Financial Times'ta yer alan bilgilere göre, İran'a yönelik gerçekleştirilen ABD-İsrail saldırıları ve ardından gelen karşılıklı misillemeler, Körfez ülkeleri üzerinde dayanılmaz bir ekonomik ve güvenlik baskısı oluşturdu. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki enerji altyapısına yönelik tehditler ve petrol sevkiyatındaki aksamalar, bölge ekonomilerini "mücbir sebep" seçeneklerini değerlendirmeye itti. Dünyanın en büyük egemen varlık fonlarını yöneten bu ülkelerin, ABD'ye verdikleri dev yatırım sözlerini yeniden gözden geçirmesi, Washington kulislerinde adeta deprem etkisi yarattı.
TİCARİ TAAHHÜTLER VE DEV YATIRIMLAR TEHLİKEDE
Son yıllarda ABD ekonomisine milyarlarca dolarlık sermaye akışı sağlayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt, savaşın yarattığı belirsizlik ortamında ticari stratejilerini değiştirmeye hazırlanıyor. Habere göre, söz konusu ülkeler sadece yeni yatırımları durdurmayı değil, mevcut ticari anlaşmalardaki maddeleri işleterek iş birliklerini askıya almayı da masaya yatırdı. Bölgedeki enerji tesislerinin ve turizm faaliyetlerinin saldırılar nedeniyle zarar görmesi, savunma harcamalarının ise kontrolsüz şekilde artması, Körfez sermayesinin batıdan çekilme ihtimalini kuvvetlendiriyor.
İTTİFAK DENGELERİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
ABD ve İsrail'in operasyonlarına karşılık İran'ın, bölgedeki ABD üslerini ve kritik enerji tesislerini hedef alması, Körfez ülkelerini doğrudan ateş hattında bıraktı. Uzmanlar, bu ülkelerin bir yandan ABD ile olan stratejik bağlarını korumaya çalışırken, diğer yandan büyüyen savaşın bedelini ödememek için diplomatik seçeneklerini çeşitlendirdiğini belirtiyor. Savaşın uzaması durumunda, bölgedeki geleneksel ittifak dengelerinin kökten değişebileceği ve Körfez ülkelerinin ekonomik ağırlıklarını yeni merkezlere kaydırabileceği ifade ediliyor.
Haberler.com