Paylaş

Karadeniz'in Suçu Ne?

Ekleme: 06.04.2026 10:00 Güncelleme: 03.06.2026 12:17

İçişleri Bakanlığı’nın sürücüler sunduğu yeni sistemle güzergahlardaki radar ve kontrol noktaları tek tek görülebilir hale geldi. Ancak ortaya çıkan tablo, özellikle Karadeniz hattında dikkat çeken...

İçişleri Bakanlığı’nın sürücüler sunduğu yeni sistemle güzergahlardaki radar ve kontrol noktaları tek tek görülebilir hale geldi.

Ancak ortaya çıkan tablo, özellikle Karadeniz hattında dikkat çeken bir yoğunluğu gözler önüne serdi.

Karadeniz’deki illerde yayımlanan yerel gazeteler yoğunluk konusunda yaptıkları yayınlarda “Karadeniz’in suçu ne?” sorusunu sorarak soruna çözüm bulunmasını istediler.

Diğer bölgelere göre Karadeniz Bölgesi’nde radar yoğunluğunun artmasına dikkat çekilen yayınlarda şu ifadeler öne çıktı:

“Bakanlığın güncel verilerine göre İstanbul’dan Artvin’e uzanan güzergahı tercih eden bir sürücü, yolculuğunun büyük bölümünde radar uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor. 

Üstelik bu yoğunluk, nüfus dağılımı ile karşılaştırıldığında daha da çarpıcı bir hal alıyor.

Bakanlığın sık sık güncellediği verilerin son haline göre Türkiye’nin en kalabalık şehri İstanbul’da 5 radarlı trafik uygulaması ve 10 radarsız uygulama bulunurken, sanayi ve geçiş yoğunluğu yüksek olan Kocaeli ve Sakarya’da radarlı uygulamanın bulunmaması dikkat çekiyor. 

Karadeniz’e giriş noktası olan Düzce’de ise radar uygulamaları yeniden başlıyor.
Düzce’de 1 radar noktası bulunurken Bolu’da 4, Kastamonu’da 1, Çorum’da 3 ve Amasya’da 2 radar uygulaması yer alıyor. 

Kıyı hattına ulaşıldığında ise tablo daha da yoğunlaşıyor. 

Samsun’da 7, Ordu’da 3, Giresun’da 3, Trabzon’da 4, Rize’de 3 ve Artvin’de 1 radar uygulaması sürücülerle karşılaşıyor.

Bu veriler, Karadeniz bölgesinde radar uygulamalarının belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Aynı güzergah üzerinde Marmara Bölgesi’nde yaklaşık 20 milyonluk bir nüfus bulunurken, Karadeniz şehirlerinin toplam nüfusu yaklaşık 5,5 milyon seviyesinde kalıyor. 

Ortaya çıkan bu tablo, ‘Karadeniz’in suçu ne?’ sorusunu beraberinde getiriyor. 
Daha düşük nüfusa sahip bir bölgede daha yoğun radar uygulamalarının bulunması, sosyal medyada tartışma konusu olmuştu.”

BASIN KARTI

Konu İçişleri Bakanlığının radar uygulamasından açılmışken, yine aynı bakanlığın yayınladığı bir genelgede Bakan Mustafa Çiftçi, basın kartının resmi kimlik olduğunu hatırlattı ve kolluk kuvvetlerinin usulüne uygun düzenlenen basın kartını gösteren gazetecilerden ayrıca kimlik istenmemesi talimatı verdi.

Valiliklere gönderilen “Basın Kartı” konulu yazıda şu ifadeler yer aldı:

“Basın kartı, basın mensuplarının mesleki nitelikteki çalışmalarını yerine getirirken kendileri birtakım yetki ve ayrıcalıklar sağlayan bir belge olup belirli şartları taşıyan sektör çalışanlarına Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilmektedir. Basın kartı bilgiye erişim hakkı, haberleşme hürriyeti ve kamusal denetim mekanizmalarının işletilmesi noktasında önem arz etmektedir.

13.10.2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’nun Ek Madde 1’inde yapılan değişiklikle Kanun’a “basın kartının resmi nitelikte bir kimlik belgesi” olduğu hükmü eklenmiştir.

Basın Kartı Yönetmeliğinin 4’üncü ve 5 inci maddelerinde “Basın kartları, Başkanlıkça verilen ve tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmi nitelikte bir kimlik belgesidir.” şeklinde nitelendirilmiştir.

Mezkûr kanun ve yönetmelik hükümlerine göre “resmi kimlik belgesi” statüsüne sahip olan basın kartları kimlik tespiti süreçlerinde resmi kimlik belgesi olarak kullanılmaktadır.

Bu kapsamda usulüne uygun olarak düzenlenmiş basın kartını ibraz eden kişilerden kolluk birimlerimizce ayrıca bir kimlik belgesi ibraz etmelerinin istenmemesi hususunda;

Bilgilerini ve gereğini arz ve rica ederim.”
 

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.