Paylaş

Eğitimde Yeni Dönem (4'ncü Bölüm)

Okul sadece dershane değildir. Türkiye'nin eğitim anlayışında belki de en fazla güçlendirilmesi gereken alanlardan biri okul kültürüdür. Okul yalnızca sınava hazırlanan çocukların bulunduğu bina olmamalıdır. Okul; Kültür merkezi, spor alanı, sanat ortamı, Bilim laboratuvarı, sosyal yaşam alanı olmalıdır. Çocuk şiir okuyabilmeli. Tiyatro yapabilmeli. Müzik öğrenebilmeli. Spor yapabilmeli. Kitap okuyabilmeli. Bilimsel proje geliştirebilmeli. Toplum hizmetine katılabilmeli. Böyle yetişen çocuk yaln...

Okul sadece dershane değildir.

Türkiye'nin eğitim anlayışında belki de en fazla güçlendirilmesi gereken alanlardan biri okul kültürüdür. Okul yalnızca sınava hazırlanan çocukların bulunduğu bina olmamalıdır.

Okul; Kültür merkezi, spor alanı, sanat ortamı,

Bilim laboratuvarı, sosyal yaşam alanı olmalıdır.

Çocuk şiir okuyabilmeli. Tiyatro yapabilmeli. Müzik öğrenebilmeli.

Spor yapabilmeli. Kitap okuyabilmeli. Bilimsel proje geliştirebilmeli. Toplum hizmetine katılabilmeli.

Böyle yetişen çocuk yalnızca sınavda değil, hayatın içerisinde de kendisini gösterebilir.

VELİLER DE EĞİTİMİN BİR PARÇASIDIR

Eğitimi sadece Bakanlıktan ve öğretmenden beklemek de doğru değildir.

Aile de eğitim sisteminin önemli aktörlerinden biridir.

Çocuğun başarısı konusunda öğretmenle kavga eden değil, öğretmenle iş birliği yapan veli anlayışına ihtiyacımız var. Öğretmeni çocuğun karşısında değil, yanında gören bir aile anlayışı gerekir.

Fakat bunun tersi de geçerlidir.

Öğretmen de veliyi sadece problem çıkaran kişi olarak görmemelidir.

Çocuğun eğitimi konusunda öğretmen, aile ve devlet arasında sağlıklı bir iletişim kurulmalıdır.

            DEĞİŞİMİN EN BÜYÜK SINAVI: UYGULAMALAR

Buraya kadar yapılan düzenlemelerin önemli olduğunu söyleyebiliriz.

Fakat eğitimde her reformun gerçek sınavı kâğıt üzerinde değil, sınıfta verilir.

Bir yönetmelik yayımlamak kolaydır.

Bir müfredat hazırlamak mümkündür.

Bir genelge göndermek mümkündür.

Ancak bunların sınıfta gerçekten uygulanmasını sağlamak çok daha zordur.

Bu nedenle yeni sistemin başarısı;

Öğretmenin uygulama imkânına,

Okulun fiziki şartlarına,

Öğrencinin hazır bulunurluğuna,

Velinin desteğine,

Yöneticilerin kapasitesine

Ve eğitim bölgeleri arasındaki farklılıkların azaltılmasına bağlı olacaktır.

            SÜREKLİ DEĞİŞEN SİSTEM SORUNU

            Türkiye'de eğitim alanında yıllardır tartışılan bir başka konu da sık değişiklik yapılmasıdır. Her hükümet döneminde, hatta zaman zaman aynı yönetim döneminde bile eğitim sisteminde farklı düzenlemeler yapılabiliyor.

Bu durum öğretmen, öğrenci ve velide zaman zaman belirsizlik oluşturabiliyor.

Eğitim uzun vadeli bir iştir.

Bugün birinci sınıfa başlayan çocuk, on iki yıl sonra lise eğitimini tamamlayacaktır.

Dolayısıyla eğitim politikası günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulmalıdır.

İktidar değişebilir. Bakan değişebilir. Bürokrat değişebilir.

Ama eğitim politikasının ana omurgası mümkün olduğunca istikrarlı olmalıdır.

Türkiye'nin ihtiyacı olan şey her birkaç yılda bir tamamen yeni bir sistem değil;

Uzun vadeli, ölçülebilir, bilimsel verilerle izlenen ve gerektiğinde revize edilen istikrarlı bir eğitim politikasıdır.

            ÖĞRETMENİ DE ÖĞRENCİYİ DE YORMAYAN BİR SİSTEM

Bugün eğitim sistemimizin önemli meselelerinden biri de öğrencinin ve öğretmenin üzerindeki yükün dengelenmesidir.

Öğrencinin çantası ağır olmamalı.

Ders yükü gereksiz yere artırılmamalı.

Ödev, öğrenmeyi desteklemeli; çocuğu bunaltmamalı.

Öğretmenin evrak yükü azaltılmalı.

Gereksiz bürokrasi azaltılmalı.

Öğretmen mümkün olduğunca sınıfa, öğrenciye ve eğitime zaman ayırabilmelidir.

Çünkü eğitim sisteminin temel amacı bürokrasi üretmek değil, insan yetiştirmektir.

            Sevgi ve Saygılarımla..

            Günümüzün hayrı ve bereketi Üzerinize olsun..

            ALLAH(C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.