Borç Bahane Satış Şahane..

Borç Bahane Satış Şahane..

Hazır

Giriş: 16.01.2026 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Samsun'da son zamanlarda belediyelerde başlayan taşınmazların satış işlemleri artık 'bir kaygıya' dönüşecek boyutta adeta.  Nasıl bir kaygı?. Sanki 'babasından miras bulmuş da, onu tüketiyormuş gibi...

Samsun'da son zamanlarda belediyelerde başlayan taşınmazların satış işlemleri artık 'bir kaygıya' dönüşecek boyutta adeta. 
Nasıl bir kaygı?.
Sanki 'babasından miras bulmuş da, onu tüketiyormuş gibi' akıl almaz bir hızlılıkla 'geleceği ipotek altına alma kaygısı'. 
Samsun bunu yakın geçmişte yaşadı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi, geçmiş dönem belediye başkanı zamanında, öyle bir borçlandı ki;
Başkan adayı yapılmayıp koltuğunu 31 Mart'ta kendi partidaşına bıraktığında Türkiye'nin Kocaeli'nden sonra en borçlu ikinci belediyesiydi. 
Dile kolay.
Türkiye'nin gelişmişlikte ve ekonomide ilklerinde yer almayan Samsun, borçlulukta ikinci sırayı kapmıştı. 
Hatta gider ayak aday bile değilken, seçime yaklaşık bir kaç ay kala 1 milyar lira gibi bir kredi çekilmişti ki; SBB Meclisi buna izin verdiğinde yüreğimiz yandı adeta. 
Çünkü parayı o kullanacak ama  borç Samsun'a ve ondan sonraki başkan ve yönetimine kalacaktı. 
Doğru bir kredi kullanımı değildi kesinlikle.
Gereksinim olsa bile zamanlaması açısından yeni gelecek başkanın kucağına bırakılacağı için 'hatalı bir onaydı meclisin verdiği karar'. 
El kaldır indir yapmakla, kamu yararına görevi yapılmış olmuyor. 
Aslında o kentin değerlerine, kazanımlarına, mirasına, geleceğe sorumluluğa ihanet edilmiş olunuyor. 
Samsun bunun sancılarını halen yaşıyor. 
Yeterli para yok SBB'de.
Kamulaştırmaları yapamıyor. 
Her ne kadar Başkan Halit Doğan, borçları ödenebilir hale getirmesine rağmen, kaybeden yine de 'hizmetten yeteri kadar yararlanamayan' Samsun oldu. 
Bu borçlar hizmet noktasında sıkıntılara yol açtığı gibi, belediyelerin taşınmazlarının borçlar nedeniyle satışa çıkarılmasına da yol açıyor. 
Kaldı ki; eski AK partili Başkanın aldığı Afra AVM bile satışa çıkarıldı. 
SBB'den örnek verdim ama bu satış yelpazesi sadece Büyükşehirle sınırlı değil. 
Satan satana. 
Atakum Belediyesi adeta satacak yer arıyor.
Özel bir ekiple satılacak yerlerin çıkarılması için çalışıldığı bile defalarca gündeme geldi. 
Bildiğiniz gibi Atakum Belediyesi'nde işçi maaşları da ödenemiyor.
Taşınmazları haraç mezat satılıyor. 
Makam odası bile haciz edildi CHP'li Başkan Serhat Türkel'in. 
Diğer belediyelerde de 'satış ilanları' ardı ardına geliyor.
Mesela;
*İşçisinin maaşlarını ödeyemeyen bir başka belediye olan Tekkeköy Belediyesi 2.448 metrekarelik bir sanayi parselini 24.5 milyon TL muhammen bedelle 6 Ocak 2026’da satışa sundu.
*Küçük belediye parayı ne yapacak  demeyin. Yakakent Belediyesi, Kasım 2025’te “Taşınmaz Satış İlanı” yayınladı. 
*Yine küçük belediyelerden biri; Ayvacık Belediyesi.
Ekim 2025’te Kazancılı Mahallesi’nde 6.222 metrekarelik bir tarlayı satışa çıkardı. 
Bu satışların her biri, diğerleri gibi yasal prosedürlere uygun olarak meclis kararları ve encümen onayı ile gerçekleşiyor. 
Ama sorulması gereken asıl soru şu: 
*Bu satışlar, İlçenin çıkarlarına ne kadar uygun. 
*Gelen paralar amacına uygun kullanılacak mı?.
*Ve en son çare olarak mı yapılıyor? 
*Yoksa 'sat borç öde' denilerek kolaycılığa kaçan bir borç ödeme yöntemi mi?
İşte bunlar çok önemli. 
Ve bence asıl soru?.
Ne ürettin, ne kadar satıyorsun. 
Üretmeden olanı mı satıyorsun. 
Yani tüketiyor musun?
Oysa bir kentin en değerli varlığı, kuşkusuz onun geleceğini inşa edecek topraklarıdır, kazanımlarıdır. 
Şahsi görüşüm, üretmeden satmak, tüketmek, geleceğin ipotek altına alınması ve kenti yoksunlaştırmaktır.
Şimdi Samsun'da ısrarla bu yaşanıyor. 
Ve Samsun'da belediyeler kazanımları açısından 
'borç e-ödeme adı altında' “kentin geleceğini satıyorlar'.
Şimdi daha önce de yaptığım çağrıyı yapacağım ama;
Ne Belediye Başkanları  ne de meclis üyeleri,  emanetçisi olduğu milletin malını satmaktan ve satılması için el kaldırmaktan vazgeçmeyecekler..
Aldığının üzerine koymadan, yeni bir değer üretmeden, yalnızca tüketerek çocuklarımıza bırakacağımız mirası küçültecek ya da yok etmeyi sürdürecek. 
Her satılan taşınmaz, geri dönmeyecek şekilde giderken, kentin gelecekteki planlamasını da satmış oluyor.
Şöyle ki;
Yeşil alanlar, sosyal tesis, hatta cami alanları bile tek tek elden çıkarılır hale geldi. 
Ne yazık ki Samsun'da şu an 'üretmeden tüketen'  “Miras Bulmuşçasına” bir zihniyet hakim.
Önerin var mı diye soranlara;
Belediyeler mali sıkıntılarını aşmak için kendilerine emanet kamu arazilerini, taşınmazlarını satmak yerine, farklı gelir getirici modellemeler yapabilir. 
Örnekleri var başka illerdeki belediyelerde.
O arazi üzerine inşa edilecek bir kültür merkezi, bir spor kompleksi veya bir sosyal tesis, hem istihdam yaratır hem de belediyeye sürekli bir gelir kapısı olur. 
Satış kolaycılıktır ve ne  yazık ki; Samsun'da bu satış her noktada almış başını gidiyor. 
Bu geçmişin mirası, geleceğin emaneti taşınmazları, geçici sıkıntılar uğruna tüketmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
Başkan ve meclis üyeleri 'bu konuda geleceğe sorumludur'.
Bu kentin bir ferdi olarak biz, siz, hepimiz;
Yüksek sesle 'Satmayın, üretmeden tüketmeyin' diye uyarmak zorundayız.
İşte ben de bir yurttaş ödevi olarak;
Tam olarak onu yaptım.
Bakalım 'kimler anlayacak',
Kimler 'borç bahane, satış şahane' diyerek üretmeden satışa devam edecek.
İzliyoruz.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap