Samsun’da Eğitim-İş Şube Başkanı Onur Gündüz, 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarının eğitimde yaşanan eşitsizlikleri bir kez daha ortaya çıkardığını söyledi.
Asıl sorunun milyonlarca çocuğun geleceğinin birkaç saatlik tek bir sınava bağlanması olduğunu kaydeden Onur Gündüz, öğrencilerin ortaokul yıllarından itibaren yoğun sınav baskısıyla karşı karşıya kaldığını savundu.
Gündüz, çocukların oyun, sanat ve sporla ilgilenmesi gereken yaşlarda test kitapları ve deneme sınavları arasında büyüdüğünü belirtti.
SINAV SONUÇLARI EKONOMİK KOŞULLARI DA YANSITIYOR
Sınav sonuçlarının yalnızca öğrencilerin bilgi birikimini göstermediğini dile getiren Eğitim-İş Başkanı Gündüz, ailelerin ekonomik durumunun, yaşanılan mahallenin imkânlarının, okulun fiziki koşullarının, öğretmen sayısının ve nitelikli eğitime erişimin de sonuçlara yansıdığını ifade etti.

Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı Onur Gündüz
Ekonomik imkânı bulunan ailelerin çocuklarının özel ders, kurs ve özel okul olanaklarından yararlanabildiğini belirten Onur Gündüz, milyonlarca öğrencinin ise yalnızca devlet okullarındaki sınırlı imkânlarla aynı yarışa katılmak zorunda kaldığını söyledi.
Onur Gündüz, yıllardır uygulanan eğitim politikalarının kamusal eğitimi güçlendirmek yerine özel okul ve özel kurs sektörünün büyümesine yol açtığını savundu.
MESEM’E DİKKAT ÇEKTİ
Öğrencilerin bir yandan LGS ve YKS baskısı altında kaldığını belirten Onur Gündüz, diğer yandan Mesleki Eğitim Merkezi uygulamalarıyla bazı çocukların erken yaşta çalışma hayatına yönlendirildiğini ifade etti. Başkan Gündüz, mevcut sistemin öğrencileri sınavlara ya da iş gücü piyasasına hazırlayan dar bir yapıya dönüştüğünü savundu.
MERKEZİ SINAVLAR KALDIRILMALI
Eğitim-İş’in taleplerini sıralayan Onur Gündüz, başta LGS olmak üzere merkezi sınavlara dayalı seçme ve eleme sisteminin kaldırılması gerektiğini ifade etti. Kamusal eğitime ayrılan kaynakların artırılması çağrısında bulunan Onur Gündüz, okullar arasındaki fiziki, akademik ve sosyal imkân farklılıklarının giderilmesi, öğrencilerin ailelerinin ekonomik durumu veya yaşadıkları bölge nedeniyle dezavantaj yaşamalarının önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti. Onur Gündüz, çocukları erken yaşta çalışma hayatına yönlendiren uygulamaların terk edilmesi gerektiğini savundu.
Kaynak: İsmail Akduman