Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gıda fiyatlarının bundan sonra haftalık bazda takip edileceğini açıkladı. Yılmaz, arz-talep gelişmelerinin ön uyarı sistemiyle izleneceğini belirtti. Eskişehir için 10 milyar dolarlık ihracat hedefi açıklayan Yılmaz, planlanan mega endüstriyel bölgenin demiryolu bağlantıları, çalışan lojmanları ve sanayi kolejleriyle entegre bir üretim alanı olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı’nda iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Enflasyonla mücadelede para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü tedbirlerin de güçlendirileceğini belirten Yılmaz, gıda, konut, enerji ve lojistiği kritik alanlar olarak sıraladı. Gıda Komitesi’nde yeni bir çalışma sistemi oluşturulduğunu açıklayan Yılmaz, gıda fiyatları ile arz-talep gelişmelerinin haftalık olarak takip edileceğini bildirdi. Yılmaz ayrıca Türkiye ekonomisi, rezervler, ihracat, deprem bölgesindeki çalışmalar ve sanayicilere yönelik finansman imkanları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir’in sanayi ve lojistik altyapısına ilişkin projeleri de anlatan Yılmaz, kentin 10 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmasının amaçlandığını söyledi.
GIDA FİYATLARINDA HAFTALIK TAKİP DÖNEMİ
Gıda arzının artırılmasının enflasyonla mücadele ve sosyal politikalar açısından önemli olduğunu belirten Yılmaz, üretimi artıracak yatırımların hızlandırılması gerektiğini söyledi. Sulama yatırımlarına dikkat çeken Yılmaz, tarımsal üretimde suyun verimli kullanılmasının önemini vurguladı.
Türkiye’de kullanılan suyun yüzde 70’ten fazlasının tarımda tüketildiğini belirten Yılmaz, geçmişten kalan açık sulama sistemlerinin zaman içerisinde kapalı sistemlere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Gıda Komitesi’nin kısa süre önce toplandığını aktaran Yılmaz, “Artık haftalık bazda fiyat gelişmelerini takip edip bununla ilgili gerekli birtakım tedbirleri ön uyarı sistemiyle, arz-talep gelişmelerini öngörerek alacağımız bir pratikte gıdayla ilgili önemli çalışmalar yapacağız” dedi.
“ENFLASYON TEMEL MESELEMİZ”
Enflasyonun ekonomi yönetiminin öncelikli gündem maddesi olmaya devam ettiğini belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75’in üzerinde başlayan enflasyonun düşüş sürecinin devam ettiğini ancak henüz istenilen seviyeye ulaşılmadığını söyledi.
Temel mallarda yıllık enflasyonun yüzde 20’nin altına gerilediğini belirten Yılmaz, hizmet enflasyonunda da düşüş başladığını ifade etti. Kira, eğitim ve ulaşım gibi kalemlerde fiyat hareketlerinin daha yapışkan olduğunu belirten Yılmaz, Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28 olduğunu hatırlattı.
Orta Vadeli Program çalışmalarına da değinen Yılmaz, dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeler doğrultusunda makroekonomik göstergelerin yeniden gözden geçirileceğini ve kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.
KONUT, ENERJİ VE LOJİSTİK İÇİN ARZ TEDBİRLERİ
Gıdanın yanı sıra konut arzının da enflasyonla mücadelede kritik olduğunu belirten Yılmaz, merkezi yönetim tarafından ilan edilen 500 bin sosyal konut projesinin yerel yönetimler ve özel sektörün katkısıyla hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de ortalama hane halkı büyüklüğünün üç kişiye kadar gerilediğini belirten Yılmaz, yeni sosyal konutların iki oda bir salon, enerji verimli ve depreme dayanıklı şekilde planlanacağını söyledi.
Enerjide yerli üretimin artırılmasının ve enerji bağımsızlığının güçlendirilmesinin cari açık açısından önem taşıdığını kaydeden Yılmaz, lojistik yatırımlarında demiryollarına ve üretim merkezlerini limanlara bağlayacak iltisak hatlarına daha fazla ağırlık verileceğini belirtti.
REZERV 178,4 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Kur Korumalı Mevduat uygulamasının tamamen sona erdirildiğini söyledi. Merkez Bankası rezervlerinde önemli bir artış yaşandığını belirten Yılmaz, “Her ne kadar son dönemde savaşın etkisiyle bir miktar gerilemiş olsa da 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolarlık rezervimiz söz konusu” dedi.
Türkiye’nin ülke risk priminin birkaç yıl önce 700 baz puana kadar yükseldiğini hatırlatan Yılmaz, bugün yaklaşık 220 baz puan seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Risk primindeki düşüşün kamu ve özel sektörün döviz cinsinden borçlanma maliyetlerini aşağı çektiğini söyledi.
DEPREMİN MALİYETİ 105 MİLYAR DOLARA ULAŞACAK
Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının büyük bölümünün bu yıl tamamlanacağını belirten Yılmaz, 450 binden fazla konutun yanı sıra yollar, organize sanayi bölgeleri, hastaneler ve okulların yeniden inşa edildiğini söyledi.
