Bir devlet memuru şu soruyu sordu:
“Kamuda memur olarak görev yapmaktayım. Az önce 21 Ekim tarihli Halk’taki yazınızı okudum. Memurların sakal serbestliği ile ilgili herhangi yasal bir karar bulunuyor mu?”
Uzmanlık alanım değil ama bildiği kadarı ile şu yanıtı verdim:
“657 sayılı Kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikte ‘sakal bırakılmayacağı’ açık şekilde belirtilmiş olmasına rağmen uygulamada, memur sendikalarının aldığı karar doğrultusunda devlet memurları sakal bırakabilmektedir. Ancak kamu kurumları isterse sakal bırakmaya ceza verebilir.”
Soran memur da teşekkür etti.
Aradan birkaç saat geçmişti ki, e-posta adresime bir memur sendikasından “Okuma projesi açılış töreni” ile ilgili bir haber düştü.
Habere göre bir memur sendikası ile bir eğitim sendikası tarafından bir ilkokulda program düzenlenmiş.
Programa Samsun Valisi Sayın Doç. Dr. Zülkif Dağlı, il ve iki ilçenin milli eğitim müdürleri, sendikaların başkanları katılmış.
Haberle birlikte servis edilen fotoğraflara baktım.
Sayın Vali Dağlıtakım elbise, kravatı günlük olduğu traşlı görüntüsü ile tam bir devlet memuru.
Bir diğer fotoğraftaki memur sendikası başkanının yüzünde ilk bakışta siyah maske var sandım.
Yanlış görmüşüm!
Siyah maske değil, simsiyah-kapkara bir sakalmış!
Memur sendikası başkanı olduğuna göre, 657 sayılı devlet memurlarına kanununa göre görev yapıyor!
Takım elbiseli, kravatlı.
Yani giyim-kuşamı yerinde.
Simsiyah-kapkara sakallı bir devlet memuru!
Sendikaların aldığı karara göre memurlar sakal bırakabiliyormuş.
Eh bu kadarına da pes doğrusu!
Diğer fotoğraf karesinde de bir eğitim sendikasını eğitimci başkanı var.
O da sakallı ama memur sendikası başkanınki kadar kara ve uzun değil.
Sadece biraz da ak düşmüş sakallarına!
Takım elbisesi var ama takmama kararı aldıkları için kravatsız!
Üç fotoğraftaki biri mülki amir, diğer iki kişi ise memur!
Nerede o eski memurlar!