Paylaş

Çok yönlü BOP (5’inci son bölüm)

SONUÇ: TÜRKİYE KARŞI MI, İÇİNDE Mİ?

            Sonuç olarak Türkiye'yi "Büyük Ortadoğu Projesi'nin tamamen karşısında" veya "BOP'un tamamen içinde" göstermek gerçeği basitleştirmek olur.

            Türkiye'nin son 20-25 yıllık dış politika tarihi, bunun çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Türkiye bazı dönemlerde ABD ile ortak hareket etti.

Bazı dönemlerde Washington'un politikalarını destekledi.

Bazı dönemlerde ise ABD ile ciddi biçimde karşı karşıya geldi.

Irak konusunda farklılaştı.

Suriye konusunda çatıştı.

YPG konusunda açık biçimde ayrıştı.

Filistin konusunda Washington'dan farklı bir çizgi izledi.

Rusya ile enerji ve savunma alanında ilişkiler geliştirdi.

Azerbaycan'la stratejik bağlarını güçlendirdi.

Pakistan ve Körfez ülkeleriyle savunma ilişkilerini artırdı.

2026'da Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan savunma anlaşması da Ankara'nın bölgesel güvenlik mimarisinde daha etkin bir rol aradığını gösteren yeni bir gelişmedir.

Bu nedenle bugün sorulması gereken soru:

"Türkiye BOP'a karşı mı?"

sorusundan daha büyüktür.

Asıl soru şudur:

            Türkiye kendi bölgesel projesini ortaya koyabilecek kadar güçlü ve bağımsız mı?"

Eğer Türkiye güçlü bir ekonomiye sahip olur...

Savunma sanayiini geliştirir...

Enerjide dışa bağımlılığını azaltır...

Toplumsal bütünlüğünü korur...

Terör sorununu kalıcı biçimde çözer...

Türk dünyasıyla ilişkilerini güçlendirir...

Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz ve Ortadoğu'da etkinliğini artırır...

ABD, Rusya, Çin ve Avrupa arasında denge kurabilecek diplomatik kapasiteye sahip olur...

işte o zaman Türkiye başkalarının projesinin nesnesi olmaktan çıkar.

Kendi projesinin sahibi olur.

Türkiye'nin gerçek bağımsızlık mücadelesi de burada başlamaktadır.

Çünkü mesele yalnızca BOP değildir.

Mesele yalnızca ABD değildir.

Mesele yalnızca Ortadoğu değildir.

Mesele, 21. yüzyılda Türkiye'nin kendi kaderini kendi elleriyle belirleyip belirleyemeyeceğidir.

Ve bunun cevabı dışarıda değil, Ankara'dadır.

Türkiye başkalarının haritasında kendisine yer arayan bir ülke olmamalıdır.

Kendi haritasını çizen ülke olmalıdır.

                Türkiye bugün Savunma Sanayiinde büyük gelişmeler yaşayarak Dünyada Silah satan ilk 10 ülke arasına girmiştir. Ve Silah sanayiini her alanda sürekli geliştirmeye ve yeni farklı özelliklere sahip silahların geliştirilmesini ve üretilmesini gerçekleştirmektedir.

                Türkiye Enerjide dışarıya bağımlılığı minimize etmek ve kurtulmak için sürekli yeni etkin kullanılabilir enerji kaynaklarını tespit etme geliştirme ve hayata geçirme çalışmalarını gerçekleştirmektedir.

            Türkiye Yıllardır hem ekonomik hem sosyal ve hem de toplumsal noktalarda başını ağrıtan terör belasından kurtulmak için gerekli adımları atarak TERÖRSÜZ TÜRKİYE projesini devreye koymuş olup bu proje hedefe ulaştığında her açıdan daha güçlü bir hale gelecektir.

            İç Barış denilen toplumsal bütünlüğü korumak adına TÜRKİ’YE gerekenleri yapmakta olup başta ABD, ALMANYA, İSRAİL ve tüm yabancı unsurlarla işbirliği içerisinde olanlarla mücadele etmektedir.  Tabiri caizse içeriyi güven altına almaya çalışmaktadır.

            1000 Yıldır bu topraklarda beraber yaşayıp ve son Anadolu topraklarını 7 düvele karşı tüm ihanetlere karşı koruyup Devletin yeniden yaşamasını sağlayan Türkler, Kürtler, Çerkezler ve diğer  toplumu oluşturan insanlarımızla birlik ve beraberlik içerisinde ayrım yapmadan yoluna devam etmektedir.

            Ne ABD, NE RUSYA, NE ÇİN nede başka bir güç TÜRKİYE’NİN gelişmesini büyümesini hem kendi bölgesinde hem de Dünyada büyük bir güç olmasını engelleyemeyeceklerdir.

            Sevgi ve Saygılarımla..

            Günümüzün hayrı ve bereketi üzerinize olsun..

            ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN .

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.