Samsun’un Terme ilçesinde bir çay bahçesinin sahibi, işletmesinin girişine koyduğu, FETÖ ve PKK’ya yönelik sert ifadelerin yer aldığı dev afişlerle terör örgütlerine karşı tepkisini ortaya koydu. İşletme sahibi Tuncay Küçük, "Unutmadık, unutmayacağız" mesajıyla teröre karşı duruşunu ortaya koydu.
İYİ Parti Terme İlçe Başkanı Şakir Şahin, esnafı ziyaret ederek terör konusunda gösterdiği duyarlılık nedeniyle kendisine teşekkür etti. Esnafın terör örgütleriyle müzakere edilmesine ve terör suçlarından hükümlü kişilere yönelik olası tavizlere tepki gösterdiğini aktardı.
TERÖRLE MÜCADELEDE SİYASİ MÜZAKERE OLMAZ
İYİ Parti’li Başkan Şahin, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen düzenlemeye İYİ Partili milletvekillerinin tamamının hayır oyu verdiğini hatırlattı.
Şahin, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, anayasal düzeni ile milletin birlik ve bütünlüğünün korunması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin terörden tamamen arındırılmasını istediklerini belirten Şakir Şahin, terör örgütleriyle siyasi müzakere yapılmasını doğru bulmadıklarını savundu.
Açıklamasında PKK, Hizbullah ve FETÖ dahil olmak üzere tüm terör örgütlerinin karşısında olduklarını söyleyen Şahin, "İdeolojisi, siyasi bağlantısı ve hedefi ne olursa olsun; terör terördür" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Terme İlçe Başkanı Şakir Şahin, çay bahçesinin girişine koyduğu, FETÖ ve PKK’ya yönelik sert ifadelerin yer aldığı dev afişler nedeniyle işletme sahibine teşekkür etti.
ŞEHİT VE GAZİLERİ HATIRLATTI
Türkiye’nin terörle mücadele sürecinde asker, polis, öğretmen, sağlık çalışanı, korucu ve sivillerin hayatını kaybettiğini hatırlatan Başkan Şahin, şehit ailelerinin ve gazilerin yaşadığı acıların siyasi tartışmalarda göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Şahin, "Biz affetmeye, unutturmaya veya üstünü örtmeye değil; adaletin tecelli etmesine inanıyoruz" dedi. Şakir Şahin, "Şehitlerimizin emaneti, gazilerimizin onuru ve Türk milletinin geleceği bizim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz başımızın tacıdır" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Nazım Akpınar