Samsun'un özellikle İlkadım ilçesinde bulvar üstü dediğimiz bölgede çarpık yerleşim hat safhada.
Kentsel dönüşüm şarttı.
Yıllardan beri de konuşulan ve beklenen bir talepti.
Birçok bölge metruk binalarla dolu olduğu gibi, yerleşim olan konutlarda doğalgaz bile yok.
Yani Samsun'da yaşarken, yoklukları da hisseden ve tehlikeli yapılar içinde zoraki yaşamlarını sürdürüyordu binlere aile.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanı Halit Doğan’ın 31 Mart yerel seçimini kazanmadan önce verdiği vaatlerinin ilk sırasındaydı kentsel dönüşüm.
İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz'ın da seçim çalışmalarında üzerinde durduğu en önemli bir konuydu.
Elbette çok büyük bir projeler zinciri ve devlet desteği de gerekiyordu.
Şehircilik Bakanlığı da konuyu seçim sonrası gündemine aldı ve düğmeye basıldı.
İlkadım'daki kentsel dönüşüm projelerini resmi olarak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin iştirak şirketi SAMKENT yürütüyor.
Proje kapsamında mülk sahibi vatandaşlara yönelik konut teklifleri yapılması ve projenin anlatılması için Kadıköy Mahallesi’nde Kentsel Dönüşüm Ofisi kuruldu.
Proje açıklaması resmi olarak aynen şu şekilde;
Yürütücü Kurum; Samsun Büyükşehir Belediyesi & Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı.
Uygulayıcı firma; Büyükşehir Belediyesi iştiraki SAMKENT.
Proje alanı başlangıç etabı; İlkadım ilçesine bağlı Kadıköy, Zeytinlik, Anadolu ve Kökçüoğlu mahalleleri.
Planlanan konut İlk etapta; 1.500 konut.
Anadolu Mahallesi 1. etap kapsamında ise 378 konut ve 29 iş yeri inşasına da başlandı.
Ve bu uygulama yapılırken, başlangıç öncesi temel prensip; Gönüllülük esası
Kulağa hoş geliyor değil mi?
Yani vatandaş ikna edilecek, mağdur edilmeyecek, kimse yerinden edilmeden, vatandaşla uzlaşı içerisinde bir süreç planlandı.
Peki öyle mi yürüyor işler.
Evleri kullanılmaz halde olanlar, boş arazileri olanlar için belki ama evlerinde mutlu mesut oturanlar, kira geliri olanlar, aile binaları olanların durumları aynı mı?
Kimi konuta kavuşuyor, kimi konutundan oluyor.
Kentsel dönüşüme evet ama; mağdur olduktan sonra nasıl olacak?
Nerede gönüllülük esası.
O nedenle;
Sesler yükselmeye başladı.
Hemen her gün bir şikayet geliyor.
Anlaşanlar var ama mağdur ediliyoruz diyenler de var.
Kentsel dönüşüm bürolarına giderek, hüzünle ayrılanlar var, yapılan teklifi ailesine anlatınca, 'şaşkına dönenler de'.
Somut bir örnek vereceğim.
Kadıköy Mahallesi'nde 120 metrekare üzerine oturtulmuş dört katlı binaları ve ayrıca 120 metrekare de bahçesi olan deniz manzaralı apartmanı olan bir aileye, '3 adet 1+1' teklif edilmiş.
Yani katlarda oturan bir aile boşta kalacak, 4 odalı olan evleri de 1+1'e düşecek.
Olacak şey mi?
Ne yaptınız diye sordum;
Mağdur oluyorum dedim ve ofisten çıktım dedi.
Kardeşlerime anlattım, olmaz dediler dedi.
Tamam SBB tarafından iyi niyetli olarak bir çalışma başlatıldı ama vatandaşın üzerinden kentsel dönüşüm adı altında sosyal hizmet yapacağız derken, rantsal teklifler yapmak ne kadar doğru ve gerçekçi.
Sadece o ailenin yerine kaç kat imar verecekler bilmiyorum ama en az 32 tane 1+1 çıkar.
Sadece 3'ünü mülk sahiplerine vermek ne kadar hakkaniyetli.
4 ayrı aile var belki 4 adet deseler mantıklı ama; 3 denilince baştan 'girme bu işe der gibi' olmuş.
Yüzde 10'larla kentin merkezinde yer mi olur.
Hele ki öylesine güzel bir yerde.
Tüccar mantığıyla bu iş istenildiği gibi gitmez.
Elbette SBB Başkanı Halit Doğan konuyu bu kadar detaylarıyla bilemez ama bir hakkaniyet ölçüsü konulması, mağduriyetleri önler diye düşünüyorum.
