Atakum Belediyesi öyle duruma geldi ki; adeta borç batağında çırpınıyor.
Belediyenin taşınmazları haraç mezat satılırken, alacaklılar adeta sıraya girmiş durumda.
Yazık oldu Atakum'a.
Şunun şurasında kaç yıllık belediye ki.
1994 yılında kurulan Atakum Belediyesi, çok kısa sürede borç batağına girdi.
Önceki yıllarda çok yoktu bu borç, haciz ve satışlar.
Hepimiz hatırlarız geçmişini.
Kurucu Başkan Metin Burma 10 yıl süreyle görev yaptı.
Daha sonra 2004'de yerel seçimlerde AK Partili Adem Bektaş kazandı seçimi.
Bektaş döneminde Atakum, Samsun'un tatil yeri dışında, şehirleşmeye başladı, ticaret merkezi kuruldu.
Yeşilyurt AVM ve Medical Park'ın kuruluşu da Atakum'da cazibe dönemini başlattı.
2008 yılında Atakum İlçe Belediyesi oldu ve Atakent, Kurupelit, Altınkum, Çatalçam, Dereköy ve Taflan belediyeleri kapatıldı ve borçları ve mal varlıkları Atakum Belediyesi'ne devredildi.
Bektaş döneminde Atakum Belediyesi'nin kendi borcu 4 milyon liraydı.
Diğer belediye borçlarıyla birlikte 24 milyon lira.
Metin Burma 2009 seçimlerini kazandı ve 2014'de 34 milyon lira borçla AK Partili İshak Taşçı'ya devretti belediyeyi.
Burma döneminde artık Atakum bir ilçe hüviyetini tamamen kazanmıştı.
Sonrasında Taşçı dönemi başladı. İnşaatlar ardı ardına yapılmaya başladı.
Atakum büyüdü ama Taşçı yaklaşık 200 milyon lira borçla devretti belediyeyi 2019 yerel seçimlerinde CHP'den seçimi kazanan Av. Cemil Deveci'ye.
İşte ne olduysa Taşçı döneminin ardından icralar başladı.
Deveci döneminde Seyir Terası haraç mezat icra yoluyla bedelinin yarısına satıldı.
Sonra diğerleri.
Yalı Kafe yıkıldı, Atakum Belediyesi'nin mal varlıkları alacaklıları tarafından haciz edilip, satılırken, el değiştirdi yıllar içindeki kazanımları.
Şimdi belediye bütçesini 'kim batırdı, nasıl battı' kentin gündemi.
Samsun'un Atakum Belediyesi, son 5 yılda 3 başkan görürken, tarihinin en büyük borç batağına düşmüş durumda.
Deveci koltuktan kalkarken, iddiaya göre 980 milyon lirayı bulan bir borç bıraktı.
Önceki gün de ortalama değeri 50 milyon liranın üzerinde olan İncesu'daki yaklaşık 11 dönümlük bir arazi, yarı fiyatından daha düşük bir bedelle, belediyeden alacağı olan bir firmaya satıldı.
Yine icra müdürlüğünce satışı yapıldı.
Deveci yeniden aday yapılmadığı belediyeyi partidaşı Serhat Türkel'e devrederken, belediyenin bütçesi nasıl bu hale geldi, asıl sorumlular hangi başkanın dönemi herkesin sorduğu soru?.
Serhat Türkel 31 Mart 2024'de oturduğu koltukta, şu an için olduköça zorda.
Atakum'un yaşadıkları sıradan bir olay değil.
Taşınmazlarının çoğu hacizli.
İş yaptığı şirketler alacaklarını tahsil edemeyince arsa, mülk ne varsa aldı.
Sırada onlarca hacizli taşınmaz var.
Yeni hacizler olduğu biliniyor. Sırada alacaklılar..
Aynı kişinin onlarca haczi olduğundan bahsediliyor.
Nasıl oldu, ne sattı, ne hizmet verödi hepsi araştırılmalı.
Atakum'a iş yapan, arsa, mülk para sahibi oldu hem de çok düşük bedelle. Ama belediye bütçesi bitik.
Ohh ne ala. Ballı börek gibi. Yağlı alışverişler.
O nedenle;
Atakum Belediyesi'nin gelmiş geçmiş tüm başkanlarının döneminin incelenmesi ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını bekliyor.
Adeta içi boşaltılmış şirketler borç yüküyle ayakta kalmaya çalışırken, borçlar haraç mezat satışlarla, borçları karşılayamadığı gibi, belediyenin geleceğinin de ipotek altına alınmasına yol açmış durumda.
Çalışanın suçu ne?.
Atakumlunun suçu ne?.
Yönetemeyeceksen, gelmeseydin talipli olmasaydın makama.
Girmeseydin seçimlere.
Kötü niyetli olarak bütçeyi batırdıysan eğer bunun bir bedeli olmalı.
Yazık değil mi koca ilçe belediyesinin düştüğü durum.
300 milyon lira gibi bütçesi olan bir belediye nasıl olur da, üç misli gibi bir borçlanmayla karşı karşıya kalır.
Ortada yapılmış ne var. Hangi hizmetlere gitti onca para.
Gayrimenkuller haraç mezat satılırken 'senin benim gibi sadece izliyorsan' çözüm üretemiyorsan, neden ben yönetirim diye çıkıp aday olunur ki; anlamak mümkün değil.
Bu aslında tüm belediyeler için geçerli.
Eğer yönetimin başında olan başkan, yaptığının hesabını ödemezse, olacağı budur.
Bedeli neden halk ödesin.
Şimdi Serhat Türkel geçti oturdu koltuğa.
Evet geçmişin bütün yükü omuzlarında.
Yok o da çözüm bulamayıp, sadece belediyenin kazanımlarının haraç mezat satılmasını izleyecekse, 5 yıl sonra da aynı şeyleri konuşacağız demektir.
Tüm bu yaşananların bir açıklaması olması gerekir.
Kötü yönetimle, iş bilmezlikle bu kadar borçlanma olur mu, araştırılmaya muhtaç..
Yandaşları nemalandırmak için bu şekilde borçlanmalar yapılmış ve ortada bir karşılığı yoksa, tüyü bitmemiş yetimin hesabının sormak, öncelikle devletin yetkili kurumlarının görevidir, ödevidir. .
Hatta o alımlara, satımlara, olur veren meclis üyeleri dahil sorumlu tutulmalı ve hesabı sorulmalıdır.
Sorumluluk olmadan yetki olmaz.
Yetkin varsa, aynı zamanda sorumlusun; bu kadar basit..
Çıkın açıklayın.
Burma, Bektaş, Taşçı, Deveci hepsi kamuoyunu net bir şekilde aydınlatmalı.
Atakum Belediyesi'ni kim ya da kimler, nasıl batırdı.
Başkan Serhat Türkel daha yeni seçildi ve borçla karşı karşıya kaldı.
Ancak onun dönemi de bıraktığı borç ve bütçede yaptığı iyileştirme ya da borçlanmalarla 'artı ya da eksi' günü gelince konuşulacaktır.
Ama ne yazık; görünen o ki;
Atakum Belediyesi her geçen gün bir yeni taşınmazını kaybediyor.
Sorumlular ortaya çıkarılsın.
Seyirci kalınmasın.
Çünkü bir belediye 'haraç mezat' adeta yok oluyor.
