Antibiyotik direncine karşı küresel çapta yürütülen mücadelede çığır açabilecek bir keşfe imza atıldı. Live Science’ın aktardığı habere göre, bilim insanları Pre-methylenomycin C lactone adı verilen yeni bir bileşik buldu.
Bu madde, özellikle MRSA ve Enterococcus faecium gibi mevcut antibiyotiklere karşı dirençli olan ve dünya genelinde büyük bir tehdit oluşturan “süperbakterilere” karşı olağanüstü seviyede etkili bulundu. Çalışmanın sonuçları, saygın bilim dergisi Journal of the American Chemical Society’de yayımlandı.
BİLİNEN ANTİBİYOTİKTEN 100 KAT DAHA GÜÇLÜ
İngiltere’den Lona Alkhalaf ve Greg Challis liderliğindeki araştırma ekibi, tesadüfi bir süreçte yeni bir antibiyotik sınıfının ilk örneğini keşfetti. Başlangıçta toprakta yaşayan Streptomyces coelicolor bakterisinin bilinen bir antibiyotiği nasıl ürettiği incelenirken fark edilen yeni molekül, beklentileri aşan bir güç gösterdi. Laboratuvar testlerinde elde edilen verilere göre, yeni bileşiğin dirençli bakterileri öldürmede, bilinen antibiyotiklerden 100 kat daha güçlü olduğu tespit edildi. Bu sonuç, söz konusu maddenin potansiyelini gözler önüne serdi.
DİRENÇ GELİŞTİRMEMESİ UMUT VERDİ
Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, bileşiğin bakteriler tarafından direnç geliştirmemesi oldu. Araştırmacılar, 28 gün süren deneyler boyunca bakterileri sürekli ilaca maruz bırakmalarına rağmen, süperbakterilerde herhangi bir direnç mekanizması oluşmadığını gözlemledi. Bu durum, antibiyotik direncinin küresel bir tehdit olduğu göz önüne alındığında, bilim dünyası için önemli bir umut kaynağı olarak değerlendirildi.
KLİNİK SÜREÇ UZUN VE ZORLU
Queen’s University Belfast’tan kimyager Stephen Cochrane, keşfin heyecan verici olduğunu belirtmekle birlikte, laboratuvar başarısının klinik tedavilere dönüşmesinin her zaman uzun ve zorlu bir süreç gerektirdiğini hatırlattı. Uzmanlara göre, yeni maddenin toksisite, güvenlik, dozlama ve insan vücudundaki davranışları gibi kritik aşamaların ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekiyor.
Araştırma ekibi, şu anda bileşiğin yapay üretimi üzerinde çalışıyor ve Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nden kimyager David Lupton ile ortak bir proje yürütüyor. Bu yapay sentez sayesinde, maddenin daha büyük miktarlarda üretilmesi ve geniş kapsamlı testlere tabi tutulması hedefleniyor. Bundan sonraki aşamada ise bilim insanları, bileşiğin bakteri hücrelerinde nasıl etki gösterdiğini anlamayı ve daha güçlü versiyonlarını geliştirmeyi planlıyor.
Haber Merkezi