Fındık, Karadeniz'in altını, üreticinin ise umudu. Her hasat dönemi, fındıkla ilgili fiyat tartışmalarını da beraberinde getirir. Ancak bu yılki tablo biraz farklı.
Fındık piyasası, sanki büyük bir fırtına öncesi sessizliğini yaşıyor. Elbette fiyatlar telaffuz ediliyor, hatta TMO ve Fiskobirlik gibi önemli aktörler tarafından resmi olarak duyuruluyor.
TMO 195-200 TL, Fiskobirlik ise 210-220 TL bandında bir fiyat belirledi. Bu rakamlar kulağa hoş gelse de piyasanın nabzı bambaşka bir hikâye anlatıyor.
Bu sessizliğin ana nedeni, üreticinin fiyat beklentisi. Sahaya inen fındık, beklenen satış rakamlarına ulaşmadığı için depolarda tutuluyor.
Üreticiler, özellikle iri kabuklu ve kaliteli fındıklarını emanete bırakarak, fiyatın daha da yükseleceği günleri bekliyor. Onlar için mevcut fiyatlar, fındığın gerçek değerini yansıtmıyor.
Resmi rakamlar ne derse desin, sahadaki gerçeklik üreticiyi daha ihtiyatlı olmaya itiyor. Zirai don, kuraklık ve son yılların kâbusu kahverengi kokarca zararlısı, fındık verimini ciddi şekilde düşürdü.
Rekoltenin 300 bin ton civarında olacağı beklentisi, fındığın değerini artırıyor. Arzın sınırlı olacağı inancı, üreticinin elini güçlendiriyor.
Piyasa Dinamikleri Değişiyor
Bu durum, fındık piyasasının alışılagelmiş dinamiklerini de altüst ediyor. Normalde hasat sonrası piyasaya yoğun bir fındık akışı olurdu. Ama şimdi, pazara düşen miktar oldukça sınırlı.
Bu sınırlı arz, fiyatların kontrolsüz bir şekilde düşmesini engelliyor ve piyasayı daha dengeli hale getiriyor. Aynı zamanda, serbest piyasanın fiyat belirleme stratejileri de bu durumdan etkileniyor. Tüccar, elindeki ürünü satmayan üretici karşısında, fiyatı aşağı çekme konusunda zorlanıyor.

Üreticinin ortak hayali, fındık fiyatının 300 TL bandına ulaşması. Bu beklenti, arz-talep dengesini yeniden şekillendiriyor ve tüccar ile üretici arasındaki pazarlık gücünü değiştiriyor.
Emanette bekleyen fındık miktarı arttıkça, kısa vadede fiyat hareketleri sınırlı kalsa da bu durum birikmiş bir potansiyel yaratıyor. Eğer üreticinin rekolte tahminleri doğru çıkarsa, piyasada bir arz sıkıntısı yaşanabilir ve fiyatlar gerçekten de beklenen seviyelere yükselebilir.
TMO fiyatı baskılamak için piyasaya elindeki eski fındıkları düşük fiyatla sürmez ise.
Sonuç olarak, fındık piyasasında bir satranç oyunu oynanıyor. Üretici, elindeki en değerli koz olan fındığı, doğru zamanda oynamak için bekliyor.
Bu bekleyiş, sadece fiyatları değil, aynı zamanda fındığın geleceğini de şekillendiriyor. 300 TL hayalinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ise zaman gösterecek.