İğneden ipliğe hemen her gün zam yağmuru sürüyor.
Marketten aldığımız ürünü bir gün sonra zamlı alıyoruz ve artık şaşırmıyoruz da.
Alıştık, alıştırdılar.
Sabah bir ürünün fiyatını sorduğunda etiketi farklı, akşam farklı. Çünkü anlık zamlar geliyor.
Elektrik, su, doğalgaz, akaryakıt sürekli zamlanıyor. Fiyata bakmayı bıraktı artık herkes.
Kaç lira olmuşsa fark etmiyor vatandaş için.
Çünkü yetişmek imkansız.
'Zamdan önce alayım ucuz almış olurum dönemini de kapattı' dar gelirli.
Zam öylesine hayatımızda ki bir ürüne zam geldiği zaman, en son şu zaman zamlanmıştı diye ezberimizde.
Vatandaş market kurdu oldu adeta.
Hangi ürün hangisinde daha ucuz, gramajı az mı çok mu biliyor; farklı marketleri gezerek ihtiyaçlarını alıyor.
Ev ve işyeri kiraları uçtu.
Mülk sahibi, daha pahalıya kiralamak için, kiracısının gözünün içine 'çık dercesine' bakar hale geldi.
Vergiler ardı ardına geliyor. Gecikme faizleri katlandı.
Esnaf borcunu ödeyemiyor, işçisinin sigortasını pas geçiyor borçlanıyor.
Çekler, senetler patlıyor.
Domino etkisi gibi, bir esnaf tökezlerse, diğerlerini de yanına çekiyor.
Ve üstelik tüm bu yaşananlar Samsun gibi işsizliğin başkenti konumunda bir ilde olduğunda ise etkisi daha da ağır oluyor.
Samsun'da 'boşta gezer' sayısı o kadar fazla ki, kahvehaneler tıklım tıklım.
Çay ocakları işsizlerin buluşma yeri adeta.
Mutlu mesut yaşayan nufusun yüzde 20'lik kısmını kafelerde, lokantalarda, eğlence mekanlarında görenler, 'Hani para yoktu, kafeler tıklım tıklım' diye eleştiriyor.
Ama aslında bahsettiğim o yüzde 20'lik kesim onlar.
Hep aynı kişiler.
Bugün orada yarın başka yerde.
Oralarda görmedikleriniz ise, dar gelirli, tek maaşla çalışıp geçinme mücadelesi veren, yoksul ve bugün sofraya ne koyacağız diye düşünenler.
Ve dar gelirlinin sofrasında en çok tüketilen gıda maddesi olan ekmek de bugünden itibaren. fiyatı sabit 10 lira olarak kalıyor ama 50 gram eksiliyor.
Bir başka deyişle 250 gram ekmekten 50 gram eksiliyor ama fiyatı 10 lira olarak sabit kalıyor.
Aslına bakarsanız yüzde 20'lik bir zam söz konusu.
Yani gizli zam.
Zaten son yıllarda adet oldu bu sistem.
Önce zam sonra gramaj eksiltme, fiyat sabit ve sonrası da tekrar zam, ondan sonra yine gramaj eksiltme.
Zam sistemi kesintisiz işliyor.
Denetim yok mu diye soranlara da yanıt hazır aslında.
Denetlense ne olacak ki;
Bir denetlemenin sonucu belli olana kadar birçok ürüne yine zam üstüne zam gelyor, o zam hem eski hem de devede kulak gibi kalıyor.
Şimdi de ufak ufak ekmeğimiz küçülüyor.
Samsun ölçeğinde bir şehirde, yatırım, iş olanaklarının çok az olduğu kentte, zamlar direkt olarak işsizi, dar gelirliyi vurmaz mı?
Vuruyor işte.
Her şeye zam geliyor ekmeğe niye gelmesin diye fırıncılar da isyan ediyor.
Onlar da haklı.
Çünkü artık bu zamlardan, kira ve işçi maliyetlerinden sonra onlar da dar gelirliler sınıfına dahil oldu.
Tanıdığım birçok fırıncı var gerçekten çok zorda.
Dayanamayız diyorlar.
