UBS'in Küresel Servet Raporu 2026'ya göre küresel servet 2025'te üst üste üçüncü kez artarken, dünya genelinde milyoner sayısı da yükseldi. Dünya genelindeki finansal ekosistemin büyüme trendini sürdürdüğünü ortaya koyan bu kapsamlı araştırma, makroekonomik dinamiklerin hanehalkı refahı üzerindeki doğrudan etkilerini ve bölgesel zenginlik dağılımındaki yeni dengeleri gözler önüne seriyor.
Rapora göre 2025 yılında 1 milyon kişi daha milyonerler arasına katıldı; bu da her gün yaklaşık 2 bin 680 yeni milyonerin ortaya çıktığını gösteriyor. UBS'in Küresel Servet Raporu 2026'ya göre, dünya genelinde servet artışı 2025'te de devam etti. Böylece küresel servet üst üste üçüncü yılda büyüme kaydederken, kişi başına düşen ortalama servetteki artış küresel ekonomik faaliyetlerdeki büyüme hızını geride bıraktı. Raporda, hem finansal hem de finansal olmayan servette artış yaşandığı, ancak refahın bölgesel dağılımının dengeli olmadığı belirtilirken, UBS bu tabloyu açıklamak amacıyla servet yaratımını etkileyen temel dinamiklere de raporunda yer verdi.
SERVET YARATIMINDA DÖVİZ KURLARI ÖNE ÇIKTI
Uluslararası piyasalardaki değer değişimleri ve hanehalkı finansal yapısındaki dönüşümler, bireysel birikimlerin hacmini belirleyen en stratejik unsurlar olarak kayda geçti.
Servetin genellikle verimlilik artışıyla ya da yatırım risklerinin karşılığı olarak oluştuğuna dikkat çekilen raporda, yapısal dönüşüm dönemlerinde doğru zamanda doğru yerde olmanın da servet yaratımında etkili olabileceği belirtildi. UBS Başekonomisti Paul Donovan'a göre, yıllık bazda ekonomilerin göreli performansını belirleyen ana unsur döviz kurları oldu. Raporda, serveti etkileyen faktörlerin yavaş değiştiği ve servet eğilimlerinin uzun süre istikrarlı kalabildiği ifade edildi.
Donovan, servet dağılımını etkileyen diğer unsurlara ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Hanehalkı borç seviyelerinin normalleşmesi, servetin nasıl modellendiği üzerinde etkili oluyor ve bu durum bu yıl kendini gösterdi. Büyük Servet Transferi, servetin nasıl dağıldığını etkileyeme devam ediyor; kadınların servet sahipliğinin artması da aynı şekilde etkili. Enflasyon ve bir ölçüde yaşam standartlarındaki iyileşme, daha fazla insanı en düşük servet seviyelerinden yukarı taşıdı"
DOLARIN ZAYIFLAMASI SERVET ARTIŞINI DESTEKLEDİ
Küresel ticaretin ana para birimindeki gevşeme, farklı kıtalardaki varlıkların dolar cinsinden karşılığında asimetrik bir büyüme oranını beraberinde getirdi.
Rapora göre, 2025 yılında ABD dolarında görülen zayıflama, dolar bazında hesaplanan ortalama servet artışında doğrudan etkili oldu. Bu etkiyle ortalama servet artışı Güneydoğu Asya'da yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşirken, Çin'de yaklaşık yüzde 4,6, Kuzey Amerika'da yaklaşık yüzde 8,8, Batı Avrupa'da yaklaşık yüzde 17 ve Doğu Avrupa'da yüzde 28 olarak kaydedildi. UBS'in takip ettiği verilere göre, ABD doları cinsinden ölçülen küresel kişisel servetin yarısından fazlası ABD ve Çin'de bulunuyor. Küresel kişisel servetin yüzde 37,5'i ABD'de, yüzde 22'si Avrupa'da, yüzde 18,5'i ise Çin'de yer aldı. Amerika kıtasının küresel servetten aldığı pay ise genel olarak yüzde 40 seviyesinde sabit kaldı.
2025'TE 1 MİLYON YENİ MİLYONER ORTAYA ÇIKTI
Milyoner nüfusundaki genişlemenin küresel ölçekteki lokomotifi, geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine Kuzey Amerika kıtası oldu.
Raporda, ABD'de milyoner sayısının önceki yıllarda olduğu gibi 2025'te de artış gösterdiği belirtildi. UBS, dünya genelindeki milyoner nüfusunun yüzde 1,5 yükseldiğini tahmin etti. Bu artış, 2025 yılında küresel ölçekte 1 milyon yeni milyoner oluştuğu anlamına gelirken, günlük bazda bakıldığında ise dünyada her gün yaklaşık 2 bin 680 kişinin milyonerler arasına katıldığı hesaplandı. UBS raporunda, ABD'nin bu alanda öne çıktığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Mutlak rakamlar açısından ABD, 2025'te 440 binden fazla yeni milyoner yaratmasıyla öne çıkıyor. Bu, 2024'e göre yüzde 1,9'luk artışa ya da günde 1.200'den fazla yeni milyonere karşılık geliyor" Raporda ayrıca, UBS'in örneklemine dahil ettiği 56 piyasanın hiçbirinde 2025 yılının, yıl başına kıyasla daha az milyonerle tamamlanmadığına dikkat çekildi.
BÜYÜK SERVET TRANSFERİ SİYASİ GÜNDEMDE
Kuşaklar arası varlık aktarımı süreçleri, makro düzeydeki kamu borçlarının finansmanı noktasında hükümetlerin radarına girmeye başladı.
Küresel ölçekte kamu borcu oranlarının yakın geçmişe kıyasla yüksek seyrettiği, ancak rekor seviyelerin altında kaldığı belirtildi. Raporda, servetin kuşaklar arasında el değiştirmesine ilişkin sürecin siyasi gündeminde daha fazla yer bulduğuna işaret edilerek şu değerlendirme yapıldı: "Büyük Servet Transferi siyasi açıdan dikkat çekiyor ve hükümetlerin borç finansman maliyetlerini düşürmek için serveti harekete geçirmeye çalışması muhtemel"
SOSYAL MEDYA EŞİTSİZLİK ALGISINI ARTIRIYOR
Dijital platformların ve anlık paylaşım ağlarının yaygınlaşması, bireylerin sosyo-ekonomik durumları kıyaslama biçimlerini kökten manipüle ediyor.
UBS, sosyal medyanın servet farklılıklarını kamuoyu açısından çok daha görünür hale getirdiğini de vurguladı. Rapora göre bu durum, gerçek servet farkının azaldığı bölgelerde bile eşitsizlik algısının güçlenmesine yol açabiliyor. Bununla birlikte servetin toplum geneline daha geniş şekilde yayılması durumunda, hükümetlerin denetim baskısının ve toplumsal huzursuzluk riskinin daha sınırlı kalabileceği ifade edildi.
Haber Merkezi


