Petrol fiyatları, Orta Doğu’da çatışmaların yeni bölgelere yayılmasına rağmen sevkiyatın alternatif güzergâhlardan devam etmesiyle geriledi. Önceki seansta yüzde 7,91 yükselen Brent petrol, kâr satışlarının etkisiyle 89,78 dolar seviyesine indi. ABD tipi ham petrol WTI ise 83,82 dolardan işlem gördü.
Orta Doğu’daki savaş ve deniz taşımacılığına yönelik tehditler petrol piyasalarındaki belirsizliği artırırken, fiyatlar sert yükselişin ardından yönünü aşağı çevirdi. Yatırımcıların bölgedeki petrol arzı ve sevkiyat güzergâhlarına odaklanmasıyla Brent petrol önceki seansta elde ettiği kazançların bir bölümünü geri verdi.
BRENT PETROL 90 DOLARIN ALTINA İNDİ
Brent petrol vadeli işlemleri 30 Temmuz 2026 Perşembe günü yüzde 1,06 düşüşle varil başına 89,78 dolara geriledi. ABD tipi ham petrolün gösterge fiyatı olan WTI ise yüzde 0,76 kayıpla 83,82 dolar seviyesinde işlem gördü.
SERT YÜKSELİŞİN ARDINDAN KÂR SATIŞLARI GELDİ
Brent petrol, önceki seansta yüzde 7,91, WTI ise yüzde 6,56 değer kazanmıştı. Söz konusu yükseliş, ABD ile İran arasındaki savaş döneminde görülen en sert günlük fiyat hareketlerinden biri olarak kaydedildi. Fiyatlardaki yükselişte, İran’ın Ürdün’deki bir ABD üssüne yönelik saldırısının ardından Washington’dan gelen açıklamalar etkili oldu.
Ancak yatırımcıların petrol sevkiyatının tamamen durmadığını görmesi ve yüksek fiyatların ardından satışa yönelmesiyle piyasalarda geri çekilme yaşandı.
ALTERNATİF GÜZERGÂHLAR FİYATLARI BASKILADI
Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin büyük ölçüde durmasına rağmen Körfez bölgesinden dünya piyasalarına petrol akışının devam ettiği belirtiliyor. Rystad Energy’nin tahminine göre bölgeden günlük yaklaşık 13 milyon varil petrol, alternatif güzergâhlar ve taşıma yöntemleriyle piyasalara ulaşmayı sürdürüyor.
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etmesinin ardından Bab el-Mendeb Boğazı’nda taşımacılık aksasa da özellikle Çin bağlantılı tankerlerin sevkiyata devam ettiği bildirildi.
“İRAN’IN HÜRMÜZ ÜZERİNDEKİ KOZU ZAYIFLAYABİLİR”
IG piyasa analisti Tony Sycamore, petrolün farklı kanallar üzerinden bölgeden çıkarılmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Sycamore, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Toplam hacimler azalmış olsa da petrol bölgeden farklı kanallar aracılığıyla çıkmaya devam ediyor ve yeni alternatif güzergâhlar geliştiriliyor. Bu durum ne kadar uzun sürerse, alternatif rotalar ve yöntemler İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kozunu o kadar zayıflatacaktır.”
İRAN HÜRMÜZ TEKLİFİNİ REDDETTİ
Savaş öncesinde küresel petrol ve doğal gaz akışının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu. Boğaz, ABD-İran savaşının başlamasının ardından büyük ölçüde kapalı kaldı. İran, Umman’ın Hürmüz Boğazı’nın bölgesel ortak yönetimine açılmasını öngören teklifini reddetti. Üst düzey bir İranlı yetkili, boğazın İran ve Umman tarafından kendi kontrol alanlarına göre yönetilmesi gerektiğini, diğer bölge ülkelerinin yönetime katılmasının kabul edilmeyeceğini açıkladı.
ABD VE SUUDİ ARABİSTAN IRAK’TA SALDIRI DÜZENLEDİ
ABD ve Suudi Arabistan’ın, Irak’taki İran destekli paramiliter güçlere yönelik hava saldırıları düzenlediği bildirildi.
Saldırıların, Irak topraklarından Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yöneltildiği belirtilen insansız hava aracı saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği aktarıldı. Suudi Arabistan böylece ABD öncülüğündeki hava operasyonlarına ilk kez kamuoyu önünde katılmış oldu.
KIZILDENİZ İÇİN ULUSLARARASI KOALİSYON ARAYIŞI
Suudi Arabistan’ın, Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını Husi saldırılarından korumak amacıyla uluslararası bir koalisyon oluşturmak için çok sayıda ülkeyle görüşme yürüttüğü bildirildi. Koalisyonun yapısının henüz kesinleşmediği belirtilirken Husiler, 20 Temmuz’da Suudi Arabistan’a karşı Kızıldeniz’de deniz ablukası ilan etmişti.
Husilerin Bab el-Mendeb Boğazı’ndaki gemi trafiğini hedef alan açıklamaları, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin ardından küresel enerji taşımacılığına yönelik riskleri artırdı.
Kaynak: Haber Merkezi




