Antik Roma’nın en ünlü hekimlerinden Galen de (M.S. 130-200) tümörleri tanımlamak için Yunancada "şişlik" anlamına gelen “oncos”u kullanmıştır. Günümüzde kullanılan ve kanser uzmanı anlamına gelen “onkolog” kelimesinin kökeni Galen’in kullandığı “oncos” teriminden geliyor.
KANSER İLK NEREDE GÖRÜLDÜ?
Kanserin en eski tanımı -kanser kelimesi kullanılmamasına rağmen- Mısır’da ve yaklaşık M.Ö. 3000’de yapıldı. Travma cerrahisi ile ilgili bir kitap olarak adlandırılan Edwin Smith Papirüsü’nde ‘ateş matkabı’ adı verilen bir alet ile tümörler ve göğüs yaraları yakılarak tedavi edildiğine dair 8 vaka olduğu belirtiliyor.
KANSER NEDİR?
Kanser, vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla meydana gelir. Aslında DNA’mızda günde yaklaşık 10 bin hücre mutasyona uğramasına rağmen bağışıklık sistemimiz her milisaniye vücudumuzu tarar ve kanserleri hücreleri bularak yok eder. Vücutta mutasyona uğrayan hücrelerin çok küçük bir kısmı kansere yol açar.
Kanserin gelişmesi birbirini takip eden kanserojen etkilerin sonucunda olmaktadır. Kanser gelişiminde gözlenen bozuklukların her biri değişik savunma mekanizmaları ile düzeltilmektedir. Bağışıklık sistemimiz de bu tür bozuklukların tanınması ve yok edilmesi işlevinde etkin rol oynamaktadır. Bütün bunlara rağmen kanser gelişebilmektedir. Bunun başlıca nedenleri arasında savunma mekanizmalarının işlemez hale gelmesi ve bağışıklık sisteminde meydana gelen yetersizliklerdir. Sonuçta kanser niteliği kazanmış olan hücreler aşırı miktarlarda çoğalma olanağı bulmaktadır.

Genel Cerrahi Uzmanı Obezite Cerrahisi ve Onkolojik Cerrahi OP. DR. YUNUS ÖZTÜRK
KANSER OLUŞMA RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER NELERDİR?
• Dış Etkenler (% 85) : Sigara, alkol, kimyasal maddeler, radyasyon, bazı enfeksiyonlar, sağlıksız beslenme, hava kirliliği, hareket azlığı ve fazla kilolu olmak
• İç Etkenler (% 15) : Kalıtsal nedenler, değişimler, bağışıklık yetersizlikleri, hormonal ve metabolik bozukluklar.
EN YAYGIN GÖRÜLEN KANSER TÜRLERİ NEDİR?
Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre en sık görülen kanser türleri sırasıyla; cilt kanseri, meme kanseri, akciğer kanseri, prostat kanseri, mide kanseri, kalın bağırsak (kolon) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri, lenf bezi tümörleridir. Kanser tipleri kadın ve erkeklerde farklılık göstermektedir.
Coğrafi bölgelere ve ırka göre de kanser farklılıklar gösterir. Hem erkeklerde hem kadınlarda en çok görülen kanser çeşidi, deri kanseridir. Türkiye'de bunu erkeklerde akciğer, prostat, kalın bağırsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri takip ediyor.
KANSER HANGİ BELİRTİLER İLE ORTAYA ÇIKIYOR?
Kanser her vücutta kendini farklı belirtilerle gösterir. Kanseri işaret eden başlıca belirtiler; açıklanamayan kilo kaybı, yüksek ateş, şiddetli ağrılar, halsizlik, idrarda ya da dışkıda kan, vücudun çeşitli bölgelerinde hissedilen sert ve hareketsiz kitleler, geçmeyen öksürük, zamansız gerçekleşen vajinal kanamalar ile ben ve siğillerdeki değişiklikler olarak sıralanabilir.
KANSERE NEDEN OLAN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
Kansere hücrelerdeki DNA hasarı neden olur. Buna neden olan sebepler uzmanlara göre ve hepimizin de bildiği gibi sigara içmek, fazla alkol kullanmak, güneşe fazla maruz kalmak, aşırı şişman olmak, hareketsiz yaşam ve güvensiz cinsel ilişki kansere zemin hazırlayabilir. Bunun dışında ailede kanser öyküsünün bulunması, kimyasallara ve radyasyona maruz kalmak, sağlıksız beslenme, bazı virüsler ve hava kirliliği de kansere yol açabilir.
KANSER TAMAMEN GENETİK BİR HASTALIK DEMEK MÜMKÜN MÜ?
Yapılan araştırmalarda kanser vakalarının sadece yüzde 5 ila yüzde 10’unda kalıtsal. Hayat koşullarımız kansere yol açmada çok önemli bir etkiye sahip. Ailenizin geçmişinde hiçbir kanser vakası olmaması riskinizi düşürse bile bu ihtimali asla sıfırlamıyor. Bu yüzden sağlığınıza her koşulda dikkat etmeli ve sağlığınızı yarına ertelememelisiniz.
KANSERİ TEŞHİS ETMEK İÇİN HANGİ YOLLAR İZLENİYOR?