Yılmaz, deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin toplam maliyetinin yıl sonunda yaklaşık 105 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade eden Yılmaz, geçen yıl bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9, cari açığın ise yüzde 1,9 olduğunu kaydetti.
TOPLAM İHRACAT 401 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Türkiye ekonomisinin geçen yıl tarımdaki daralmaya rağmen yüzde 3,6 büyüdüğünü belirten Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif olarak yüzde 19 büyüdüğünü, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 35 büyüme kaydettiğini söyledi.
Jeopolitik gerilimlere, ticarette artan korumacılığa ve zayıf dış talebe rağmen ihracatta tarihi seviyelere ulaşıldığını belirten Yılmaz, Temmuz 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara yükseldiğini ifade etti. Yılmaz, “Hizmet ihracatımızı da eklediğimizde toplam ihracatımız ilk defa 401 milyar dolara ulaşmış durumda” dedi.
Haziran ayında işsizlik oranının yüzde 7,6’ya gerilediğini belirten Yılmaz, kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımını artırmaya yönelik politikaların sürdürüleceğini söyledi. Kadın istihdamında çocuk bakım hizmetlerinin önemine dikkat çeken Yılmaz, mesleki eğitimin de güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
SANAYİCİ VE KOBİLERE YENİ FİNANSMAN PAKETLERİ
Finansmana erişimin özel sektör açısından önemli konulardan biri olduğunu belirten Yılmaz, fiyat istikrarının sağlanması ve ülke risk priminin düşmesiyle genel finansman maliyetlerinin de gerileyeceğini söyledi. Kritik sektörlerin seçici politikalarla desteklendiğini belirten Yılmaz, çiftçilere ve esnafa sübvansiyonlu krediler, ihracatçılara ise reeskont kredileri sağlandığını hatırlattı.
Sanayici ve KOBİ’lere yönelik yeni finansman paketleri üzerinde çalışıldığını açıklayan Yılmaz, “Sanayi bizim değişmez gündem maddelerimizden biri. Sanayimizi mutlaka güçlü tutmalıyız” ifadelerini kullandı.

ESKİŞEHİR İÇİN 10 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT HEDEFİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı kapsamında kuzeyden güneye yeni sanayi koridorları oluşturulacağını belirten Yılmaz, Marmara Bölgesi’ndeki sanayinin bir bölümünün Anadolu’ya kaydırılması perspektifiyle hareket edildiğini söyledi.
Mevcut organize sanayi bölgelerinin yaklaşık 11 katı büyüklüğünde yeni bir mega endüstriyel bölgenin hayata geçirilmesinin planlandığını belirten Yılmaz, bu alanların yalnızca fabrikalardan oluşmayacağını vurguladı.
Yılmaz, “Buraları sadece sanayi tesislerinin bulunduğu alanlar olarak düşünmüyoruz. Demiryolu bağlantılarıyla, çalışanların lojmanlarıyla, sanayi kolejleriyle bütünleşmiş yeni bir üretim anlayışı oluşturmak istiyoruz” dedi.
Projenin kısa vadeli bir çalışma olmadığını belirten Yılmaz, Eskişehir açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Bu, Eskişehir’in geleceğinde çok önemli. 10 milyar dolarlık ihracat hedefine de inşallah bu mega endüstriyel bölge bizi ulaştıracaktır” ifadelerini kullandı.
OSB İLE HASANBEY ARASINDA 14 KİLOMETRELİK DEMİRYOLU
Eskişehir’in lojistik altyapısına ilişkin projelere de değinen Yılmaz, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi ile Hasanbey Lojistik Merkezi arasındaki yaklaşık 14 kilometrelik yeni demiryolu bağlantısının yapım sürecinin başladığını açıkladı. Hasanbey Lojistik Merkezi’nin Gemlik Limanı’na demiryoluyla bağlanmasının da hedeflendiğini belirten Yılmaz, bu bağlantıyla Eskişehir sanayisinin limanlara erişiminin güçlendirilmesinin amaçlandığını söyledi.
Beylikova Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve Sivrihisar Organize Sanayi Bölgesi’nde önemli yatırım potansiyeli bulunduğunu belirten Yılmaz, Eskişehir Model Fabrika’nın da özellikle KOBİ’lerin verimliliğinin artırılması açısından önem taşıdığını ifade etti.
“SANAYİDE YAPMAMIZ GEREKEN DERİNLEŞME”
Eskişehir’in sanayide güçlü bir kapasiteye ulaştığını ancak bundan sonraki süreçte niteliksel dönüşüme odaklanması gerektiğini belirten Yılmaz, “Yapmamız gereken derinleşme. Daha teknoloji yoğun, katma değeri yüksek, yapay zekâyı ve dijital imkânları daha çok kullanan, çok daha verimli ve rekabetçi bir yapı oluşturmak” dedi.
Turizm alanında da Eskişehir’in potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini belirten Yılmaz, Frig Vadisi başta olmak üzere kültür, doğa ve jeotermal turizm imkanlarının çevre illerle birlikte bölgesel bir destinasyon yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini söyledi.
Kaynak: Haber Merkezi