Kültürel ve tarihi mirasın en önemli vitrinlerinden biri olan kent müzesi, insanlığın estetik anlayışını, inanç dünyasını ve sosyal statü göstergelerini binlerce yıl öncesinden günümüze taşıyan eşsiz bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. İlk çağlardan itibaren insanoğlunun hem süslenme hem de korunma içgüdüsüyle şekillendirdiği nesneler, bugünün modern tasarım dünyasına adeta ilham veriyor. Kazı çalışmalarından elde edilen ve titizlikle korunan bu nadide parçalar, ziyaretçilerini zaman tünelinde sanatsal bir yolculuğa çıkarıyor.

Samsun Müzesi'nde sergilenen antik çağlara ait takılar, asırlar öncesinin zarafetini ve estetik anlayışını günümüze taşırken, müzeyi ziyaret eden vatandaşlar tarafından da büyük bir ilgiyle inceleniyor.
İNSANLIK TARİHİNİN EN ÖZEL EŞYALARI

Paleolitik Çağ'dan itibaren kazılarda bulunan ve geçmişten bugüne izlerin yansıtıldığı takı sanatı bölümü, insanlığın gelişim evrelerini takılar üzerinden gözler önüne seriyor. Müzede yer alan takı sanatı bölümündeki bilgilendirme yazısında, bu objelerin tarihsel önemi şu ifadelerle aktarılıyor:

"Takılar, insanlık tarihi boyunca çeşitli sebeplerle tüm kültürlerde kendine yer bulmuş en özel eşyalardandır. Paleolitik Çağ'dan bu yana takı; inanç sembolü, ritüel, kötülüklerden korunma, bereket ve kimi zaman sadece süs için kullanılmıştır. Her biri kendi içinde estetik barındıran kil yapımının da görüldüğü bu objeler; çeşitli hayvan kemikleri, renkli taşlar, deniz ve karadaki yumuşakça kabuklarından birtakım aşındırma ve delme işlemlerinden sonra takı halini almaktadır. Neolitik Çağ'da küçük taş, obsidyen ve yumuşakça kabuklarından imal edilen takılar, Kalkolitik ve Tunç Çağı'nda metalürjinin ilerlemesiyle bakır, altın, gümüş gibi metallerin yanı sıra tunç gibi birleşimlerden yapılmış; bazen de taş ve metal bir arada kullanılmıştır. Metalin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte geliştirilen çalma ve kazıma, delik işi, kabartma, taneleme, kakma, kaplama, telkâri teknikleri; altın ve gümüş gibi değerli metalleri süslemek, bir süs eşyasına veya takıya dönüştürmek amacıyla kullanılmış ve kuyumculuk ortaya çıkmıştır. Arkeolojik kazılarda büyük ölçüde ölü hediyesi olarak mezarlarda karşımıza çıkan diadem, toka, küpe, yüzük, hızma, kolye, fibula, broş, iğne, bilezik, bileklik, düğme, kemer tokası ve halhal gibi çeşitli takıların pek çoğu, günümüzde olduğu gibi eski insanlar tarafından da bir statü ve zenginlik göstergesi olarak kullanılmaktaydı"
ASIRLIK ZARAFETİN MATERYALLERİ

Müze raflarında sergilenen ve ustalıkla işlenen eserler, dönem insanının teknolojik imkanlarını ve el becerilerini de açıkça ortaya koyuyor. Asırlar öncesinin estetik anlayışını bugünün ziyaretçisiyle buluşturan nadide koleksiyon parçaları arasında; Erken Tunç Çağı'na ait taş kolye, yumuşakça kabuğundan yapılmış bileklik, hayvan kemiğinden yapılmış tarak, kemikten yapılan iğne, pandantif kolye ucu, bronzdan yapılmış ikili spiral, halhal, bilezik, kolye, küpe, yüzük ve birçok süs ile anı sembolü yer alıyor.

İhlas Haber Ajansı