkarsak, bir sofrada sadece ekmek için cüzdandan çıkacak para 175 lira olacaktır.

Kıymanın kilosu olmuş bin lira.

Bölgemizin markalı ürünü Ayşe Kadın fasulye artık hayallerimizi süsleyecektir ama Balkız taze fasulye bile pazar tezgâhlarında 100 liradan satılıyor.

Dolmalık biber de öyle.

Zeytin, peynir ve reçel fiyatlarından hiç söz etmeyeyim dilerseniz. Dar ve sabit gelirli insanların sofralarına meyve geldiğini de hiç sanmıyorum.

Vali, “İzin vermiyorum” demez ise Samsunlular bugün zamlı ekmek fiyatlarıyla karşılaşırken, aynı saatlerde TÜİK’in enflasyon verileri de açıklanacak.

Enflasyon verileri, önümüzdeki ay itibarıyla emekli maaşlarına yapılacak artışın belirleyici unsuru olacak.

Yarın, her açıdan önemli bir gün yani.

Ufukta bir seçimin görünüp görünmeyeceği de yarınki verilere göre üç aşağı beş yukarı hepimize bir fikir verecektir.

Bunu şunun için söylüyorum:

Bir seçim öncesinde gazetenin ekibiyle Salıpazarı’nda saha çalışması yaparken, zararına satış yaptığından şikâyet eden bir fırıncı esnafına zam talep etmelerini önerdiğimizde, “Her şey zamlanabilir ama seçim öncelerinde ekmek zammına asla izin verilmez” demişti.

Bilmem anlatabildim mi! 

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap