Küresel Isınma Deniz Canlılarını Tehdit Ediyor

Küresel Isınma Deniz Canlılarını Tehdit Ediyor

Hazır

Giriş: 31.07.2024 13:27 Güncelleme: 31.07.2024 13:27
Küresel ısınma, deniz yüzeyindeki sıcaklıkları artırarak yabancı türlerin yayılmasını hızlandırdı. Türkiye'deki deniz ekosistemlerinde büyük değişiklikler yaşanıyor.

Küresel Isınma ve Deniz Yüzeyi Sıcaklıkları

Avrupa Birliği Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, küresel ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı Mart ayında 21,07 derece ile rekor kırdı. Ayrıca, 2024 yılında günlük ortalama deniz yüzeyi sıcaklığının en yüksek olduğu 100 günden 94’ü yaşandı. Bu sıcaklık artışı, Türkiye çevresindeki denizlerde de gözlemlendi.

TÜRKİYE DENİZLERİNDE SIKINTILI GÖRÜNTÜ

Türkiye'nin denizlerinde 2023 yılı ortalama sıcaklıkları uzun yıllar ortalamasının üzerinde ölçüldü. Karadeniz’de 1970-2023 ortalaması 15,3 derece iken, 2023 yılı ortalaması 16,8 derece olarak hesaplandı. Marmara Denizi’nde 1970-2023 ortalaması 15,7 derece, 2023 yılı ortalaması ise 17,6 derece; Ege Denizi’nde 1970-2023 ortalaması 18,7 derece, 2023 yılı ortalaması ise 20,5 derece; Akdeniz’de ise 1970-2023 ortalaması 21,5 derece, 2023 yılı ortalaması 22,6 derece olarak belirlendi.

YABANCI TÜR YAYILIMI VE EKOSİSTEM DEĞİŞİKLİKLERİ

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Onur Gönülal, deniz suyundaki ısınmanın deniz ekosistemlerinde önemli değişikliklere neden olduğunu belirtti. Akdeniz ve Kızıldeniz’e özgü türlerin Türkiye denizlerine yayılması, bu etkilerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Gönülal, yabancı türlerin sayısının her geçen yıl arttığını ve 2020’de yapılan bir çalışmaya göre Türkiye genelinde 539 yabancı tür bulunduğunu açıkladı.

Karadeniz’de yabancı türlerin sayısının 30’a yaklaştığını, Marmara’da ise bu sayının 100’ü geçtiğini belirten Gönülal, Ege Denizi’nde 253, Doğu Akdeniz’de ise 413 yabancı tür bulunduğunu aktardı. Bu türlerin yayılımının hızla devam etmesi durumunda, yabancı türlerin yerli türleri geçmesi olası.

BALIKÇILIK SEKTÖRÜNDE EKONOMİK KAYIPLAR

Gönülal, yabancı türlerin yerli türlerle rekabet ederek ekosistem dengesini etkilediğini vurguladı. Karadeniz’de gözlemlenen yabancı türlerin, yerli türlerle besin kaynakları açısından rekabet ederek ekonomik kayıplara neden olabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, yeni türlerin tanınmaması ve tüketicilerin bu türlere alışık olmaması da sorun yaratabilir.

DENİZ KİRLİLİĞİ VE AŞIRI AVLANMA

Deniz kirliliği ve aşırı avlanmanın ekosistem dengelerini bozarak yabancı türlerin yayılmasını hızlandırdığını belirten Gönülal, bu nedenle yabancı türlerin avcılığının koordine edilmesi, yerli stokların korunması ve kota uygulanması gerektiğini önerdi.

AKDENİZLEŞME TEHLİKESİ

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nden Doç. Dr. Cem Dalyan, deniz suyu sıcaklıklarının artışının, yaladerma ve mırmır gibi Akdeniz balıklarının Karadeniz’de yayılmasına neden olduğunu belirtti. Marmara Denizi’nde hızlı yüzen lambuka balığının gözlemlendiğini söyledi. Bu türlerin, geçit balıkları üzerinde baskı yaratabileceğini ve Karadeniz’den Kuzey Ege’ye göç eden balıkların hareketini etkileyebileceğini ifade etti.

EKOSİSTEMLERİN GELECEĞİNE DAİR ENDİŞELER

Dalyan, Karadeniz ekosisteminin Akdenizleşme tehlikesi altında olduğunu, bu durumun ekosistem çeşitliliğini kaybettirebileceğini belirtti. Ayrıca, ekosistemlerin tek tip hale gelmesinin olumsuz etkilerinin tüm bölgeye yayılabileceğini ve bu nedenle çeşitliliğin korunmasının büyük risk altında olduğunu vurguladı.

DOĞA KORUMA ÖNERİLERİ

Dalyan, doğa üzerindeki insan etkilerini sınırlamanın ve deniz ekosistemlerini korumanın önemini vurguladı. Aşırı avcılık, kirlilik, sıcaklık artışı gibi sorunların ekosistemleri sağlıksız hale getirdiğini belirten Dalyan, endüstriyel balıkçılığın yeniden düzenlenmesi, küçük balıkçının desteklenmesi, kirlilik baskısının azaltılması ve deniz koruma alanlarının oluşturulması gibi önlemlerin alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Anadolu Ajansı

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap