Fındıkta Büyük Hayal Kırıklığı: TMO Fiyatı Sadece Bir Maliyet Kalemi Mi?

Fındıkta Büyük Hayal Kırıklığı: TMO Fiyatı Sadece Bir Maliyet Kalemi Mi?

Hazır

Giriş: 08.08.2025 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 19:16
  Geçtiğimiz günlerde, Türkiye'nin göz bebeği, Karadeniz'in alın teri fındıkta 2025 sezonu öncesi TMO'dan cesur bir fiyat beklenildiğini dile getirmiştim. Üreticinin artan maliyetler karşısındaki ç...

 

Geçtiğimiz günlerde, Türkiye'nin göz bebeği, Karadeniz'in alın teri fındıkta 2025 sezonu öncesi TMO'dan cesur bir fiyat beklenildiğini dile getirmiştim. Üreticinin artan maliyetler karşısındaki çaresizliğini, iklim değişikliğinin vurduğu verim kayıplarını ve fındık bahçelerindeki emeğin karşılığının verilmesi gerektiğinin altını çizmiştim.

Ortalama 185 TL olan maliyetin, bazı bahçelerde 240 TL'lere dayandığı gerçeğini haykırmış, TMO'dan "piyasayı dengelemek" misyonunun ötesine geçerek üreticinin yüzünü güldürecek "ciddi bir fiyat" açıklamasını umut etmiştim, genel kanı da buydu.

Görüştüğüm fındık alım-satımı yapan tüccarlar ve fındık fabrikası sahipleri en az 250 lira beklentisi içerisindeydiler.

Ne yazık ki, TMO tarafından açıklanan 2025/2026 dönemi fındık alım fiyatları, beklentilerimizi boşa çıkardı; üreticiyi derin bir hayal kırıklığına sürükledi.

Giresun kalite fındık için 200 TL/Kg, Levant kalite için ise 195 TL/Kg olarak belirlenen bu rakamlar, ne yazık ki sadece bir "maliyet fiyatı" olmaktan öteye gidememiştir.

Önceki yazımızda belirttiğim gibi, Ziraat Odaları'nın ortalama maliyet tespiti 185 TL iken, TMO'nun bu rakamın sadece bir tık üzerine çıkarak "fiyat belirledim" demesi, fındık üreticisinin alın terine, emeğine ve gelecek umuduna vurulmuş bir darbedir.

Yüzde 50 randıman üzerinde verilen cüzi ek ödemeler ise, asıl sorunu çözmekten uzak, makyajdan ibaret kalmaktadır. Bu fiyatla, üreticinin artan mazot, gübre, ilaç, işçilik ve genel yaşam giderleri karşısında nefes alması mümkün değildir. Fındık üreticisi, bir kez daha emeğinin kaymağını değil, ancak maliyetini kurtarma derdine düşecektir

Yıllardır süregelen bir sorun bu. TMO, ne zaman üretici lehine bir piyasa oluşsa, ya elindeki stoku piyasaya sürerek fiyatı baskılamış, ya da maliyetin ancak karşıladığı bir fiyat açıklayarak üreticiyi çaresiz bırakmıştır.

Bu durum, TMO'nun "dengeleyici" rolünden çok, "köstekleyici" bir rol oynadığı algısını pekiştirmektedir. TMO, bu kararıyla üreticideki güven erozyonunu daha da derinleştirmiştir.

Fındık sadece bir tarım ürünü değildir; o, binlerce ailenin geçim kapısı, kırsalın sigortası, kültürel mirasımızın en önemli parçasıdır. Maliyetin ancak karşılandığı veya altında kalındığı bir fiyat politikası, fındık bahçelerinin bakımsız kalmasına, gençlerin topraktan kopup şehirlere göç etmesine ve en önemlisi, Türkiye'nin dünya fındık piyasasındaki liderliğinin tehlikeye girmesine neden olacaktır.

Üreticimizin beklentisi, insanca yaşayabileceği, emeğinin karşılığını alabileceği, gelecek nesillere fındıkçılığı sevdirerek miras bırakabileceği bir fiyattı. TMO, bu beklentiyi karşılamak yerine, maalesef ki fındığın bereketsizliğini ve üreticinin çaresizliğini derinleştirmiştir.

Unutmayalım ki, fındığın kaymağını aracılar değil, bu topraklara canını dişine takarak emek veren üretici yemeliydi.

Bekletme ve saklama olanağı olmayan üreticiler fındığı elinden çıkarmak ve borçlarını ödemek zorunda. Fındığın altın çağında olan yine üreticiye oldu. Bu fiyatla bu mümkün değil. Üreticimizin feryadı, bu fiyatın sadece bir "maliyet kalemi" olmaktan öteye gidemediğinin en acı kanıtıdır.

Keşke tüm üreticiler fındığı pazara indirmek için acele etmese, keşke...

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap