SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Köşe Yazarı Osman Çetin, Türkiye'nin eğitim geçmişinde önemli ve tartışmalı iki konuya odaklanıyor: Fulbright Anlaşması ve 1978'de yapılan öğretmen atamaları. Makale, Türkiye'nin eğitim sistemindeki sorunların, tarihi olaylar ve anlaşmalarla ilişkili olduğunu savunuyor. Osman Çetin, bu sorunları daha iyi anlamak için geçmişi bilmenin önemini vurguluyor.
Makalenin ilk bölümü, Fulbright Anlaşması'na ayrılmıştır. Anlaşmanın 27 Aralık 1949'da Türkiye tarafından onaylandığını ve 18 Mart 1950'de yürürlüğe girdiğini belirten Osman Çetin, anlaşma neticesinde kurulan komisyonun yapısını eleştirir. Özellikle komisyonun sekiz üyesinden dördünün ABD vatandaşı olduğunu ve oyların eşit çıkması durumunda ABD Büyükelçisi'nin belirleyici oy hakkına sahip olduğunu ifade eden Osman Çetin, bu durumu "can sıkıcı" olarak nitelendiriyor.
Osman Çetin, bu yapının Milli Eğitim Bakanlığı'na sızmayı kolaylaştırdığını, ABD propagandasının ders kitaplarına girmesini sağladığını ve ABD'de bursla okuyan Türk öğrencilerin ülkeye döndükten sonra hangi amaçlara hizmet ettiğinin sorgulanması gerektiğini öne sürüyor.
Makalenin ikinci bölümünde ise 1978 yılında yapılan öğretmen atamaları eleştiriliyor. Osman Çetin, 1978'de üniversite kazanamamış 76 bin lise mezununun, 45 günlük "sözde eğitimin" ardından öğretmen olarak atandığını belirtiyor. Dönemin başbakanlarının bu kararla, devlet kadrolarına ideolojik kadrolaşma yaptığını iddia ediyor. Süleyman Demirel'in "45 günde kabak bile yetişmez" sözüne atıfta bulunan Osman Çetin, bu atamaların eğitim kalitesini düşürdüğünü, köylere ve kasabalara gönderilerek zaten eğitimden yoksun olan yerlerdeki durumu daha da kötüleştirdiğini savunuyor.
Osman Çetin, bu öğretmenlerin mesleğe adanmış olanları istisna tutsa da, istisnaların kuralı bozmadığını ekliyor. Ayrıca, bu durumun öğretmen lisesi ve eğitim fakültesi mezunlarının önüne geçilmesine neden olduğunu da belirtiyor.
Makale, yakın geçmişte yaşanan "illegal öğretmen atamaları" ve "sahte diploma" sorunlarına da değinerek, bir milletin geleceğinin eğitim-öğretimle yok edilebileceği fikrini savunuyor. Son olarak, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" sözüyle Türk milletinin gücüne vurgu yaparak metni sonlandırıyor.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte Osman Çetin'nin "Ah Eğitim Vah Öğretim!" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi