loading...
Samsun
DOLAR8.4396
EURO10.0747
ALTIN492.35
İSMAİL BAŞARAN

İSMAİL BAŞARAN

Mail: kuzeyhaber1@gmail.com

BUGÜN 27 MAYIS

27 Mayıs tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleştirilmiş ilk askeri darbedir. Bunun adını darbe değil de Askeri Müdahale olarak da adlandırılır. Her ne kadar bu günlerde kalkışma deniliyorsa da yapılan gerçek bir darbedir ve kötü sonuçlar doğurmuştur.

Darbe emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır; 37 düşük rütbeli subayın planları ile Tümgeneral Cemal Madanoğlu komutasında gerçekleştirilmiştir.

Kritik mevziler subayların ellerindeki askerler ve silahlarla gerçekleştirilmiştir. Önce ordudaki asker kademe etkisiz hale getirilmiştir. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve bazı hükümet üyeleri tutuklanmıştır. 235 general ve 3500 civarında subay emekliye sevk edilmişti o zaman. Üniversitede bulunan 147 öğretim görevlisi görevden alınmış ve bazı üniversiteler kapatılmıştı. Ardından da 520 hakim görevden alınmıştı. Ardından 37 düşük rütbeli subay ve emekli Orgeneral Cemal Gürsel’in oluşturduğu Milli Birlik Komitesi ile ülke yönetilmişti.

1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti ülkeyi gitgide baskı rejimine döndürmüştü. Durum gittikçe zorlaşırken yönetenler vatandaş üzerinde baskıyı artırırken Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki düşük rütbeli bazı subaylar Milli Birlik Komitesi adı altında Anayasa’yı askıya almış.

27 Mayıs Günü yapılan bu kalkışma sonunda siyasi faaliyetler askıya alındıktan sonra Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere birçok DP’li bürokrat tutuklanmışlardı. Tutuklananlar arasında Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun, İstiklal Savaşı kahramanlarından Ali Fuat Paşa ve Kore gazileri ile eski Genel Kurmay başkanları da vardı.

O ihtilali yaşayanlardan ve de Yassıada Duruşmalarını TRT’de izleyenlerden birisiyim. Yaşım ortaya çıkacak ancak o zamanlar henüz ortaokula yeni başlamıştım. İhtilal nedir bilmezdim. Aklımda kalanlardan birisi de Askeri Savcı Salim Başol’un ifadeleriydi. Çocuklar kendi aramızda konuşmalarıyla dalga geçerdik. Çünkü “Sanıklar” yerine maalesef “Sanıhlar” derdi. “Bağlı olmayaraktan” ifadesi yerine “Bağlı olmayarahtan” diyebiliyordu sadece. Ve kararlar konuşmayı bile beceremeyen kişiler tarafından alındı, maalesef başta Başbakan Adnan Menderes olmak üzere idam edildi. O günleri bu yaşıma gelene kadar hiç unutmadım. Salim Başol adını da unutmadım. Sonrasında Yassıada’da kurulan darağacını da unutmadım.

Türkiye’nin karayazısı böyle demek ki, gücü eline alan karşısındakini eziyor. Ezilen ise hep halk oluyor, ezenler de günlerini gün ediyor, saraylarda yaşıyor. Varsın yaşasınlar. Bu harmanın da sonu gelecek mutlaka.

VATANDAŞA EZİYET

Samsun Büyükşehir Belediyesi, tarafından vatandaşa hizmet etme amacıyla başlatılan çalışmalar eziyete döndü. Hem Belediye kaynakları çarçur ediliyor hem de vatandaş caddelerde gezerken çamur içinde kalıyor, ıslanıyor. Neden çünkü Büyükşehir çalışıyor.

Çiftlik Caddesi’nden bahsediyorum. Bu caddeye bu kadar önem veren Samsun Büyükşehir Belediyesi, İlçelerin mahalle yapılan köylerindeki yollara neden yeteri kadar bakmıyor. Vatandaşın parasını çarçur etmek hizmet değildir. Hizmet, mahalle yapılan köylerdeki insanları sağlıklı ve düzgün yollardan kent merkezlerine indirip yeniden evlerine gitmelerini sağlamaktır.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar