Yapay zeka teknolojilerindeki gelişmeler umut verici olsa da, dil öğrenme sürecinin yalnızca gramer ve kelime bilgisiyle sınırlı kalmayıp, kültürel aktarımları da içermesi gerektiğine dikkat çeken Preply, bu kapsamda geniş çaplı bir araştırma gerçekleştirdi. ABD, Almanya, İspanya, İtalya, Polonya, Brezilya ve Türkiye'den 2.703 öğrenciyle yapılan görüşmeler ve 40 ülkede 1.035 İngilizce öğretmeniyle yürütülen anketler, insan etkileşiminin dil öğrenmedeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Preply’nin yaptığı eğitimde yapay zeka uygulamaları araştırması, eğitim teknolojilerinin geleceğini şekillendirmede yapay zekanın potansiyelini ve sınırlarını anlamamıza yardımcı oluyor.
Yapay Zeka En Çok Gramer Egzersizleri Oluşturmada Kullanılıyor
Online İngilizce özel ders platformu Preply’nin 2703 öğrenci ve 1035 öğretmenle yapılan detaylı araştırmasına göre yapay zekanın dil öğretiminde sıklıkla kullanıldığı ve genel olarak günlük rutin işlerin kısaltılmasında rol oynadığı belirtildi. Yapılan araştırmaya göre, yapay zeka sırasıyla gramer egzersizi oluşturmada (%41), dil eğitimi yardımı (%36) ve okuma / dinleme aktiviteleri (%35) oluşturmada daha yaygın kullanılıyor.

İngilizce Eğitiminde Yapay Zeka Kullanımında Lider Avustralya
Bu sorulara verilen yanıtlara göre, İngilizce öğretmenlerinin yarısından fazlası (%52) yapay zeka ve otomasyon araçlarını aktif olarak kullanıyor. İngilizce eğitiminde yapay zeka kullanımında liderliği %63 ile Avustralya alırken, ABD %58 ile onu takip ediyor. Türkiye'nin sonucu ise %40 ile Avrupa ortalaması olan %41’e oldukça yakın.
10 Öğrencinin 7’si Öğrenme Süreçlerinde İnsanı Tercih Ediyor
Preply tarafından yürütülen araştırma, 10 öğrenciden 7'sinin öğrenme süreçlerinde insan etkileşimi ve rehberliğinin önemini fark ettiğini gösteriyor. Türkiye'de de benzer sonuçlar elde edildi; katılımcıların %67'si, öğrenme sürecine bir insan öğretmenin dahil olmasının önemli olduğunu düşünüyor. Öğretmenler, hayatımıza yalnızca pratik bilgi değil, yaşamsal izler de bırakıyor. Bazı davranışları, yaklaşımları ve düşünme biçimlerini doğrudan tanıdığımız öğretmenlerden öğreniyor; hatta onların teşviki ya da onlara duyduğumuz bağlılıkla mesleğimizi bile seçebiliyoruz.
Öğrencilerin %73'ü Yapay Zekaya Endişeli Yaklaşıyor
Yapay zeka, eğitim ve öğrenme süreçlerinde yeni ufuklar açsa da, bu gelişmiş teknolojiye karşı duyulan endişeler de sıklıkla dile getiriliyor. Preply araştırmasına göre, katılımcı öğrencilerin %73'ü yapay zeka kullanımına dair endişeli olduğunu belirtiyor. ABD'deki öğrencilerde bu oran %77'ye çıkarken, İspanya %80 ile en yüksek endişe seviyesine sahip. Cinsiyet farkına bakıldığında, kadınların %76'sı erkeklere kıyasla (%70) daha fazla endişe taşıyor. Jenerasyonlar arasında ise Z kuşağı, yapay zeka konusunda kendilerinden önceki kuşaklara göre daha temkinli.
Haber Merkezi