Paylaş

DERS GİBİ GEREKÇE

Ekleme: 21.12.2021 09:03 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesi açılan manevi tazminat davasında ret kararı verdi. Manevi tazminat davasının gerekçesinde mahkeme, “düşünce özgürlüğünün bir boyutunun da basın özgürlüğü olduğuna”...

Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesi açılan manevi tazminat davasında ret kararı verdi.

Manevi tazminat davasının gerekçesinde mahkeme, “düşünce özgürlüğünün bir boyutunun da basın özgürlüğü olduğuna” vurgu yaparak “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AİHM içtihatlarının halkı bilgilendirmek için yalnızca basın özgürlüğünün varlığını değil, aynı zamanda halkın doğru olarak bilgilendirilme hakkını da güvence altına aldığına” dikkat çekti.

Gerekçeli kararda, basın özgürlüğünün, anayasada ve Basın Yasası’nda düzenlendiği belirtilerek özetle şöyle denildi:

“Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemlerden farklılıklar taşır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basının bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, yayında kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli ve haber verirken özle biçim arasındaki denge de korunmalıdır. Bu ilke ve kurallar gözetilmeden yapılan yayın, hukuka aykırılığı oluşturur ve böylece kişilik hakları saldırıya uğramış olur. Anılan ilke ve kurallara uyulması durumunda ise yayının anayasa, Basın Yasası ve basının genel işlevi karşısında hukuka uygun olduğu, kişilik değerlerine saldırı teşkil etmediği kabul edilmelidir.”

Bu ilkelerle birlikte basın özgürlüğünün ve kişilik haklarına saldırı kurumlarının yorumlanmasında yasal düzenleme ve Yargıtay içtihatları ile birlikte AİHM kararlarında yer alan değerlendirmelerin ve evrensel hukuk kurallarının gözetilmesinde hukuksal sorun olduğu kaydedilen gerekçeli kararda, şöyle devam edildi:

“Düşünce özgürlüğünün bir boyutu da basın özgürlüğüdür. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesi ve AİHM’nin içtihatlarına göre halkı bilgilendirmek için sadece basın özgürlüğünün varlığını değil aynı zamanda halkın doğru olarak bilgilendirilme hakkını da güvence altına aldığı görülmektedir. Basının kamuoyunu ilgilendiren konularda bilgi verme, aydınlatma görevinin olduğu, bu görevini yerine getirirken bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama haklarını kullanacağı; AİHS’nin 10. ve anayasanın 28. ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddesindeki düzenlemelerde güvende altına alma bu hakların kullanılmasının hukuka uygun olduğu düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu edilen haberin yayın yapan birçok gazete internet sitesinde yayımlandığı, haberin medyada dolaşan diğer haberlere benzer şekilde olduğu, haberin verilişinde güncellik olduğu, öz ile biçim arasında denge olduğu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.”

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.