Bir restoranda müdürlük yapan S.M., kadın müşterilere ve çalışma arkadaşlarına yönelik “canım, balım, bekar mısın?” gibi ifadeler kullandığı iddiasıyla tazminatsız işten çıkarıldı.
İş akdinin haksız şekilde feshedildiğini savunan S.M., işten çıkarılma sebebinin düzeltilmesi talebiyle İş Mahkemesi’ne başvurdu. Yerel mahkemenin davayı reddetmesinin ardından dosya istinaf ve temyiz sürecine taşındı.
RESTORAN MÜDÜRÜNDEN İŞTEN ÇIKARMA DAVASI
Davacı S.M., kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmediğini belirterek, kadın müşterilerle bu şekilde bir konuşma yapmadığını öne sürdü. S.M., iş yerindeki bazı sohbetlerin farklı şekilde yorumlandığını, sözlü savunma yaptığını ancak yazılı savunmasının alınmadığını ileri sürdü. Davacı, Sosyal Güvenlik Kurumu’na 46 kodu ile bildirilen işten çıkarılma nedeninin düzeltilmesini talep etti.
İŞVEREN UYGUNSUZ DAVRANIŞ İDDİASINDA BULUNDU
Davalı işletme sahibi ise restoran müdürü olarak çalışan S.M.’nin iş yerine uygun olmayan davranışlarda bulunduğunu savundu. İşveren, davacının çalışma ortamında rahatsızlığa neden olduğunu, bu durumun iş akışını olumsuz etkilediğini belirtti. İşveren, bazı çalışanların bildirimleri doğrultusunda davacının çalışma arkadaşlarına “aşkım, canım” gibi ifadeler kullandığını, fiziksel temasta bulunduğunu ve bazı müşteriler hakkında uygunsuz sözler söylediğini ileri sürdü.
“BEKAR MI, BANA AYARLAR MISIN?” İDDİASI
Davalı işletme sahibi, çalışanların yakınlarına yönelik de rahatsız edici ifadeler kullanıldığını savunarak şu açıklamada bulundu: “Çalışanların işyerine ziyarete gelen yakınları ile ilgili ‘bekar mı?’ ‘bana ayarlar mısın?’ şeklinde rahatsızlık verici tarzda konuştuğu, ikaz edildiği halde konuşmalarını sürdürdüğü, davacının davranışlarının doğruluk ve bağlılığa uymadığını, muhatabını rahatsız edecek nitelikte olduğunu tespit ettik. Çalışanların şikayetlerinin yazılı tutanak altına alındığını ve davacıdan savunmasının istendiğini, davacının savunma talebine ilişkin bildirimi imzalamaktan imtina ettiğini, bunun üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshine karar verildiğini düşünüyoruz.”
MAHKEME DAVAYI REDDETTİ
İş Mahkemesi, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği kanaatine vardı. Mahkeme, davacının işten çıkış kodunun değiştirilmesine yönelik talebini reddetti. Kararın ardından dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf başvurusu da reddedildi.
YARGITAY KARARI ONADI
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Yargıtay, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmetti.
Kararda şu ifadelere yer verildi: “Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İlk derece mahkemesinin kararının onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”
İhlas Haber Ajansı