31 Mart'tan sonra Samsun'u adeta 'zamlı yaşama alıştıran Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, suya, ulaşıma, mezar ücretlerine 'yüksek zamları yaptı' ama Sosyal Tesislere herhalde yapmayacak diye düşünmüştüm.
Öyle ya adı bile 'sosyal tesis'.
Yani dar gelirli vatandaşın, kafelerde yiyecek ve içeceklere yüksek ücret ödeyemeyenlerin 'nefes aldığı yer belediyelerin sosyal tesisleri'....
O nedenle 'Başkan Demir, her şeye zam yapar ama sosyal tesislere gelince, zammı 'hükümetin enflasyonla mücadelesindeki hedefi olan tek haneli rakamlarda tutar' dedim kendi kendime ama yine yanıldım.
Aslında yanılmazdım; 5. Mustafa Dönemi'nin 'zamlar ve yıkım dönemi olacağını' tahmin etmekte zorlanmazdım da, AK Parti Belediyeciliği iddiası ile 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da dediği gibi, "Gönül belediyeciliği' noktasında 'belki çekinebilir' diye düşünmüş olabilirim.
Bir anlık yanılgı yani.
Samsun'un son zamanlarda yaşadığı travmalardan olan 'Kafa karışması da' diyebilirsiniz..
Hani Çiftlik Caddesi'nin trafiğe kapanması ve Cadde AVM için 5 yıl önce 25 milyon lira harcanıp yapıldıktan sonra, yine AK Partili Başkan tarafından yıkılması ve trafiğe yeniden açılması gibi bir şey.
Suya yüzde 25, ulaşıma yüzde 20, mezarlık ücretlerine zammı, göreve gelir gelmez kısa sürede gerçekleştiren Başkan Demir, 'yüzlerce kişinin geldiği belediye sosyal tesislerine zammı yapmaz mı?..
Şak diye yapar hem de..
Merak ettim sordum..
Fiyatları da aldım.
Dudak uçuklatacak rakamlar.
Kaçırmışım yani, bir kaç gün önce zamları patlatmışlar.
Sosyal belediyecilik yerine 'ticarette mahir olan ve ticari düşünen' bir zihniyet, 'tabi ki tek haneli yapmayacak zamları'..
Yüzde 25-35-40 arasında değişiyor.
"Nasıl Doğu Park'taki kafeyi tasarruf tedbiri diye kapatmaya kalkıp, tepkiler olunca da bir günde yeniden açtıysa, belediyenin sosyal tesisi de kar-zarar ilişkisine göre yeniden fiyat ücretlendirmesi yapmış.
Zam furyası çayı, suyu vurmuş..
O nedenle Samsun kamuoyunu, özellikle dar gelirlileri uyarıyorum..
Çocuklarınızı da alıp bu gün pide yiyelim, çay içelim gibi, belediye sosyal tesislerine gitmeden önce 'cepteki paranızı kontrol edin'. Ay sonunu iyi düşünün..
Çayı fincanda içmeyin. Dört kişiyseniz 4 şişe su istemeyin, 2 ile idare edin.
Çorba kaç liradır diye ‘Ana yemek öncesi az çorba demeyin’
Hadi birer keyif çayı daha içelim demeden önce iki kere düşünün.
Hele serpme kahvaltı işe ‘cep yakıyor’ aman..
Hele ki, ‘şöyle güzel bir de salata’ demeden önce, ‘zam var mı vam’ diye iki kez sorun, atlayabilirsiniz..
Çünkü hesap gelince, şok yaşayabilirsiniz.
Cüzdanınıza her ihtimale karşı, normalin yüzde 40 daha fazlası para koyun.
Çay 2,5 lira.
Fincanda istersen 4 lira.
Pide 12 liradan 18 liraya..
Bir kişilik serpme kahvaltı 48'den 69 liraya
Çorba 6'dan 8 liraya
Su bildiğimiz su 1 liradan 1,5 'ya yükseldi.
En küçük salata 10 lira. Teferruatlısı katlamalı..
O nedenle 'sosyal tesis diye Büyükşehir'in belediye tesislerine giderseniz, "adındaki sosyal kısmına takılmayın. Ne yediğinize ve cebinizdeki para ne kadar, yiyecekleriniz ne kadar tutar o kısma kilitlenin...
Çocuklarınıza da dikkat edin, “meyve suyu gibi laf arasında sipariş verebilirler, kapak açıldı mı iş biter’.
Unutmayın dönem o eski dönem değil.
Ne musluktaki su, eski fiyatında, ne bindiğimiz otobüs, tramvay..
Ölmenin kolay, gömülmenin zor olduğu bir dönemdeyiz..
Mezarlık fiyatları bile uçuyor.
Dönem belediyecilik tarihimizdeki 5. Mustafa dönemi..
Bu dönem sanırım tarihe adını 'Zamcı belediye' olarakta yazdırmaya aday..
Ayrıca eskiden yapılanları 'yıkım işleri de var'.
Hepsi bir araya gelince nasıl anılacak ben de merak ediyorum.
Şimdiden oturtamadım, 4 yıl var daha geride.
Bu arada küçük bir ayrıntı daha var 'dikkatinizi çekmek isterim'..
Başkan Mustafa Demir'in, bakanlık ve vekillik döneminde polis koruması olan kişi, 'bildiğiniz gibi SASKİ'de Daire Başkanlığı'na getirildikten sonra, 'bu tesislerin de sorumluluğu görevi verildi'..
Aynı zamanda 'dışarıdan basın danışmanı olan ve maaşını belediyenin bir biriminden alan gayri resmi basın danışmanının da eşi oluyor tesislerden sorumlu kişinin..
Yani Başkan Mustafa Demir'in sağındaki ve solundaki isimler neredeyse.
Merak ettiğim 'Sanki Samsun'da yaşamıyorlarmış gibi', böylesine dar gelirli vatandaşların, işsizlerin yoğun olduğu bir kentte, 'bu zamlar yüksek' diye uyarmıyorlar mı, çok meraktayım..
Herkes 'pat diye genel müdür daire başkanı, basın danışmanı olamıyor ki; geliri bir anda kat kat katlansın.
İşçi Mehmet yine işçi, işsiz Ahmet yine işsiz. Emekli de aynı dar gelirle yaşam mücadelesi veriyor.
Belediye işçisine imzalanmış yüzde 17 zammı vermeyip yüzde 3 yeter diyenler, o tesislerden arada sırada çoluk çocuğuyla, yararlanan dar gelirlinin yiyecek ve içeceğine yüzde 40 varan zam nasıl yapar onu anlamıyorum..
Aslında anlıyorum da, "Aklım, mantığım almıyor"..
Dönem o dönem işte..
------------

DİKKAT ZAM VAR