Bütün oyuncularımızın ayağına pranga vurulmuş gibiydi.
Prangayı vuran da kendi hocaları olmuştu.
Bu rezil oyunun tek bir açıklaması var:
Erhan Altın Osmanlıspor'dan korkmuş.
Ki;
Korktuğu bütün takımlara karşı böyle oynuyor.
Gaziantep'te de böyle oynamıştı.
Ama Erhan Altın'ın unuttuğu gerçek şuydu.
Osmanlıspor asla Gazianantep Büyükşehir Belediyespor değildi.
Hoca'nın korktuğunu oyuncularımız da anlamış.
Hani 'İmam-cemaat' meselesi var ya öyle yani.
Hoca korkarsa,oyuncu korkmaz mı?
Kaçınılmaz bir durumdu.
Oyuncu değişiklikleri de panik hali durumunun dışa vurumuydu.
Adam ayakta duramıyor.
Geçen iki üç hafta iyi oynayarak maçları kurtardı diye ayakta durmakta zorlanan Recep Niyaz'ın oyunda tutulma amacını bilen biri varsa bana da anlatsın.
Bir rakip takımın hocasına bak bir de bizimkine.
Tütüneker, takımı oyuna hakim olmasına rağmen kalemizin önünde etkili olamayan forvet oyuncusunu değiştirip oyunu çevirirken, bizim hocamız ise hala rakibi durdurma çabası içindeydi.
Rakibi üzerine çekip, hızlı adamlarımız için rakip savumanın arkasına top atarak pozisyon üretme anlayışı bu maçta tutmamıştır.
Korktuğumuz ve rakibimizi gözümüzde fazla büyüttüğümüz için yenildik.
İlk iki hayalimiz bence de zayıftı ama dün o umudumuzu tamamen 19 Mayıs'ın çimlerine gömdük.
Bu korku halini umarım çabuk atarız üzerimizden.
Adana deplasmanında Demirspor'a da kaybedersek, ilk altı hesabımız da bozulur.
Allah korusun ama böyle bir durumun altından da kimse kalkamaz,
Benden söylemesi.
Paylaş
Korkunun eseri
Ekleme: 01.05.2015 23:11
Güncelleme: 30.05.2026 21:55