Türkiye, 27 yıl aradan sonra ilk doğrudan yabancı otomotiv yatırımını aldı. Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi olan Çinli BYD, Türkiye’de fabrika kurma kararı alırken, bir diğer Çinli dev Chery de yatırım için sıraya girdi.
BYD'NİN ARDINDAN CHERY DE TÜRKİYE'YE GELİYOR
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ın açıklamasına göre, BYD Manisa'da fabrika kuracak ve üretime başlayacak. Bu gelişmenin hemen ardından, Çinli otomotiv markası Chery’nin de Samsun’a yatırım yapmayı planladığı bildirildi.
Bu yatırımlar, Türkiye'nin otomotiv üretim merkezi olma yolunda ilerlediğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak, Çinli markalara sağlanan teşvikler ve ithalat kolaylıkları, sektörde tartışmalara yol açtı.
ÇİNLİ MARKALARA VERİLEN TEŞVİKLER TARTIŞMA YARATTI
Sektör temsilcileri, Çinli markaların üretim yapmadan önce dahi ithalat teşvikleriyle pazarda avantajlı bir konuma geldiğini belirtiyor. Bu durum, yerli otomobil üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatabileceği yönünde endişelere yol açıyor.
Otomotiv sektörü uzmanı Emre Özpeynirci’ye göre, 2024 yılında Çin’den 1.5 milyar dolarlık otomobil ithal edildi ve bu, Türkiye’de yerli üretim payının %30’a kadar gerilemesine neden oldu. Gelecek yıllarda bu oranın daha da düşmesi bekleniyor.
YERLİ ÜRETİCİLER REKABET EDEBİLECEK Mİ?
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, yeni yatırımların mevcut yerli üreticileri koruyacak şekilde planlandığını ifade etti. Ancak Çinli markaların pazara daha avantajlı fiyatlarla giriş yapması, yerli üreticiler için büyük bir rekabet baskısı oluşturuyor.
Örneğin, BYD'nin sunduğu modeller üst segment özelliklere sahip olmasına rağmen fiyat açısından rekabetçi görünüyor. B-HB segmentindeki Renault Clio'ya kıyasla, daha donanımlı elektrikli C-HB araçları daha uygun fiyatlarla sunabiliyorlar.
OTOMOTİV PAZARINDA DENGELER DEĞİŞİYOR
Çinli markaların Türkiye’de güçlenmesi, pazar dinamiklerinin yeniden şekillenmesine neden olabilir. Yerli otomobil üreticilerinin rekabetçi kalabilmesi için teşvik mekanizmalarının yeniden düzenlenmesi ve yerli üretimi destekleyici politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Haber Merkezi