Atatürk Bulvarı’ndan Atakum’daki Toplu Konut Bulvarı’ndaki çift şeritli yolun bir şeridi yüklenicilerin inşaatları nedeniyle sık sık tek şerit üzerinden ulaşıma açık tutuluyor.
Toplu Konut Bulvarı’na inşaat malzemesi taşıyan ağır tonajlı kamyonların yanı sıra beton mikserlerin de biri gidip biri geliyor.
Bulvarın iki tarafında rezidanslar, apartmanlar yükseliyor.
Peynir ekmek gibi de satılıyorlar!
Konut sektöründe işler iyi.
İyi olmayan bir şeyler de var!
Birincisi yolun anası ağlıyor, asfalt asfalt olmaktan çıkıyor!
Çıkmaya da devam ediyor!
İkincisi;
Konut sayısı yerden mantar gibi çoğalmaya başlayınca birisi geliyor, asfaltı bir uçtan bir uca kesiyor.
Bitmedi;
Kaldırım kenarı boyunca elektrik hattı çekip, gidiyor!
Bir başkası geliyor, o da kaldırıma fiber hat çekip, gidiyor!
Henüz su ve doğalgazcı görülmedi!
Bekleniyor.
Bulvar yolunda toplu konutlardan Atatürk Bulvarı’na iniş yolunda kaldırım diye bir şey kalmıyor.
Üzerinde yürümek cesaret istiyor!
Yürümeyi tercih eden vatandaşlar bulvar yolunu kullanmak zorunda kalıyor, kazalara da davetiye çıkarıyor.
Allah göstermesin bir kaza olması halinde suçlu kim olacak?
Kaldırım kenarındaki yayaları koruyan sarı renkli demir bariyerler de ortadan kayboldu.
Nereye gittiği belli değil!
Elektrik gibi, fiber hat gibi, su ve doğalgaz hattı gibi hizmetler verilirken, kurumlar arasında bir koordinasyon neden yapılmaz anlamış değilim.
Madem söz konusu Toplu Konut Bulvarı yolunda konutlaşma çoğalıyor, fiberci, elektrikçi, doğalgazcı şirketler bir araya gelerek ortak bir plan proje üzerinde çalışma yapmıyor?
Biri döşüyor gidiyor!
Bir başkası geliyor o da döşüyor!
“Tut şu borunun ucunu döşeyelim abi” reklamındaki gibi bunlar da kablo için “Tut şu kablonun ucunu döşeyelim” alternatif bir döşeme ile ortaya çıkıyorlar.
Toplu Konutlar Sitesinde de durum aynı.
Kaldırımları tam ortadan kazıyorlar, boru döşemesi yapıldıktan sonra berbat bir halde bırakıp gidiyorlar.

Adeta gerisi bizi ilgilendirmez diyorlar!
Şirkeler kazıyorlar, kazı kazandaki gibi kazıyarak kazanıyorlar!
Bu yolları, kaldırımları, demir bariyerleri kim/kimler eski haline getirecek merak ediliyor.