Elbette sadece Samsun'un sorunu değil ama kentimizde üniversite ve devlet hastanelerinde randevu krizi iyiden iyiye çileye döndü.
Randevu kuyruğunda aylar, acil tedavide kayıp haftalar adeta Samsun’da sağlıkta erişim krizine dönmüş durumda.
Hemen her hastanın ya da hasta yakınının sorunu haline gelmiş olan MR, tomografi ve endoskopi gibi hayati görüntüleme hizmetleri için;
Ne yazık ki, randevu süreleri aylar sonrasına sarkmış durumda.
Ayrıca özellikle OMÜ Tıp Fakültesi’nde hocalardan randevu almak da bir o kadar zor.
Elbette devlet hastanelerinde veya OMÜ Tıp Fakültesi'nde, nitelikli personel ve teknik ekipman eksikleri olabilir ama 'özel hastanelerin başardığını' devlet destekli hastaneler neden yapmasın.
En azından süreler daha aza neden inmesin, cihaz sayıları neden artırılmasın.
Personel sayısını artırabilir ve daha rantabl kullanabilir.
Aslına bakarsanız ekonomik ve imkanlar açısından kim daha güçlü?
Elbette devlet destekli hastaneler.
Örnekleyelim.
Üstte bahsettiğim gibi Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi başta olmak üzere devlet hastanelerinde MR, tomografi ve endoskopi gibi hayati görüntüleme hizmetleri için randevu süreleri aylara sarkarken;
Özel hastaneler aynı işlemleri 1 ila 7 gün içinde tamamlayabiliyor.
Bu aradaki süre farkı bir uçurum değil mi?
Ve bu uçurum, vatandaşı maddi imtihanla karşı karşıya bırakmıyor mu?
Hasta vatandaş ya aylarca bekleyecek ya da özel hastaneye yüksek ücret ödeyerek zamanla yarışacak.
İşin özeti bu.
Tabi ki, devlet hastaneleri ve OMÜ Tıp Fakültesi, bölgesel hizmet veriyorlar ve hasta sayıları kat ve kat çok fazla.
Özel hastaneler ise parası olanın tercih ettiği sağlık kuruluşları.
Hız ve konfor isteyen parayı bastırıp, özel sağlık kuruluşlarının yolunu tutabilir.
İyi de bir yanda aylar, bir yanda bir kaç gün içinde çözüm çok büyük bir fark değil mi?
Özellikle OMÜ Hastanesi gibi bölge referans merkezlerinde, görüntüleme ünitelerine olan talep kapasitenin çok üzerinde bu doğru.
TIP Fakültesi Başhekimi Prof. Ünsal Özgen de 'cihaz ve personel sorunlarını gündeme getiriyor ancak, çözüm de yine OMÜ yönetiminde.’
OMÜ'nün bölgesel vizyonu ve misyonu için 'farklılıklar yapmak, bu konulara çözüm bulmak da yönetimin görevi.’
Bu konuda OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın'ın gözle görülür bir iyileştirme yapması sağlık kenti iddiası olan Samsun için elzem bir durum.
Bakın hastalardan gelen geri bildirimlere göre randevu süreleri ne kadar uzun.
* MR ve tomografi için 3-6 ay,
* Endoskopi için 2-4 ay arasında değişen randevu sürelerinden bahsediyor.
Bu süreler, acil olmayan ancak erken teşhisin hayati önem taşıdığı onkolojik şüpheler veya kronik ağrılar gibi durumlarda hasta yaşamını olumsuz etkiler.
Özel hastanelerdeki tablo ise çok farklı;
* Birçok özel hastane ve tıp merkezi, MR çekimi için "aynı gün" veya "24 saat" gibi vaatlerle hizmet veriyor.
* Sonuçlar genellikle 1-3 iş günü içinde hastaya ulaştırılıyor.
Bu iki tablo arasındaki fark, temel bir eşitsizliği ortaya koyuyor: Parası olan zamanı satın alabiliyor, olmayan ise sırasını beklemek zorunda kalıyor.
Aslında çok acı bir tablo.
İşte bu nedenlerle OMÜ ve devlet hastanelerinden özel hastanelere 'hastalar kaymak zorunda kalıyor.’
