Bazen eski fotoğraf albümlerine bakıp "Ne kadar gençmişiz" deriz ya, bugün başka bir albüme, dijital kütüphanelerimize ve eski fişlerimize bakacağız. Konumuz, hepimizin malumu olan o hüzünlü soru: Eskiden oyun almak daha mı kolaydı?
Barış Bulut'un hazırladığı çarpıcı analiz, 2016 ile 2026 arasındaki o 10 yıllık uçurumu gözler önüne seriyor. Sonuçlar şaşırtıcı değil belki ama kesinlikle düşündürücü.
Matematik Konuşsun: 24'ten 20'ye Düşüş
Gelin önce duygusallığı bir kenara bırakıp matematiğe bakalım.
-
2016 Yılı: Asgari ücret 1.300 TL. Bir oyuncu bu maaşla, dönemin popüler oyunlarından ortalama 24 adet alabiliyormuş. (Stardew Valley 24 TL, FIFA 16 ise 209 TL imiş.)
-
2026 Yılı: Asgari ücret 28.075 TL. Rakam kulağa devasa geliyor değil mi? Ama aynı oyuncu bu parayla, günümüzün oyunlarından ortalama 20 adet alabiliyor.
Yani teknik olarak, cebimizden her ay 4 oyun eksilmiş. "Sadece 4 oyun mu?" demeyin. Bu hesaplama, hala Türk Lirası ile satış yapan ve "son kalemiz" olan Epic Games fiyatları üzerinden yapıldı.
Asıl Dram: Steam Gerçeği
Eğer bu hesabı, dolar kuruna geçerek bizi terk eden Steam üzerinden yapsaydık, tablo muhtemelen korku filmine dönerdi. Analizdeki en kritik nokta da burası. 2016'da her yerden oyun alabiliyorduk; bugün ise uygun fiyatlı oyun için Epic Games gibi platformlara sığınmak zorundayız.
FIFA'dan FC'ye: Enflasyonun Golü
Örnekler üzerinden gitmek durumu daha net anlatıyor. 2016'da arkadaşlarınızla halı saha yapar gibi FIFA 16 almak istediğinizde 209 TL ödüyordunuz. Bu, maaşınızın yaklaşık altıda biriydi. Bugün EA SPORTS FC 26 almak isterseniz ödemeniz gereken rakam 2.599 TL. Bu da asgari ücretin onda birine denk geliyor gibi görünse de, yaşam maliyetlerinin artmasıyla o parayı kenara ayırmak artık 2016'daki kadar kolay değil.
Alım Gücü Sadece Rakam Değildir
Veriler bize şunu söylüyor: 2016'da bir oyuna 150 TL vermek bize "normal" geliyordu. Bugün bir oyuna 2.500 TL vermek, (maaşlar artsa bile) psikolojik olarak çok daha ağır geliyor.
Eskiden "Harçlıkları biriktirip oyun alalım" diyebiliyorduk. Şimdi ise "Taksitle oyun almak" veya "İndirim beklemek" yeni normalimiz oldu.
Sonuç Olarak...
10 yılda sadece takvim yaprakları değişmedi; oyun oynama lüksümüz de şekil değiştirdi. Asgari ücret dolar bazında artmış gibi görünse de (371 dolardan 655 dolara), oyun fiyatlarının küresel artışı ve bölgesel fiyatlandırmaların yavaş yavaş kalkması, Türk oyuncusunu köşeye sıkıştırdı.
Bugün hala 20 oyun alabiliyorsak, bunu büyük oranda Epic Games gibi yerel fiyatlandırmada direnen platformlara borçluyuz. O yüzden tavsiyem; o "Satın Al" butonuna basarken bu günlerin kıymetini bilin, çünkü 2036'da bu tabloyu mumla arayabiliriz.