Kan tahlili, idrar tahlili, röntgen, ultrason, CT, MR Ve PET kanseri teşhis etmede kullanılan ayırıcı testlerdir.Bunun yanı sıra kandan birtakım tümör belirteçleri yani tümör marker’larına da bakılabilir. Bunların kandaki düzeyleri oldukça önemlidir. Bir sonraki aşama ise biyopsi ve patolojik incelemelerdir.
KANSER TARAMASININ ÖNEMİ NEDİR VE NASIL YAPILIR?
Kanser taraması risk taşıyan ancak kanser belirtisi göstermeyen kişiler için yapılır. Ailesinde meme kanseri olan birinin mamografi ve ultrason çektirmesi gerekir. Prostat kanseri riski taşıyan biri muayene olarak kandan PSA seviyesine baktırabilir. Kadın kanserleri için her yıl düzenli jinekolojik muayene yapılması ve smear testi verilmesi kanserin erkenden yakalanmasında büyük avantaj sağlar. Diğer kanser türleri için de bu alandaki bir uzmana başvurarak kontrol için gereken testlerin yapılması sağlanabilir.
KANSER TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK MIDIR?
Kanser tedavisinin sonucu türüne ve evresine göre değişkenlik gösterir. Kanser erken evrede ve metastaz yapmadan teşhis edilirse sağ kalım süresi de o denli artar. Kanserde sadece tedavi yetmiyor, korunma ve erken tanı için gerekenlerin yapılması en az tedavi kadar kıymetlidir.
KANSER TEKRAR EDER Mİ?
Tedaviye rağmen tekrarlama riski taşıyan kanser türleri var. Bazı kanserlerin tekrarlama ihtimalleri günümüzde artık genomik testler ile öğrenilebiliyor.
KANSERE BIÇAK VURULMASI KANSERİN YAYILMASINA SEBEP OLUR MU?
Doğru yapılan bir cerrahi operasyon ya da biyopsi kanserin ne yayılmasına ne de büyümesine sebep olur. 4. Evre kanser vakalarında ameliyat yapılabilir. Bu hastalarda bazen bağırsak tıkanıklığı olur, bu tıkanıklığı açmak için ameliyat yapılabilir. Bazen midede çok ciddi tıkama yapabilir onu açmak için ameliyat yapılabilir. Belki safra yollarında bir tıkanıklık olur bunun için yapılabilir. Ameliyat söz konusu olduğunda da hastanın beklentisi tamamen iyileşmek olur ancak tümör metastaz yaptığı için bu artık mümkün değildir. Hasta o zaman 'bıçak vurdu ilerledi' der, halbuki geç kalınmıştır.
KANSER VE STRES ARASINDA BİR BAĞLANTI VAR MI? YOĞUN STRES KANSERE SEBEP OLUR MU?
Kortizol ve adrenalin stres hormonları olarak da bilinir. Bu hormonlar ile stres döneminde beden savunulur. Beden direnç dönemi olarak adlandırılan bu dönemde stres ile başa çıkamaz ise tükenme dönemine girer. Stresle mücadele etmek için tercih edilen zararlı davranışlar (sigara, alkol, diyette değişiklik vb.) hastalık sürecine katkıda bulunur. Kanser ve iş stresi arasında net bir ilişki gösterilemese de stresin oluşturduğu olumsuz etkiler ile kanserin yayılması arasında kuvvetli bir ilişki olabileceği düşünülmektedir. Stres; kanser hücrelerinde DNA tamirini değiştirerek kanser hücrelerinin yayılmasını hızlandırıyor. Kanser hücrelerinin beslenmesini sağlayacak damar yapısını artırıyor. Bağışıklık sistemindeki savunma hücrelerini de azaltıyor.
KANSER BULAŞICI MIDIR?
Kanser insandan insana bulaşan bir hastalık değildir. Buna neden olabilecek tek durum, kanserli bir organın veya dokunun naklidir. Ancak bu risk de her şeye rağmen oldukça düşüktür.
KANSERDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ, HAYATIMIZDA NELERİ DEĞİŞTİRMELİYİZ?
Sigarayı bırakın, sigara içilen ortamlarda durmayın. Güneş altında fazla durmayın, güneş yanıklarını önlemeye çalışmak için tedbirler alın. İşlenmiş tüm gıdalardan uzak durarak meyve ve sebzeden zengin beslenin. Fazla kilolarınızdan kurtulun.
Alkol tüketimini minimuma indirin. Hayatınızdan sporu asla eksik etmeyin. Genetik riskler taşıyorsanız kontrollerinizi aksatmayın. Sizi kanserden koruyacak Hepatit B ve HPV aşılarınızı olun. Stresinizi yönetmeyi öğrenerek psikolojinizi sağlam tutmaya çalışın.
HASTADAN TANI SAKLANMAMALI!
Hasta yakınlarının, "morali bozulur, daha kötü olur" inancıyla hastadan tanıyı saklaması çok yanlış. Hastanın kendisi için en uygun tedaviyi seçme ve karar verme hakkı var. Hastanın haberi olmadan başlanan tedavi doğru şekilde ilerlemez ve süreç eksik olur.
Kanserin kesin tedavisi ve çözümü konusunda çalışmalar hala yürütülüyor olsa da günümüzde meme, akciğer, bağırsak, yumurtalık, gırtlak gibi birçok kanser çeşidinin tedavisinde büyük gelişmeler var.
Sonuç olarak kanser, önlenebilir ve erken teşhisle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı, dolayısıyla kanser sizi bulmadan, siz onu bulmalısınız.
Haber: Feride SEZGİN