SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Köşe Yazarı Sadi Subaşı, 80 yıllık yaşam tecrübesinden yola çıkarak Türkiye'de demokrasinin mevcut durumuna dair derin endişelerini dile getiriyor. 1960 ve 1980 askeri darbeleri gibi yakın tarihin önemli olaylarına atıfta bulunarak, günümüzde yaşananları "tek adam rejimi" olarak tanımladığı Türk tipi Başkanlık Sistemi'nin bir sonucu olarak değerlendiriyor.
Sadi Subaşı, bu sistemle birlikte yargı bağımsızlığının yok olduğunu ve temel güçler ayrılığı ilkesinin ortadan kalktığını belirtiyor.
Yerel seçimlerdeki büyük başarısına rağmen, ana muhalefet partisi CHP'nin karşılaştığı zorluklara dikkat çeken Sadi Subaşı, Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının tutuklanmasını ve mal varlıklarına el konulmasını eleştiriyor. Bu durumun toplumda yargıya olan güveni sarstığını vurguluyor.
Yazıda, demokrasinin zayıflamasıyla birlikte ortaya çıkan toplumsal sorunlar örneklerle sıralanıyor:
- Kadın cinayetleri ve istismar olaylarındaki artış
- Faili meçhul cinayetler ve aydınlatılamayan ölüm olayları
- Orman yangınlarının artması ve gerekli önlemlerin alınmaması
- Tarikatların kontrol edilemez hale gelmesi
- Yolsuzluk ve kamu israfının boyutları
- TÜİK verilerinin güvenilirliğini yitirmesiyle artan yoksulluk
- RTÜK'ün yayın yasaklarıyla halkın bilgi edinme hakkının kısıtlanması
Sadi Subaşı, bu sorunlar karşısında sadece muhalefet partilerinin değil, bu ülkeyi seven herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. "Bu böyle gidemez, gitmemeli" diyerek tüm siyasetçilere sesleniyor ve kendi aralarındaki çekişmeleri bir kenara bırakıp ortak bir tavır sergilemeye davet ediyor.
Sonuç olarak Sadi Subaşı, "Bu ülkede demokrasiye sahip çıkmak ve ülkemizi bu kuşatmadan kurtarma görevi tek başına CHP’ye bırakılamaz" diyerek, Türkiye'nin geleceğinin tüm halkın ortak mücadelesine bağlı olduğunu belirtiyor. Aksi takdirde, Ortadoğu'daki diğer ülkeler gibi bir kaderin beklediği uyarısını yapıyor.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
Haber Merkezi