Epstein Dosyalarında Şok Detay: Sahte Cesetle Basını Atlatmışlar

Epstein Dosyalarında Şok Detay: Sahte Cesetle Basını Atlatmışlar

Hazır

Giriş: 11.02.2026 16:01 Güncelleme: 31.05.2026 03:12
Jeffrey Epstein'ın ölümüyle ilgili sızdırılan yeni belgeler, infaz koruma memurlarının sahte ceset kullanarak basını yanılttığını ortaya koydu. Dosyanın tüm detayları haberimizde.

2019 yılında New York'taki hücresinde ölü bulunan ve resmi kayıtlara intihar olarak geçen Jeffrey Epstein davasında, dünya gündemini sarsacak yeni bilgiler gün yüzüne çıktı. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı'na ait sızdırılan 3 milyon sayfalık gizli dosyalar, infaz koruma memurlarının o gün basını yanıltmak amacıyla gizli bir operasyon yürüttüğünü kanıtladı. Ortaya çıkan belgeler, Epstein’ın cansız bedeninin tesisten çıkarılması sırasında profesyonel bir aldatmaca uygulandığını gösteriyor.

BASINI ATLATMAK İÇİN SAHTE CESET KULLANILDI

Sızdırılan dosyalara göre, Epstein'ın ölüm haberi sonrası cezaevi önünde bekleyen medya ordusunu bölgeden uzaklaştırmak için "sahte ceset" planı devreye sokuldu. Bir cezaevi amirinin FBI ajanlarına verdiği ifadeye göre, gardiyanlar karton kutular ve çarşafları bir araya getirerek insana benzeyen bir figür oluşturdu. Bu sahte beden, üzerinde Adli Tıp Kurumu (OCME) logosu bulunan beyaz bir minibüse yerleştirildi. Dışarıdaki muhabir ve kameramanlar bu aracı takip ederek cezaevi önünden ayrıldı.

GERÇEK BEDEN SİYAHLAR İÇİNDE KAÇIRILDI

Hazırlanan aldatmaca planı başarıyla sonuçlanınca, Epstein’ın gerçek bedeni hiçbir dikkat çekmeyen siyah bir araca bindirildi. Medyanın sahte cesedi taşıyan beyaz minibüsün peşine düşmesi sayesinde, davanın en kritik isminin cansız bedeni sessiz sedasız ve hiçbir görüntü alınmadan tesisten transfer edildi. Belgeler, bu operasyonun üst düzey bir yetkilinin talimatıyla "transferi özel tutmak" amacıyla yapıldığını ortaya koydu.

GÜVENLİK KAMERALARI VE GARDİYAN İHMALİ

Resmi savcılık raporları, olayın yaşandığı gün hücre kontrollerinin yapılmadığını, güvenlik kameralarının bozulduğunu ve görevli gardiyanların uyuyarak görevlerini yerine getirmediğini daha önce açıklamıştı. Bu eksikliklere eklenen sahte ceset operasyonu, kamuoyunda yıllardır süregelen "Epstein intihar etmedi" şüphelerini yeniden en üst seviyeye taşıdı. Operasyonun ortaya çıkması, cezaevi yönetiminin şeffaflığı konusundaki tartışmaları da alevlendirdi.

HÜCREDE BULUNAN NOTUN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

Dosyalarda yer alan bir diğer kritik detay ise Epstein’ın hücresinde bulunan el yazısı not oldu. Soruşturma ekiplerinin incelediği notun bir "intihar mektubu" olmadığı kesinleşti. Notun içeriğinde Epstein’ın cezaevi koşullarına yönelik ağır şikayetlerini sıraladığı görüldü. Özellikle yemeklerin kalitesizliği, duş imkanlarının yetersizliği ve hücredeki böcek istilası gibi konulardan duyduğu rahatsızlığı kaleme aldığı belirlendi.

ADLİ TIP UZMANLARINDAN ŞİKAYET DİLEKÇESİ YORUMU

Adli tıp uzmanları, bulunan notun bir veda yazısından ziyade bir "şikayet dilekçesi" niteliği taşıdığını vurguladı. Uzmanlar, notun içeriğinin bir kişinin hayatına son vermeden önceki ruh halini yansıtmadığını, dolayısıyla intihar iddiasını destekleyecek kesin bir kanıt sunmadığını ifade etti. Bu durum, Epstein’ın ölümü üzerindeki gizem perdesinin aralanmak yerine daha da derinleşmesine neden oldu.

 

mynet.com

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap