SON DAKİKA
01:30 Hürmüz Boğazı'nda savaş çanları: ABD ordusu İran'a giden gemiyi füzeyle vurdu 00:52 Aziz Yıldırım müjdeyi verdi! Prensipte anlaştık 00:32 Rusya: Ukrayna nükleer santrali kamikaze İHA ile vurdu! 00:09 Otobanda can pazarı: 4 araç birbirine girdi, ölüler var 23:48 Çin'den korkutan uyarı: Küresel nükleer çatışma riski artıyor 23:17 Yok böyle bir final Şampiyonlar Ligini kazanan takımı penaltılar belirledi 22:16 TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan zehir zemberek sözler: Türkiye yabancı çöplüğü değil! 22:00 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına yanıt 21:53 CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ Ankara'da: Özgür Özel'in yanındayız 21:53 Özgür Özel'den İsmet İnönü'nün kabri başında dikkat çeken açıklama 21:47 Köpeğe çarpmamak isterken şarampole uçtu 21:35 Bolu'da iki ayrı trafik kazası: 10 yaralı 21:30 Milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir 21:27 Özgür Özel'den kurultay çağrısı 21:08 Bayram günü kahreden haber: 9 saat arayla cansız bedenleri bulundu 20:57 Özgür Özel’in Ankara'daki mitingine Samsun'dan katılan oldu mu? Samsun Milletvekili Murat Çan neden katılmadı? Jet açıklama geldi... 20:33 Samsun'un gururu dünya sahnesinde: OMÜ, NAFSA 2026 Fuarı'na damga vurdu! 20:21 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na FETÖ tepkisi! İftiraları şimdi kendisi sahipleniyor 20:08 Bayram dönüşü dehşet! Tartıştığı sürücüyü darbetti 19:51 Samsun'da satılık arsa! Asarcık Belediyesi'nden milyonluk satış...
Mehmet Aksoy...

Mehmet Aksoy...

Hazır

Giriş: 20.06.2024 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 19:39
Daha dün sanki; sendikacı, eğitimci Hamdi Koçak’ın, ‘düşünen ve düşündüğü gibi yaşayıp, yazabilen bir arkadaşımız var’ dediği gün.  2006 yılından bugüne 18 koca yıl geçmiş.  Sert bakışları uzun boyu...

Daha dün sanki; sendikacı, eğitimci Hamdi Koçak’ın, ‘düşünen ve düşündüğü gibi yaşayıp, yazabilen bir arkadaşımız var’ dediği gün. 

2006 yılından bugüne 18 koca yıl geçmiş. 

Sert bakışları uzun boyu ve bilge tavırlarıyla girdi odaya. 

Giriş o giriş.

18 yıldır yol arkadaşımız oldu.

Kalemi keskin, ülke ve dünya gündemine, siyasetine hakim bakış açısıyla kısa sürede basın dünyasının içine girdi. 

Çok yönlü kişiliği, ilgi alanları ve bilge yapısı ile tartışma programlarının vazgeçilmez konuğu oldu. 

Üstadımız İsmail Başaran ile yaptığı yayınlarda tartışmaları ‘kavga çıkacakmışçasına’ seyre değerdi.

Yayın sonrası dostlukları da görülmeye değerdi. 

Asıl mesleği Almanca öğretmenliğiydi ama mesleğinin neredeyse bir kaç yılı hariç hep yöneticilik yaptı.

Samsun Anadolu Lisesi’nin uzun yıllar muavinliğini yaptı.

Siyasetin zor yılları olan 1980 öncesi de Samsun Ülkü Ocakları Başkanıydı.

Öyle çok yönlüydü ki; Samsun Adliyesi’nde yurt dışı davalarda çevirmen ve bilirkişilik yapardı.

Gözü pekti. Kalemi de gerektiğinde keskin.

Yazılarında sıkıntılı kısım olunca ‘Yener bey bir bak fazla mı oldu’ derdi.

Eleştiriyi son sınırına kadar kullanabilecek kadar da bizim mesleğin inceliklerini de öğrenmişti.

Yıllarca sabahlara kadar bazı konularda yorum yaptığımız oldu.

Tartışmayı severdi, farklı düşündüğü için de onun her önemli konuda fikri bizim için de önemliydi. 

2011 yılında prostat kanseri olduğunu öğrendiğinde gelip bana söyledi.

Çok şaşırmıştım.

‘Ne yapacağız hocam durum hangi evrede’ diye sorduğumda;

‘Doktorlara göre; 6 ay yaşarım ama ben hazır değilim gitmeye, onlara da söyledim’ dedi.

Müthiş bir mücadele verdi. Hep birlikte moralini yüksek tutmak işin çabaladık.

İşin içine daha da soktuk ki unutsun hastalığını moral bulsun istedik.

Tüm gazete ekibi hocamıza özen gösterirdi.

Yıllar su gibi aktı.

Hocam o kötü hastalıkla mücadeleyi net kazanamasa da, bir adım daha atmasına izin vermedi.

Son ana kadar yazısını yazabilecek kadar sıkı sarıldı mesleğine.

5 yıl önce geçirdiği kalp krizi ile bir kez daha yokladı Azrail.

Ama onu da atlattı.

Yoğun bakım süreci sonrası aramıza döndü.

Hayata sıkı sıkı bağlıydı.

‘Hocam nasılsın’ dediğimizde; ‘İyiyim ölecek olsam ben anlarım’ derdi.

20 gün önce şehir dışına gitmeden bir araya geldik.

Gayet iyiydi.

Tam ben ayrılırken; ‘Yener bey bir fotoğraf çekinelim, öz çekim yapalım hatıra kalsın’ dedi.

Tamam dedim ama uyanamadım, cümlenin ardını.

Şehir dışından geri dönüyordum ki, kalbinin durduğunu ailesi haber verdi.

Arefe günüydü trafikte çaresiz kaldım, zor gelebildim.

Anılar, hatıralar kaybetme endişesiyle zaman durdu adeta. 

Kendisine 6 ay ömür biçilen kansere çelme atan, hazır değilim daha diyen, kalp krizine geldi geçti diyebilecek kadar hayata pozitif bakan koca çınar, onca müdahaleye rağmen geri dönmedi.

Duran kalbi bir daha çalışmadı.

Saniyeler gün gibi geldi, yolda trafik sıkıştıkça isyan ederken, aldım acı haberi.

Hocamızı kaybetmiştik.

Kiminin öğretmeni mesela CHP Milletvekili Murat Çan’ın,

Kiminin ortak aynı dilden siyaset konuştuğu fikirdaşı; Erhan Usta, Bedri Yaşar gibi.

Kiminin Ocak Başkanı, tüm ülkücü ve MHP’lilerin.

Kiminin bilge kişisi, danıştığı insan,

Şimdi Eskişehir Valisi olan eski Samsun Valisi Hüseyin Aksoy’un amcaoğlu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın okul arkadaşı. Direkt telefonla konuşurdu Mansur başkanla.

Halk ekibinin de abisi, yazarı, ailenin bir ferdiydi.

Benim mesai ve yol arkadaşım, dostum, Mehmet hocam diye hitap etsem de o bilirdi yüreğimi, her zaman ağabeyimdi, büyüğümdü.

Mehmet Aksoy, anlatmakla bitirilecek bir kişilik değil.

O keskin ama yapıcı kalemiyle, geçmişiyle herkese iz bırakarak ayrıldı aramızdan.

Onu çok özleyeceğiz.

Tıpkı üstadım İsmail Başaran gibi.

Mekanları cennet olsun.

Nur içinde uyusunlar.

Kalbimizdesiniz Mehmet hocam, İsmail abim.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap