Samsun'un Tekkeköy ilçesinde Cengiz Holding'e bağlı Eti Bakır A.Ş.'nin bulunduğu 241.2 hektarlık alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 'Özel Endüstri Bölgesi' ilan edildi. Konuya ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı.

SAMÇEP üyeleri, Eti Bakır'ın tanınan 'Özel Endüstriyel Bölgesi' kararının iptal edilmesi gerektiğini savundu.
Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP) Sözcüsü Adnan Korkmaz, 31 Ocak 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararı ile Samsun Eti Bakır tesislerinin bulunduğu alanın 'Özel Endüstriyel Bölge' olarak ilan edilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
ÇED KARARI GEREKLİDİR
Adnan Korkmaz şöyle konuştu: "Özel endüstri bölgesi ilan edilecek alanlarda yeni yatırımlar için 'ÇED Olumlu' kararı veya 'ÇED Gerekli Değildir' kararının alınmış olması zorunludur. Ancak, E-ÇED sisteminde yapılan incelemeler sonucunda, Eti Bakır A.Ş.'nin devam eden ve ÇED süreci tamamlanmamış 2 adet projesi olduğu görülmüştür."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Eti Bakır'a ait 241.2 hektarlık alan 'Samsun Özel Endüstri Bölgesi' olarak ilan edildi.
TEKKEKÖY HALKI ENDİŞELİ
SAMÇEP Sözcüsü Korkmaz, "Tekkeköy ilçesinde bulunan Eti Bakır işletmesinin genişleme süreçleri ve bölgedeki sanayi yoğunluğu, hava, su ve toprak kirliliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Halihazırda bölge halkı, hava kalitesi ölçümleri ile solunan hava arasındaki büyük fark nedeniyle endişelerini dile getirmektedir. Özellikle sanayi tesislerinin yaydığı kükürt dioksit, azot oksitler ve partikül maddelerin yoğunluğu bölge halkının sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Akciğer hastalıkları, kronik solunum yolu rahatsızlıkları ve alerjik hastalıklarda artış yaşandığı bilimsel verilerle de ortaya konmaktadır" diye kaydetti.
KARARIN İPTAL EDİLMESİ GEREK
Adnan Korkmaz, "ÇED süreci tamamlanmadan, hukuka ve bilimsel verilere aykırı biçimde verilen Eti Bakır Özel Endüstriyel Bölgesi kararının iptal edilmesi gerekmektedir" diyerek, çağrılarda bulundu: "Bölgedeki çevresel etkilerin bağımsız denetçiler tarafından titizlikle incelenmesi ve halkın bu süreçlere dahil edilmesi sağlanmalıdır. Hava ve su kirliliği ölçümlerinin düzenli olarak şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması zorunlu hale getirilmelidir. Halk sağlığını doğrudan etkileyen sanayi projeleri konusunda kamu yararı gözetilmeli ve bağımsız bilim insanlarının görüşleri dikkate alınmalıdır."
[ilgili-haber=1777989]
Noyan Alper Cabbar