Vatandaş evinden olurken, gönül rahatlığı ile anlaşmalı, terazinin ibresi hatta biraz vatandaştan yana olmalı.
Peki bu neden oluyor, neden vatandaşa olmayacak teklifler yapılıyor?
Bence öncelikle;
Bölgeyi ve bu kentin hassasiyetlerini çok iyi bilmeyen bir ekip, proje işinin başında olabilir.
Öyle mi bilmiyorum ama SAMKENT, müteahhit mantığıyla bu işleri yürütmeye devam ederse, o rantsal tekliflerin faturasının projeyi yürütenlere kesilmeyeceği kesin.
Adres belli; direkt SBB Başkanı Halit Doğan'a ve AK Parti'ye kesilir.
Tabi ki; İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz da bundan payını alır.
Bunu yıllardır siyaset yapan biri olarak en iyi de kendileri bilir.
Bir önceki dönem yaşanan mağduriyetler, kamulaştırmalar, vatandaş esnaf tepkilerinin sonuçları çabuk unutuluyor.
Bürokratların bakış açısıyla, hele ki işini iyi bildiği halde Samsun'u bilmeyen bir ekibin yapacağı işlerde çok dikkat edilmeli.
Vatandaşın direkt içinde olduğu bu tip projeler, o mantıkla yürütülmez; yürütülürse ve kırgınlıklar olursa da bedel çıkar.
Üzmeden, kırmadan, gönül rızasıyla bu kentsel dönüşüm yürütülmeli.
Akıllarda soru işareti kalmamalı.
Benim şahsi görüşüm Başkan Doğan bu uyarımı dikkate alacaktır ve çizmeleri giyip sahaya inecektir.
İyilik adı altında vatandaş mağdur edilmemeli ve bu işin içine beton rantı düşünülmeden çözüme kavuşmalı.
Bir de farklı sorunlar da konuşulmaya başladı.
Samsun'da, kentsel dönüşüm alanı ilan edilen mahallelerde, küçük metrekarelik mülklerin "kurasız ev" vaadiyle değerinin çok üzerinde satıldığı iddiaları var ki;
Bu konu ayrı bir mağduriyet ve sıkıntı oluşturacak gibi duruyor.
Kentsel dönüşüm yapılacak yerlerde konut almak isteyen vatandaşları yanıltıcı bilgilerle yönlendirip haksız kazanç sağlamak isteyenlerden söz ediyorum.
Bu konuda da dikkatli olmalı.
Çünkü uyanıklar çoktan bu bölgelere konumlanmış durumda.
O nedenle kentsel dönüşüm binalarında ya da bu furya içinde müteahhitlerin özel yaptığı yapılardan 1+1 gibi konutlar alırken çok dikkatli olunmalı.
Aynı şey dönüşüme dahil olanlar için de geçerli.
Oda sayısı ile orijinal proje bilgileri arasında fark olmaması için, alım yapmadan veya dönüşüm için anlaşmadan önce proje ve tapu bilgilerinin karşılaştırılması önem taşıyor.
Mesela, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Barış Bulvarı'nda kurulan Kentsel Dönüşüm Ofisi'ne gittiniz ve dönüşüm için anlaşma yapacaksınız!
Aynı şey, dönüşüm için özel müteahhitle anlaşılmış bir bina içinde geçerli.
İşte bu noktada, imzayı atmadan önce size yapılan her türlü teklifin ve vaadin yazılı ve resmî belgelerde yer almasını sağlayın.
Süreçle ilgili tereddüt ettiğiniz herhangi bir konuda bir bilene danışma imkânınız olur.
Sonuç olarak kentsel dönüşüm iyi ve sosyal hizmet işidir.
Samsun ve özellikle İlkadım İlçesi için çok ama çok gereklidir.
Ama hakkaniyetle.
Vatandaşı üzmeden.
Mağdur etmeden.
Başkan Halit Doğan bu konuda vatandaşla ara ara toplantı yaparsa, konuya çok daha hâkim olacaktır.
Bilinmeyenleri çok olan bir çalışma görünümü var.
Böylesine büyük bir proje sadece teknik ekip ve ofislerden yürütülecek bir çalışma değil.
Sıkıntı olur.
Şikayetler artar.
İyilik hareketi, mağduriyete dönüşür ki.
Bu kimseyi memnun etmez.
Bedeli olur.
Dönüşüm Derken Mağdur Etmeyin
Hazır
Giriş: 17.11.2025 10:00
Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Samsun'un özellikle İlkadım ilçesinde bulvar üstü dediğimiz bölgede çarpık yerleşim hat safhada.
Kentsel dönüşüm şarttı.
Yıllardan beri de konuşulan ve beklenen bir talepti.
Birçok bölge metruk bin...