Borç harç bulup o yüksek bedelleri ve otelcilik hizmetlerini 'parayla satın almak zorunda' yoksa teşhis ve tedavisi gecikebilir.
Krizin perde arkası ve neden bu kadar uzun süre bekleniyor yanıtları çok basit ama çözümleri ise nedense 'hep bir başka bahara bırakılması’ ise ne yazık ki, sorunun ta kendisi.
Mesela;
OMÜ Hastanesi gibi üniversite hastaneleri, çevre illerden de yoğun hasta kabul ediyor. Ancak, hasta sayısındaki artışa rağmen MR, tomografi cihazı sayısı ve endoskopi ünitesi kapasiteleri aynı oranda artırılamıyor.
Sınırlı sayıdaki cihaz ve odanın önünde, kuyruklar uzadıkça uzuyor, randevular da aylara sarkıyor.
Cihaz yetse de personel sıkıntısı baş gösteriyor.
İyileştirme her alanda olmalı.
Cihazları kullanacak radyoloji teknisyenleri, çekilen filmleri değerlendirecek radyolog doktorlar ve endoskopi yapacak gastroenterologlar veya cerrahlar gerekiyor. Bu konuda da yeterlilik yok.
Üniversitede 'asistan sorunu da' hat safhada.
Yani insan kaynağı sorunları da bir türlü çözülemiyor ve yönetim bu konularda acilen bir şeyler yapmalı.
Başka çözüm önerileri olabilir.
Yaptığım araştırmada bazı iyi fikirler de almadım değil.
Paylaşmak isterim.
Mesela;
Hastaneler arası randevu havuzu oluşturulabilir.
Samsun'daki tüm devlet ve üniversite hastanelerinin görüntüleme randevu sistemleri entegre edilmeli.
OMÜ'de 3 ay sonraya randevu verilirken, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde veya başka bir devlet hastanesinde boş kapasite varsa, sistem hastayı otomatik yönlendirmeli.
* Cihaz ve personel yatırımı olmalı. Ama nitelikli personel, ahbap çavuş ilişkisiyle torpilli personel değil.
* Hasta çekimleri "Acil", "Yüksek Öncelikli", "Rutin" gibi kategorilere ayrılmalı.
* Acil vakalar, aynı gün veya ertesi gün içinde işleme alınmalı. Bu sayede kanser şüphesi olan bir hasta, rutin kontrol için bekleyen bir hastanın arkasında kalmamalı.
* Ve çok acil önlem olarak, yüksek ek ücret almadan, herkesin ödeyebileceği miktarda bir bedelle boş kapasitesi olan özel hastaneler, SGK veya emekli sandığı anlaşmalı olarak kamu yararı için hasta kabul edebilir.
Randevu havuzuna özel hastaneler de dahil edilebilir.
Özel hastanelere hasta kaydırma iddiaları yerine, 'özel hastaneleri de çözümün bir parçası' haline getirebilmenin bu yolu 'randevu krizinde' bir rahatlama sağlayabilir.
Bu aynı zamanda sağlıkta adalet ve eşitlik için de önemli bir hamle olur ki;
Samsun Valisi Orhan Tavlı bu konuda, Sağlık Bakanlığı'na 'örnek oluşturabilecek' bir çalışmayı Samsun'da pilot bir uygulama veya öneri olarak hayata geçirmek için adım atabilir mesela.
Ben şahsen bu konuda çok şikâyet aldığım için birkaç gündür 'yetkili, uzman bir çok kişiyle konuştum ve bu şekilde' çözüm önerileri oluşturdum.
Bu arada sağlıkta her sorunun çözümünü Şehir Hastanesi’nden beklersek, işimiz zor.
Umarım;
Samsun'dan yükselecek bu çağrının, tüm Türkiye için bir model olabilir.
Neden olmasın.
İyi niyet ve iyi bir koordineyle mümkün.

HASTA RANDEVU KRİZİ NASIL ÇÖZÜLÜR?

Samsun Valisi Orhan Tavlı

OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın

OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ünsal Özgen