Karadeniz’de dron alarmı! Samsun Limanı için kritik uyarı
Paylaş

Karadeniz’de dron alarmı! Samsun Limanı için kritik uyarı

Ekleme: 12.08.2026 12:12 Güncelleme: 12.08.2026 12:12

OMÜ Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik dron saldırılarının Samsun Limanı ve bölge ticaretini tehdit ettiğini belirterek, Tahıl Koridoru benzeri uzun vadeli bir deniz koridoru oluşturulmasını önerdi.

Karadeniz’de ticari gemilere yönelik dron saldırıları, deniz taşımacılığı, mürettebat güvenliği ve bölge ülkeleri arasındaki ticaret açısından yeni riskler oluşturuyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, özellikle Samsun Limanı’nın savaş nedeniyle artan güvenlik ve lojistik riskleriyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Uzun, alternatif güzergâhların Karadeniz taşımacılığının yerini tamamen alamayacağını vurgulayarak, Tahıl Koridoru Anlaşması’na benzer uzun vadeli ve sürdürülebilir bir deniz koridoru oluşturulmasını önerdi.

SAMSUN LİMANI İÇİN KRİTİK RİSK

OMÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların bölge ekonomisine etkilerini değerlendirdi.

Samsun Limanı’nın coğrafi konumu nedeniyle savaştan etkilenen önemli Türk limanlarından biri olduğunu belirten Uzun, limanın Rusya, Ukrayna ve diğer Karadeniz ülkeleriyle ticarette önemli bir lojistik bağlantı noktası olduğunu söyledi.

Uzun, saldırılarda hasar gören gemilerin Samsun Limanı’na getirilmesinin limana onarım ve liman hizmetleri açısından avantaj sağladığını ancak bunun can güvenliği riskini ve ticaret hacmindeki kayıpları telafi etmeye yetmeyeceğini ifade etti.

GEMİLERİN SEFERLERİ İPTAL EDİLEBİLİR

Karadeniz’e yönelik seferlerde artan sigorta, navlun ve güvenlik maliyetlerinin firmalar açısından önemli bir yük oluşturduğunu belirten Uzun, güvenlik endişelerinin seferlerin iptal edilmesine kadar varabileceğini söyledi.

Samsun merkezli bir firmanın filosundaki gemilere yönelik saldırıların ardından Karadeniz seferlerini durdurmasının bölge ekonomisine etkilerine dikkat çeken Uzun, bunun ticari ve lojistik gelirlerde azalma ile istihdam kaybına neden olabileceğini belirtti.

Uzun, benzer risklerin Trabzon Limanı başta olmak üzere diğer Karadeniz limanları için de geçerli olduğunu kaydetti.

ALTERNATİF GÜZERGÂHLAR NEDEN YETERLİ DEĞİL?

Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile ticaretinde alternatif güzergâhların kullanılabileceğini belirten Uzun, ancak bu yolların Karadeniz taşımacılığının tamamını karşılayacak kapasiteye sahip olmadığını ifade etti.

Ukrayna ile ticarette Romanya ve Bulgaristan, Rusya ile ticarette ise Gürcistan ve Azerbaycan güzergâhlarının kullanılabileceğini belirten Uzun, bu koridorların mevcut durumda da tercih edildiğini söyledi.

Ancak Tuna Nehri’nin derinlik kısıtlamaları, farklı demir yolu ray açıklıkları ve kara yolu taşımacılığının deniz yoluna kıyasla daha düşük hacimli olması nedeniyle alternatif güzergâhların maliyetleri artırdığına dikkat çekti.

Uzun, Balkan ve Kafkasya koridorlarının Karadeniz ticaretine ancak tamamlayıcı olabileceğini, tam anlamıyla ikame oluşturamayacağını vurguladı.

“KARADENİZ ÜZERİNDEN TİCARET NEREDEYSE ZORUNLULUK”

Karadeniz’in dünya ticaretinde önemli bir tahıl ve enerji geçiş kapısı olduğunu belirten Uzun, bölgedeki ticaretin tamamen alternatif güzergâhlara taşınmasının yeni ekonomik sorunlar oluşturabileceğini söyledi.

Uzun, “Karadeniz’deki ticaretin alternatif güzergâhlar yerine Karadeniz üzerinden yapılması neredeyse bir zorunluluktur.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu nedenle Tahıl Koridoru Anlaşması’na benzer, ancak daha uzun vadeli ve sürdürülebilir deniz koridorlarının diplomatik girişimlerle oluşturulması gerektiğini ifade etti.

TÜRKİYE’NİN RUSYA VE UKRAYNA TİCARETİ DARALDI

Uzun, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile toplam dış ticaret hacminde de gerileme yaşandığını belirtti.

Verdiği TÜİK verilerine göre Türkiye’nin iki ülkeyle toplam dış ticaret hacmi 2024 yılında 58,8 milyar dolar iken 2025 yılında 55,8 milyar dolara geriledi. Buna göre ticaret hacminde yaklaşık yüzde 5,13'lük düşüş yaşandı.

Güvenlik risklerinin devam etmesi halinde ticaretteki daralmanın daha da derinleşebileceğini belirten Uzun, özellikle gemi bulmakta zorlanan ihracatçı firmaların olumsuz etkilenebileceğini söyledi.

GIDA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTABİLİR

Karadeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarının yalnızca taşımacılık sektörünü değil, Türkiye’nin gıda ve enerji tedarikini de etkileyebileceği belirtildi.

Uzun, Rusya ve Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen tahıl, petrol ve sanayi girdilerindeki olası aksamaların üretim maliyetlerini artırabileceğini ve bunun enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceğini ifade etti.

Özellikle yaş meyve ve sebze gibi bozulabilir ürünlerin ticaretini yapan firmaların güvenlik risklerinden daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekildi.

“TAHIL KORİDORU’NA BENZER DENİZ KORİDORU AÇILMALI”

Dron saldırılarının tarafların savaş ekonomisini ve lojistik kapasitesini hedef aldığını belirten Uzun, saldırıların uzun vadede yalnızca karşı tarafı değil, Karadeniz’de ticaret yapan üçüncü ülkeleri de ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını söyledi.

Türkiye’nin savaşın tarafı olmamasına rağmen saldırılardan önemli ölçüde etkilendiğini belirten Uzun, Türkiye’nin diplomatik arabuluculuk rolüyle saldırıların durdurulması veya en azından ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak bir koridor oluşturulması konusunda girişimde bulunabileceğini ifade etti.

Uzun, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi kapsamında boğazlar üzerindeki kontrolü ve bölgedeki stratejik konumu nedeniyle bu süreçte önemli bir aktör olabileceğini belirtti.

“SAVAŞIN EN AĞIR BEDELİNİ SÖZ HAKKI OLMAYANLAR ÖDÜYOR”

Ticari gemilere yönelik saldırıların ekonomik boyutunun yanı sıra ciddi bir insani boyutunun da bulunduğunu vurgulayan Uzun, özellikle sivil gemi mürettebatının can güvenliğinin tehdit altında olmasının büyük bir sorun olduğunu söyledi.

Uzun, saldırıların denizciler üzerinde psikolojik travma oluşturduğuna dikkat çekerek değerlendirmesini, “Saldırıların kime fayda sağlayacağı bilinmez ama her zamanki gibi savaşın en ağır bedelini, savaş kararında söz hakkı olmayanlar ödüyor.” sözleriyle tamamladı.

 

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.