Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Samsun Şube Başkanı Deniz Gömeç’in son dönemdeki açıklamaları, yerel sivil toplum ve siyaset ilişkilerinin geldiği noktayı çok net bir dille ortaya koyuyor.
Başkan Gömeç, şahsi bir ilke olarak hayatına dahil ettiğini belirttiği karşılıklılık prensibini, dernek faaliyetlerinin merkezine oturtarak, bugüne kadar süregelen bir davet edelim de ayıp olmasın kültürüne esaslı bir neşter vuruyor.
Bu açıklama, sadece bir sivil toplum kuruluşu başkanının iç dökmesi değil, aynı zamanda siyasi pastadan pay kapmak saikiyle hareket edenlere ve samimiyetsiz ilişkilere karşı çekilmiş kalın bir sınır çizgisidir.
Deniz Gömeç, defalarca yapılan davetlere dahi cevap vermeyen ne fener alaylarında ne de çelenk sunumlarında yanlarında görülmeyen örgüt yöneticilerini bundan sonraki etkinliklerde görmek istemediklerini çok açık bir şekilde ifade ediyor. Bu, sivil alanda biz varsak siz de varsınız dayatmasına karşı geliştirilen onurlu bir duruştur.
Başkan Gömeç’in metninde altı çizilmesi gereken en kritik nokta, ADD’nin rolünün tarifidir. Gömeç, ADD'nin sadece Atatürk ve Cumhuriyet dışında hiçbir yapının önünü açmayacağını vurguluyor. Derneği, kendi iç hesaplaşmalarına alet etmek isteyen siyasi yapılara ve ADD üzerinden kişisel egolarını tatmin ederek görünür olmaya çalışanlara karşı kapıların kapandığını ilan ediyor.
Bu yaklaşım, bir sivil toplum kuruluşunun kurumsal kimliğini, geçici siyasi ikballerin ve şahsi hırsların üzerinde tuttuğunu gösteren, takdire şayan bir adrestir.
Özellikle yerel siyasette ve sivil alanda sıkça rastlanan, önemli gün ve haftalarda ortaya çıkıp fotoğraf karesine girmekten ibaret olan ilgi' formülüne karşı, Gömeç; samimiyet ve süreklilik talep ediyor. ADD'nin, Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısı her örgütle diyalog kuracağını ancak bunun siyasi çıkar ilişkilerine alet edilmeyeceğini netleştiriyor.
Deniz Gömeç'in bu bildirisi, tüm parti, sendika ve dernek yöneticilerine yapılmış önemli bir çağrıdır: Herkes kendi samimiyetine bakmalı, kendi siyasi ikbalini değil, temsil ettiği Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin ikbalini düşünmelidir. Ancak bu sayede ilişkilerin rayına oturacağını söyleyen Gömeç, yerel siyaset ve sivil toplum arasındaki yozlaşmaya meyilli ilişki biçimine karşı temiz bir sayfa açma cesaretini göstermiştir. Bu kararlılık, sadece ADD’nin değil, ilkelerine bağlı kalmak isteyen tüm sivil toplum kuruluşlarının izlemesi gereken bir yol haritası niteliğindedir.