Ulaştırma Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmelerinde Samsun'un bu kadar tartışılması iyi mi anlamadım.
Muhalefet milletvekilleri Samsun ile ilgili özellikle Kırıkkale-Samsun hızlı tren hattını eleştirmişler ama ortada ne var ki henüz.
Yani peronlar kuruldu da biz mi görmedik.
Aynı hikayeyi 15 yıldır dinliyoruz, şimdiden ne farkı var.
Ne kadar bütçe ayrıldı veya neresi başladı projede bilgi var mı?
Maketlerin ve kağıt üzerinde anlatılanların dışında nasıl bir adım atılmış mesela.
Her dönem gündeme gelen bu hızlı tren olayı sadece Samsun'un beklentisi mi?
Kesinlikle değil.
Ankara'dan Sarp'a kadar uzanan bir beklenti.
Yılan hikayesi olmuş yıllar içinde adeta.
Kırıkkale’de, Çorum’da, Amasya’da bekliyor aynı projeyi.
Sanki bize (Samsun'a) gelmiş de Trabzon milletvekili sonrasını soruyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş aslında çok doğru söylemiş.
“Önce Samsun'a gelsin de sonra oralara. Samsun'a gelmeden nasıl olacak.”
Kaldı ki, şimdi bu projenin biraz daha inandırıcı olmasının tek nedeni var.
Samsun Milletvekili Mehmet Muş'un, ağzından çıkan projeleri şekillendirmesi ve hızlandırması.
Bu konuda netlik var ve herkes de farkında.
Adli Tıp olayında bu sınavı başarıyla verdi.
Mücadeleci ve pratik yapısıyla, yapamayacağı şeyleri de söz vermeyen bir siyasetçi.
Ancak yine de bu hızlı tren olayında temkinli olmak gerekir.
Vatandaşı yanıltmak olmaz.
Bu konuda Mehmet Muş'un çabası olmasına rağmen, ete kemiğe bürünmüş bir başlangıç olmadan öyle bazılarının yaptığı gibi “methiyeler dizmek, lüzumsuz alkışlar yapmaya da gerek yok.”
Önce görmek gerekir.
Ne aşamada.
Ayrılan bütçe neyi kapsıyor.
Oyalama mı yoksa, başlanıyor mu?
Mehmet Muş'un pratik yapısını biliyoruz ama eski siyasilerimizin yaptığı gibi elindeki metinleri okuyarak 'cek-cak'larla geçen yeni süreler de istemiyoruz elbette.
Ankara-Samsun arasında önemli bir ticari harekete dönüşecek hızlı tren gelmelidir ve aynı projenin tekrar tekrar söylenmesi yerine en azından zemin çalışmalarına ve rayların döşenmesine başlamalıdır.

AK Parti Milletvekili Mehmet Muş
Yani vatandaşın gözleri kağıtların üzerinde yazanlardan başka bir şeyler görmeli.
Duyma dönemi değil, görebilme zamanı olmalı.
Samsun yıllarca iktidarlardan üvey evlat muamelesi gördüğü için şu an bu söylenenlere 'kimse inanmıyor elbette.’
Hayal dünyası hikaye diyorlar.
15 yıl da böyle oyalanırız diyorlar.
Sadece vatandaş mı?
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da "Hükümetin 'Erzincan-Trabzon Hattı' sözünü yıllarca ertelediğini, şimdi 'Samsun-Sarp Hattı' söylemiyle oyaladığını” iddia ediyor.
Bunlar yaşandı, doğrudur.
Ama bazı gerçekler de dikkatimi çekmiyor değil.
Mesela ilk kez;
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, komisyonda yaptığı sunumda Samsun-Sarp Hızlı Tren Hattı, Kılıçdede-Şehir Hastanesi-Kamu Kampüsü Hattı ile kuzey-güney ulaşımına yönelik projelerden bahsetti. Batı Çevre Yolu'nun acele kamulaştırmalarının yapıldığını kaydetti.
Daha önce Samsun'un adı bile geçmezdi.
Yani Samsun'a yapılacakları anlattı ve komisyonda o nedenle Samsun yatırımları tartışıldı.
Hoşuma gitti aslında.
Yıllardır bizim Samsun'a yatırım niye gelmiyor diye isyan ettiğimiz dönemler aklıma geldi.
Umarım sözde kalmaz, elbette takipçisi de olacağız.
Bu arada Ulaştırma Bakanlığı'nın bütçe ve yatırım kitapçığında yer aldı projeler bu da iyi haber.
Bu projeler lafta kalmazsa, Samsun gelecek dönemde yalnızca Karadeniz'in değil, Türkiye'nin de en stratejik ulaştırma merkezlerinden biri haline gelir.
Ancak; lafta kalmazsa. Burası önemli.
Samsun basını ve kamuoyu olarak sürekli hatırlatmaktan da geri durmamak gerekir.
Bu çok önemli.
Karadeniz Sahil Demiryolu, Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı, Şehir Hastanesi Raylı Sistem Projesi, lojistik merkez bağlantıları, kıyı koruma yatırımları ile OSB iltisak hatları gibi projelerle;
Sadece Samsun değil, 'orta ve doğu Karadeniz uçar ve birbirine entegre şehirler haline gelir.
Ankara-Samsun-Sarp Demiryolu 2011'den beri gündem de ama tek adım atlamamış olması önemli handikap tabi ki.
Ama bu kez de farklı sonuçları olur.
Önümüzdeki ilk genel seçime kadar bir şey yapılmazsa, kesinlikle siyasi bedelleri de olur.
Vatandaş yeni masallar dinlemek istemiyor artık.
Tabi ki bu arada Samsun'un olmazsa olmazlarından yeni organize sanayi bölgeleri de demiryolu ile desteklenmesi önemli.
Bu yatırım OSB'den limanlara hızlı yük taşımacılığını sağlayacak. Samsun'un bir diğer sanayi bölgesi olan Havza OSB de demiryolu ağına bağlanacak.
Planlanan lojistik bağlantı hatları ve OSB entegrasyonları, Samsun'u Karadeniz'in önemli bir lojistik ve ticaret merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor.
Yani sözün kısası.
Mehmet Muş'a Samsun güveniyor.
Kısa zamanda önemli kredisi oluştu.
Bu kente hizmet yapabilmek için Samsunlu olmak gerekmediğini, Samsunlu siyasilerin yapamadıklarını başararak göstermiş oldu.
Bu yüksek kredi notu sanırım onu da bölge milletvekili olarak güçlendiriyor.
Yani eli gittikçe daha kuvvetli hale geliyor.
Çünkü tüm projeler merkez Samsun'da olsa bölgesel kalkınmaya yönelik.
Önemli olan bunların hiçbiri "oyalama projesi" haline gelmemeli.
İşte o zaman büyük hayal kırıklığı olur.
Yazık olur.
Not: Başta Başöğretmenimiz Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin günü kutlu olsun.
