Belediyelerin Türk Müziği koroları kurması harika bir fikir; ancak bu koroların sadece seslerden ibaret kalmaması, müzikal zenginliği tam anlamıyla yakalayabilmesi için ihtiyaç kadar saz sanatçısı kadrosu oluşturması hayati önem taşıyor.
Çünkü, tıpkı "taşıma suyla değirmen dönmez" atasözünde olduğu gibi, dışarıdan destekle veya geçici çözümlerle sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir sanat icrası mümkün değil.
Türk Müziği, makam ve usul özelliklerinin yanı sıra sazların eşliğiyle anlam ve derinlik kazanır. Koro ile bütünleşmiş bir saz heyeti, eserlerin ruhuna uygun icra edilmesini sağlayarak dinleyiciye tam bir müzik ziyafeti sunar.
Sürekli aynı ekiple çalışan saz sanatçıları, koronun genel uyumuna ve kalitesine doğrudan katkıda bulunur.
Dışarıdan, projeden projeye değişen saz sanatçılarıyla çalışmak, her defasında uyum sürecini gerektirir ve performanslarda aksaklıklara yol açabilir.
Kadrolu sanatçılar, koronun repertuvarını, icra alışkanlıklarını ve genel atmosferini iyi bilirler. Bu da koro çalışmalarına istikrar ve devamlılık kazandırır.
Korolar, sadece performans odaklı değil, aynı zamanda eğitim ve gelişim alanları olmalıdır. Kadrolu saz sanatçıları, hem kendi enstrümanlarındaki ustalıklarını koroya aktarabilir hem de yeni nesil saz sanatçılarının yetişmesine katkıda bulunabilirler. Bu, uzun vadede Türk Müziği’ne yeni yeteneklerin kazandırılması anlamına gelir.
Belediyelerin kendi bünyelerinde oluşturduğu profesyonel saz sanatçısı kadroları, koroların kurumsal kimliğini güçlendirir ve prestijini artırır. Bu durum hem katılımcıları motive eder hem de şehir halkının sanata olan ilgisini artırır.
"Taşıma suyla değirmen dönmez" atasözü, geçici ve yetersiz çözümlerle kalıcı başarı elde edilemeyeceğini çok net ifade eder. Bir koro, sadece seslerden oluşsa bile, o seslere eşlik eden sazların sağlam ve sürekli bir yapıda olması gerekir. Gönüllü veya dışarıdan sağlanan, günübirlik saz destekleriyle profesyonel bir icra kalitesi yakalamak, düzenli repertuvar çalışmaları yapmak ve halka açık konserler düzenlemek oldukça zordur. Bu durum hem koronun performans kalitesini düşürür hem de koro üyelerinin motivasyonunu olumsuz etkiler.
Bu nedenle, belediyelerin Türk Müziği korolarını hayata geçirirken, bu koroların bel kemiğini oluşturacak kadrolu saz sanatçılarını bünyelerine katmaları, atacakları en önemli adımlardan biri olacaktır.
Bu sayede, "taşıma su" ile değil, köklü ve sürdürülebilir bir yapıyla Türk Müziği'nin eşsiz mirasını gelecek nesillere aktarılmasına çok büyük katkı sağlarlar, sağlamalıdırlar da.
Kimliğimizi, kültürümüzü ve sanatımızı geçmiş kuşaklardan alıp bugünde yaşatıp, gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarımı konusunda belediyelere çok büyük sorumluluk ve görev düşmektedir.