Hayatımızın telaşında, bazen en anlamlı kelimeleri hızlıca geçiştiririz. Bir iyilik gördüğümüzde, bir yardım aldığımızda, içimizden kopan samimi bir teşekkürün hemen ardından söylediğimiz o iki kelime: "Eksik olma." Ne kadar da sıradan gelir kulağa değil mi? Oysa bu basit ifade, derin bir felsefeyi, eşsiz bir duayı ve en önemlisi varlığa duyulan tarifsiz bir minneti içinde barındırır.
"Eksik olma" demek, aslında sen varsan tamamım, sen olmazsan bir yanım hep noksan kalır demektir. Bu, bir teşekkürden çok öte, varlığınıza duyulan saygının, sevginin ve hatta bağımlılığın itirafıdır. Bir anne çocuğuna eksik olma yavrum derken, onun hayatındaki yerinin doldurulamaz lığını fısıldar. Bir dost, zor zamanında yanında hissettiği omuz için eksik olma kardeşim dediğinde, yalnızlık hissini dağıtan ışığına şükreder.
Hayat, tek başına yaşanması zor bir yolculuktur. Hepimizin tutunacağı dallara, yaslanacağı duvarlara ihtiyacı vardır. Güldüğümüzde kahkahamıza eşlik edecek, ağladığımızda gözyaşımızı silecek, sustuğumuzda bile bizi anlayacak insanlar, hayatımıza anlam katan gerçek hazinelerdir. Onlar yanımızdayken dertler hafifler, sevinçler katlanır. Onların varlığı, adeta bizim eksik parçamızı tamamlar bizi bütünler.
Peki ya eksik olma dediğimizde neyi kastederiz? Elbette fiziksel varoluşlarını sürdürmelerini dileriz, ancak bu dileğin özü daha derindir: içindeki iyilik, yüreklerindeki samimiyet, gözlerindeki anlayış, seslerindeki sıcaklık... Tüm bunlar hayatımızdan eksilmesin demektir. Onlar olmadan hayatın rengi solar, tadı kaçar. Sanki bir Koronun en önemli sazı sustuğunda, ya da bir ses sustuğunda parçanın bütün ahenginin kaybolması gibidir bu durum.
Bazı insanlar, varlıklarıyla sadece bizim değil, bir şehrin, bir mahallenin, bir topluluğun da rengidir. Onlar, sessiz kahramanlar, gönül insanlarıdır. Hayatın getirdiği zorluklara rağmen umudunu kaybetmeyen, etrafına ışık saçan bu değerler, iyi ki varlar dediklerimizdir. Onların gidişiyle, sadece bir kişi değil, bir dönem, bir alışkanlık, bir sıcaklık da eksilir hayatlarımızdan.
Şimdi bir durup düşünelim. Hayatımızda kimler bize Eksik olma dedirtti? Biz kimlere içtenlikle bu dileği sunduk? Belki de bu iki kelimeyi daha sık kullanmalı, hatta ötesine geçip o insanların hayatımızdaki değerini onlara hissettirmeliyiz. Çünkü hayat kısa ve eksik olma dileği, sevginin, saygının ve en önemlisi varoluşa duyulan şükranın en saf halidir.
Dileyelim ki, hayatımızdan güzel insanlar, güzel duygular ve o eşsiz "Eksik olma" dileği hiç eksik olmasın.
Eksik olmayın, sizlerle tamamız...iyi ki varsınız !..