Başka ne iş yapacağız ki diyerek işlerine devam ediyorlar.
Kuru pasta, yaş pasta ve tatlı yaparak ayakta kalmaya gayret gösteriyorlar.
Samsun'a eğer yeni yatırımlar gelmezse, işsizler iş sahibi olamazsa, gerçekten kenti çok zor günler bekliyor.
Asayiş olayları, uyuşturucu, vatandaş arasındaki tahammülsüzlük gibi olayların hemen hepsinin altında ekonomik sebepler var.
İşi olan, geliri olan, ailesini alıp gezmeye gidebilen kişiler suçtan uzak duruyor.
Boşta kalanlar, işsizlikten ne yapacağını bilemeyenler, kötü alışkanlıklara daha kolay yönlendirilebiliyor.
Hele son birkaç yıldır yaşanan ekonomik kriz, gerçekten insanları umutsuzluğa itti.
Geçtiğimiz gün, Yeni OSB'nin tamamlanması için bir tarih verilmesinde ısrar etmem ve bu konuyu gündeme taşımam üzerine;
Bazı iş insanı ve vatandaş aradı veya X'de DM'den yazdı.
Özellikle iktidar vekillerinin Samsun'a yeni yatırımlar kazandırmaları gerektiğini söylediler ve bazı vekilleri sorunlara kayıtsız kaldıkları için eleştirdiler.
İsimlere girmeyelim, Samsunlular her şeyin farkında.
Haklılar mı, haklılar.
Samsun için nasıl bir mücadele verdiğini hiç görmediğim, duymadığım, anlamadığım vekiller yok mu?
Elbette var.
Yazımın sonunda isimlerini yazarken bir ikisinin adını hatırlamakta bir an için zorlandım.
Ama artık Samsun kendine yetemiyor, ekonomisi gelişmediğinden artan nüfusuna yeni iş imkanları sunamıyor.
Esnafın işleri iyi değil. Emekli zorda, işsiz iş bulamıyor, dar gelirli zamlara yetişemiyor.
O nedenle Samsun'un siyasileri;
İktidar partisi milletvekilleri,
Muhalefet partilerinin milletvekilleri,
Belediye Başkanları,
Ticaret ve Sanayi Odası yetkilileri,
Ticaret Borsası yetkilileri,
İş insanı dernekleri yöneticileri,
Üst düzey bürokrasi;
Bu kente yeni yatırımlar getirmek için elinizi taşın alına sokma zamanıdır.
Yeni kaynaklar oluşturmak gerektiği açıktır.
Hep birlikte Samsun için düşünüp, üretme zamanıdır.
Hayat şartları her geçen gün daha zorlaşırken, mevcuttan bir adım ileriye gidemeyen Samsun sanayisi bu kentin insanına şimdi yetmediği gibi, yarın da yeterli gelme imkanı görülmüyor..
Zamların dur durak bilmediği bu süreçte, kenti üreten konuma getirip, bu kısır döngüden artık çıkmamız gerekiyor.
Yeni para girişleri, daha çok ailenin fertlerinin çalışan ve maaş alan konumuna gelmesi şu an her zamankinden daha önemlidir.
4 kişilik bir ailenin beş ekmeğinden biri de 'gizli zam ile' sofradan eksiltilirken, yeni iş imkanları olmazsa 'nasıl geçinecek bu insanlar' diye de empati yapmak da gerekiyor.
Günlerdir Samsun ekonomisi ve OSB'lerin harekete geçirilmesini gündemde tutmamdaki ısrarım, tam da bu nedenledir.
Çünkü dün 250 gram ekmeği 10 liradan aldığımız son gündü.
Bugünden itibaren 10 liraya 250 gram değil, 200 gram ekmek alabileceğiz.
Yapın hesabını.
Sadce tek kalem ekmek dar gelirli aileyi nasıl etkiler,
İşsiz ve ekmek bulmakta zorlanan aileleri ne hale getirir.
Bu arada Halk ekmek uygulamasının da Samsun'un tüm ilçelerinde yaygınlaştırılması mümkün müdür? Gözden geçirilebilir.
Vatandaş zorda..
[ilgili-haber=1762714]