Türkiye'nin yedi ilinde devam eden orman yangınları ve bu felaketlerde verilen şehitler, kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Ankara-Eymir Gölü çevresi, Karabük, Bursa, Kocaeli, Mersin, Uşak ve Kahramanmaraş Onikişubat'ta çıkan yangınlar kontrol altına alınmakta zorlanıyor.
YANGINLARIN ORTASINDA FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI
Köşe yazarı Cemil Ciğerim, Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin (EGD) Kartepe Zirvesi'nde tanıştığı Adanalı meslektaşı Mehmet Uluğtürkan'ın yangınlara yönelik çözüm önerisini gündeme taşıdı. Adana'da Refleks adlı gazeteyi yöneten Uluğtürkan'ın görüşleri, mevcut ormancılık politikalarına dair önemli soruları beraberinde getiriyor.
MEHMET ULUĞTÜRKAN'DAN ÇARPICI ÖNERİ: MEYVE ORMANLARI
Mehmet Uluğtürkan, yangınların hızla yayılmasındaki temel faktörlerden birinin çam ağaçlarının yanıcı özelliği olduğunu belirtiyor. Uluğtürkan, piknikte mangal yakmak veya şömineyi tutuşturmak için çam çırasının tercih edildiğini hatırlatarak, "Çünkü çam, doğadaki en yanıcı ağaçlardan biridir. Reçineyle dolu gövdesi, yanıcı gazla dolu kozalaklarıyla âdeta doğa bombasıdır. Kozalaklar yüksek ısıyla patlar, tohumlarını saçar, alevi yayar. Yangınlarda bu mekanizma defalarca gözlemlendi" ifadelerini kullandı.
Uluğtürkan, elma veya şeftali ağaçları gibi meyve ağaçlarının nemli yapısı sayesinde yangına karşı daha dirençli olduğunu vurgulayarak önemli bir soru yöneltti: "Peki neden her dağa, her yamaca çam dikiyoruz? Neden bu kadar yangına rağmen hâlâ ısrarla çam? Oysa bu topraklar, bu iklim meyve ormanları için çok uygun."
HEM DOĞAYA HEM EKONOMİYE KATKI: ÇOK AMAÇLI ORMANCILIK
Mehmet Uluğtürkan, Türkiye'nin ikliminin badem, fıstık, zeytin, keçiboynuzu, ceviz ve nar gibi meyve ormanları için oldukça uygun olduğunu belirtti. Meyve ormanlarının sadece yangına dirençli olmakla kalmayıp, aynı zamanda kuşlara, arılara, yabani hayvanlara ve insanlara yaşam sağladığını, erozyonu önlediğini, suyu tuttuğunu ve havayı temizlediğini ifade etti. Uluğtürkan, bu yaklaşımın hem doğa hem de ekonomi için bir "kazan kazan" durumu yaratacağını söyledi. İsrail örneğini de veren Uluğtürkan, onların zeytin ormanları kurduğunu vurguladı ve "Bir süreliğine çam dikmeye ara versek… Kurt yese, kuş yese, biz yesek… Toprak doysa, orman yaşasa, biz nefes alsak… Aynı fikirdeyseniz paylaşın. Belki sesimiz duyulur" sözleriyle çağrısını tamamladı.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte Cemil Ciğerim'in "Bir Süre Çam Dikmeye Ara Versek!" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi