Türkiye'nin bir çok yerinde AK Partili, CHP'li belediyeler suda indirim yapıyor.
Bazı AK Partili belediyeler 'kış aylarında ısınma pahalı, vatandaşın yanında olalım' diyerek başlatmıştı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi ne kış ayında, ne de şimdi koronavirüs belasına rağmen 'yanaşmadı' suda indirime.
Tık yok. Kıyas faturalar göndermekle meşgul..
Ama insanın içi sızlıyor hani.
Dar gelirli vatandaş zorda, Samsun Büyükşehir Belediyesi 'bu zor günlerin neresinde diye' düşünmeden edemiyor insan.
Mesela dün girdim internete baktım, vatandaşına gıda yapan Büyükşehir Belediyeleri'ne.
İlk sayfada gözüme çarpanlar..
*Bursa Büyükşehir Belediyesi, 2500 TL’nin altında geliri olan, ihtiyaç sahibi olan 1500 aileye, 200 TL’lik gıda, sebze-meyve ve hijyen maddeleri yardımında bulundu.
Dikkat ettiniz mi?..
2500 liranın altında geliri olana yardım yapıyor.
Siz Samsun'u düşünün artık.. Zaten işsizlik tavandı şimdi açlık sefalet var..
*Antalya Büyükşehir Belediyesi koronavirüs salgını nedeniyle Cam Piramit'te faaliyete geçirdiği bağış kabul merkezinde hazırlanan gıda kolileri ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine ulaştırılıyor.
Ankara'yı yazmama gerek var mı?..
"6 Milyon Tek Yürek" sloganı ile başlattığı bağış kampanyasında 'tarih yazıyor adeta'.
Gönül belediyeciliği nasıl olur, dünyaya gösteriyor.
Gündelikçi kadına, garsona, sokakta simit satana gıda yardımı yapıyor, nakit destek oluyor.
150'si engelli çalışan ama şimdi işsiz olan 775 simitçi esnafımıza ilk etapta 500'er lira maddi ve gıda desteği yaptı.
Ne diyeyim açık söylemek gerekirse CHP'li belediyeler bu konuda 'ders veriyor' adeta.
İstanbul, İzmir, Adana, Eskişehir, Aydın, Muğla, Hatay, Tekirdağ ve Mersin, hepsinde durum aynı.
Yardım yağdırıyorlar, dar gelirli vatandaşlarına.
AK Partili Belediyelerden de yardım yapanlar yok mu?..
Elbette var.
Konya mesela.
Kahramankazan Belediyesi..
150 liralık yardım kolileri satışı ile yurttaşlara yardım yaptı.
Çok uzağa gitmeye gerek yok.
Samsun Tekkeköy Belediyesi de vatandaşıyla arasına gönül köprüsü kurdu.
İlk etapta 2 bin kişiye yardım yapmıştı, rakam neye ulaştı bilmiyorum. Ama bildiğim yardımlar sürüyor.
Mesela Çarşamba Belediyesi. 6 bin 600 kişiye yardım paketi yolladı.
O da Tekkeköy gibi belediyenin kasasından bir kuruş harcamadan 'hayırseverlerle yardıma muhtaçlar arasında' gönül yolu açtı.
Canik Belediyesi, ikibinin üzerinde kişiye yardım ulaştırdı.
İsteyince oluyor.
19 Mayıs'ta da aynı oldu. Almanya'dan gelen yardımlar vatandaşa dağıtıldı.
Atakum Belediyesi yine aynı şekilde.
Gıda paketlerini, hatta ekmekleri ev ev gezip ihtiyaç sahiplerine verdirdi.
İlkadım Belediyesi 150'şer liralık hilal kart veriyor, dar gelirli ve muhtaçlara.
Bafra'da aynı şekilde, Alaçam da. Gönüllü vefa grupları ev ev dolaştı, ihtiyaçları gördü.
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin 'şu kadar kişiye yardım yaptık, dar gelirlileri sevindirdik, bizim soframızda var olmayanlar ne yapıyor diye düşünenlerin yüreklerine sur serpti mi'?..
Ben ne öyle bir haber gördüm ne de, yardım yapıldığıyla ilgili bir açıklama.
Büyükşehir'in resmi internet sitesinde bir yazı yazıyor çok anlamadım.
'Çözüm merkezini arayanlara kuru gıda yardımı yapıyoruz'.
İyi de 'Yaşlıların evlilik yıldönümü için kapıya pasta götürdüğünü fotoğraflatan Başkan Mustafa Demir, acaba "Neden şu kadar kişiye yardım yaptık" gibi, diğer belediyeleri de özendirici bir açıklama yapmadı.
Yoksa kayda değer bir yardım mı yapmadılar.
Kaldı ki, dün biri kanser hastası kadın ve diğeri 67 yaşında olan çiftin kapısına 'fotoğrafçısıyla birlikte gidip, pasta verip resim çekinmesi de yanlış bana göre'..
Hem de her haliyle yanlış.
Başkan demir maskesini takmış ama 'gördüğü gibi karşısındakiler risk grubunda ve aynı zamanda hasta'..
Yani aile izole olmuş, korona belasının geçmesini bekliyor'.
Belki iyi niyetli bir davranış ama 'ne zamanı ne de yeri'.
Uzmanlar bağırıyor bas bas; "Zorunlu olmadıkça, yaşlıları ziyaret etmeyin, temas kurmayın, hele ki hastalığı olanlarla asla"..
Hani sosyal mesafe. Nerede kaldı üç adım.
Aynı karenin içine girecekler diye kapının önünde, fotoğraf çektirmek için kadraja girme telaşı niye..
Ben Başkan Demir'den gariban bir ailenin kapısına pasta değil, ekmek götürmesini beklerdim.
İçeri girmeden, kapının dışından 'sıcak bir ekmek uzatsaydı'.
Ama sanırım Sosyal Belediyecilik deyince bizimkiler yanlış anlıyor; Sosyal etkinlik sanarak yaş günü, evlilik yıldönümü gibi kutlamaları önemsiyorlar'..
Sosyal belediyecilik diyoruz başkan, sosyal belediyecilik.
Siz gönül diyorsunuz, hadi ondan vazgeçtikte, 'zor günde vatandaşının yardımına koşan sosyal belediyecilikten söz ediyoruz'..
Şimdi kutlama, eğlence zamanı değil.
Millet ölümcül virüsle, açlıkla boğuşuyor.
Ziyaret ettiğiniz çift beni bağışlasın ve anlayışla karşılar umarım ama, "Binlerce işini kaybetmiş kişi yiyecek ekmek bulamazken, 'o pastalı kutlama' hiç yakışmadı.
Hem de evinde izole olan 'risk grubundaki aileye'..
Samsun'da 'zor durumdaki vatandaşına yardım elini uzatan, tüm belediye başkanlarını kutluyorum'.
Yardım yapıp ta, haberimiz olmayan atladığımız varsa, hepsinden şimdiden özür diliyorum.
Zaman 'muhtaca el uzatma zamanı'.
Bugünleri kimse unutmayacak emin olun.
Yapılanı da, yapılmayanı da.

Mustafa Demir risk grubundaki bir ailenin kapısına pasta götürüp kutlama yaptı.

Suda indirim yapmayan SASKİ, 'kıyas faturaları vatandaşlara göndermeye başladı'.