Samsun'da yaşayan 39 yaşındaki harita teknikerliği yapan Damla Alaçayır, ailesinin koruyucu aile olma deneyiminden ilham alarak 3 aylıkken yanına aldığı Y.A.'nın koruyucu annesi oldu. Alaçayır, "Koruyucu aile olmakta hiçbir zorluk yaşamıyorum. Toplumun bu konuda bir önyargısı var, daha fazla bilinçlenilmeli." diyerek, bu sürecin kendisi için ne kadar keyifli ve tatmin edici olduğunu anlattı.
KORUYUCU AİLELİK SÜRECİ VE İLHAM KAYNAĞI

Alaçayır'ın annesi Tijen Alaçayır ve babası Ümit Alaçayır, 10 yıl önce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü aracılığıyla 15 yaşındaki Y.'ye koruyucu aile olmuşlardı. Bu süreçte Y. ile kurulan güçlü bağlar, kızları Damla'yı da derinden etkiledi. Aile içindeki koruyucu ailelik deneyimleri, Damla'nın da bir gün kendi koruyucu annelik yolculuğuna çıkmasında en büyük motivasyon kaynağı oldu. Damla Alaçayır, bu ilhamla 2022 yılında henüz 3 aylık olan Y.A.'nın koruyucu annesi olmayı seçti.
BEKAR BİR ANNE OLARAK ZORLUKLAR VE KEYİFLER
Bekar bir koruyucu anne olmanın getirdiği sorumluluklara değinen Alaçayır, "Y.A.'ya hem anne hem de baba olarak yetmeye çalışıyorum. Herhangi bir zorluğunu hissetmiyorum. İleride mutlaka baba figürünü görmek isteyecektir, onu sorgulayacaktır ama elimden geldiğince baba figürünü kapatmaya çalışıyorum. Onunla yeri geliyor zıplıyorum, sırtıma alıyorum. Her türlü oyunları oynuyorum." şeklinde konuştu. Sürecin kendisi için gayet keyifli geçtiğini ve bekâr bir annenin taşıdığı ağırlığı hissetmediğini belirten Alaçayır, "Y.A. beni yormuyor. Aksine daha çok dinlendiriyor diyebilirim." ifadelerini kullandı. Samimi gördüğü kişilere durumu anlattığını ve çevresinden "Sen anne misin, biz hiç fark etmedik" gibi tepkiler aldığını da ekledi.
TOPLUMSAL BİLİNÇLENMENİN ÖNEMİ
Alaçayır, koruyucu ailelik konusunda toplumsal bilinçlenmenin şart olduğuna dikkat çekti. Çevresindeki ailelerin de benzer adımlar atmak istediğini ancak tereddütler yaşadığını vurgulayan Alaçayır, "İnsanların tereddütleri çok var. Bu da bilgisizlikten, ön yargı ve toplumun bu konuya bakış açısından kaynaklanıyor. Yakın çevremiz bunu anlayabiliyor ama diğer insanlar bu duruma çok farklı gözle bakabiliyorlar. Bu konuda toplumun biraz daha bilinçlenmesi gerekiyor." dedi.
Demirören Haber Ajansı