Sevgili "Motosikletli Kurye" gençler...
Evet bu bir iş...
Önemli bir sektör oldu…
İnsanlara hizmet ediyorsunuz…
Evet zaman önemli…

Evet, bahşiş, puan, prim, değerlendirme, yorum yıldız vb. sizi köle eden düzen var…
Evet, tavuk döner sipariş edip (sushi de olsa fark etmez) “nerde kaldın” diyen gızıl ağızlı, yalaş tipli müşteriler çok…
Evet ne çektiğinizi bir siz biliyorsunuz...
Eyvallah...
Ancaaak bunların hiçbiri hayatınızı karartmaya değmez…
Bakınız 50 yaş üstü bizler hâlâ motosikleti trafikte yol arkadaşı, trafik paydaşı gibi (maalesef) göremiyoruz...
Çünkü bizim gençliğimizde, araç kullanmaya başladığımız dönemlerde böyle yırtık bilmem nerden çıkar gibi her yerden fıldır fıldır geçen koca kıçlı motosikletler yoktu…
Bizim için motor sevgilisini terkisine atıp yanımızdan “vınnn” diye geçip giderken arkasından bakıp iç çekerek “vayyy be” dediğimiz cazibeli bir şeydi…
Şimdi zaten trafik çok yoğun ve stresli...
Yaşımız icabı algılarımız da zayıfladı...
Beyin, göz, el, ayak koordinasyonumuz eskisi gibi değil...
İnanın ekmek paranızı kazanma uğruna verdiğiniz mücadeleye saygı duyuyoruz…
Ama siz de trafikte istediğiniz gibi (sağdan, soldan, önden) hareket edemeyeceğinizi lütfen anlayın…
Evet gençsiniz, ateşinsiniz, fiziksel olarak güçlüsünüz…
Ancak iki tekerin üzerinde gittiğinizi asla unutmayın…
Aha ben uyarayım da…
(Alıntı: Metin Topkaya Değişim Gazetesi Ordu)