Yeşilay Haftası kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen "Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar" etkinliği, bağımlılığın bilimsel ve toplumsal gerçeklerini gözler önüne serdi. Uzmanlar, madde kullanımının beyindeki ödül mekanizmasını nasıl tahrip ettiğini çarpıcı örneklerle açıkladı.
DOPAMİN DENGESİ VE BEYNİN OYUNU
OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, bağımlılık sürecinin beyindeki dopamin salınımı üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. Altın, normal bir aktivitenin (yemek yemek gibi) 5 birim dopamin salgılatırken, maddelerin 100 birim salgılatarak sistemi bozduğunu belirtti:
"Kişi maddeyi kullandığında dopamin tavan yapar ancak sonra sıfıra inmez, eksiye düşer. Eksiye düşen beyin; anksiyete ve huzursuzluk yaratır, kişiye 'tekrar kullanırsan kurtulursun' diyerek oyun oynar. Bu sarmalda en büyük risk sigaradır. Sigara, bağımlılığın emekleme safhasıdır."

TEKNOLOJİDEN GIDAYA "HAZ" BAĞIMLILIĞI
Yeşilay Samsun Şubesi Başkanı Emre Güneş, bağımlılığın sadece maddelerle sınırlı olmadığını, teknoloji ve gıda tüketiminin de benzer bir döngü yarattığını ifade etti. Dubai çikolatası örneğini veren Güneş, "İlk yediğimizdeki o büyük haz, sonraki seferlerde yok. İşte bağımlılık tam olarak bu haz arayışıdır. Durağan hayattan kaçmalı ve spora yönelmeliyiz" dedi.

NARKOTİK POLİSİNDEN "HAYATININ KAPTANI OL" MESAJI
Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Hasan Arslan ise gençlere özgür birey olmanın önemini anlattı. Bağımlılığın sadece bireyi değil tüm aileyi hapseden bir süreç olduğunu vurgulayan Arslan, öğrencilere kendi hayat hikâyelerini başkalarının değil, kendilerinin yazması gerektiğini söyledi. Etkinliğin en ilgi çeken anlarından biri ise narkotik arama köpeği Hector’un öğrencilerle buluşması oldu.

İhlas Haber Ajansı