Sanatın Tüketildiği, Kısır Çekişmelerin Gölgesinde Kalan Koro Ruhu

Sanatın Tüketildiği, Kısır Çekişmelerin Gölgesinde Kalan Koro Ruhu

Hazır

Giriş: 28.11.2025 10:00 Güncelleme: 28.11.2025 10:00
Sanat camiasının derinliği ve zenginliği, ne yazık ki bazı kurumların enerjisini tüketen anlamsız, kişisel çekişmelerin ağırlığını taşıyacak kadar geniş değildir. Gözlemlerimiz, koro veya dernek B...

Sanat camiasının derinliği ve zenginliği, ne yazık ki bazı kurumların enerjisini tüketen anlamsız, kişisel çekişmelerin ağırlığını taşıyacak kadar geniş değildir.

Gözlemlerimiz, koro veya dernek Başkanlarının, kurumdan ayrılmış eski şefleri hakkında gereksiz ileri geri sözler sarfetmesi, asıl mesele olan sanatsal üretimi nasıl felç ettiğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor.

Oysa sanat, kısır rekabetlerin değil, yaratıcı ahengin alanıdır. Ayrılanlar, kendi yeni mecralarına çoktan yelken açmış, yeni hedefler belirlemişlerdir; ancak ne acıdır ki, geride kalan dernek başkanı bu ayrılığın olgunluğunu gösterememektedir.

Temel sorun, dernek Başkanının sanatsal geçmişten, o mücadelenin hangi yollardan geçtiğinden ve sanatçının birikiminden habersiz olmalarıdır. Bu bilgisizlik, kaçınılmaz olarak kiminle muhatap olduklarını bilememe durumunu doğurur.

Neticede, koro şefinin sanatsal kimliğini, özverisini ve sektördeki ağırlığını idrak edemeyen başkan, kaba ve çirkin sözlerle sınırları aşmaktan çekinmezler.

Oysa koro şefinin dili ile dernek yönetiminin dili farklı olabilir; bu fark, medeni bir ayrılıkla sonuçlanabilir ve bu kararın usulünce, anlaşmazlıklar dile getirilerek verilmesi en doğal hakkıdır. Fakat bu, kapıların koronun üzerine kilitlenerek, yangından mal kaçırır gibi bir tavırla olmaz, olmamalıdır.

Koronun kapatılması için sanki birilerine verilmiş bir söz varmış gibi!

Dahası, ayrılığın ardından yaşananlar, durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.

Ayrılan şef ve koro arkadaşları yeni bir oluşuma, sanatsal geleceğe odaklanmışken; dernek başkanı, dedikodu mahiyetindeki sınırları aşan laflarıyla bu gereksiz çekişmeyi sürdürme ısrarındadır.

Birde o korodan korist koparma girişimi komikliği!

Koro şefi kurduğu korada kimse olmazsa olmazı değildir. Koristin biri gider biri gelir Üstelik bu durum, yeni bir koro kurup yollarına devam eden derneğin enerjisini de sömürmektedir.

Asıl can yakıcı olan, bu çekişmenin zeminsizliğidir. Koronun etkinliklerinin tüm mali yükünü ve hatta organizasyonel emeğini şef ve koro arkadaşlarının üstlendiği bir ortamda, dernek başkanına düşen tek şey sadece lojistik destektir. Yani dernek başkanı için bu, bedava, hazır ve prestijli bir organizasyon anlamına gelmektedir.

Hiçbir maliyete ve asgari operasyonel çabaya girmeyen birinin, tüm yükü sırtlayan ve yeni yollara yelken açan sanatçı hakkında kaba ve itibar zedeleyici sözler sarf etmesi, yalnızca minnetsizliğin değil, profesyonel ahlak ve kültürden ne denli yoksun olunduğunun göstergesidir.

Kültürel ve sosyal etkinliklerden habersiz, ömrünü bu birikimi edinmeden geçirmiş dernek başkanlarıyla sanat ve sanatçı, bu dilleri ve değerleri anlamadıkları sürece, hiçbir zaman uyuşamayacaktır.

Artık yapılması gereken tek şey: Ayrılanlar gibi, geride kalanların da susup yeni hedeflere odaklanması ve sanatın ruhunu boğan bu kısır döngüye bir son vermesidir.

Bu konu ile ilgili Atatürk'ün güzel bir sözüyle bitirelim bugünkü yazımızı

"Sanat takdir görmediği yeri terk eder"

Öylede oluyor, çırpınmayın boşuna her zaman böyle olacaktır.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap