Evet bu sözlerim; öncelikle Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan yüzlerce kişi için.
Yani mimar, mühendis ve teknik personele..
Siz demek ki; yeterli olamadınız, proje üretememiş olacaksınız ki; başkanınız kendine 5 danışman almak için harekete geçti.
Sonra 'Samsun'da adam yokmuş gibi' Malatya'dan, İstanbul'dan, Kocaeli'nden getirilen A Takımı için;
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'e.
Demek ki, Samsun kaliteli yönetici üretememiş ve Başkan Demir göreve başlayana kadar, 'yöneticisiz, öylesine bir dönem geçirmişiz'.
Ve en nihayetinde de, Samsun'da 20 yıl Büyükşehir belediye başkanlığı yapan, AK Parti'nin Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz'a.
Hiç kimse mi yetiştiremediniz. Peki siz kiminle yönettiniz bu belediyeyi de 'danışman ordusu kurmadan 20 yıl hizmet ürettiniz'..
Bu sorularıma yanıt bulamayacağım gibi, 'sesimizi de kimseye duyuramayacağımız belli.
Zaman öyle bir zaman.
O nedenle kimse yok mu diye sordum ama;
Anlatmak yine bize kaldı sanırım.
ANLATAYIM..
Biraz geçmişten başlayalım.
Samsun'un nasıl kendi öz evlatlarıyla 'bu kente katkı verdiğini', bu günlere getirdiğinden bahsetmenin zamanı geldi.
Muzaffer Önder dönemi var mesela. Kendisi Samsun'un abisi olur. Hem de parti gözetmeden.
İkinci adamı Ahmet Sarı.
Herkesle diyalogu iyi.
Kapısı her daim açık. Çözüm adamı.
Arif Katar, şehir planlamacısı.
Samsun'un Büyükşehir adına şehircilikte temellerini atan isimlerden biri.
Özel Kalemde yine her kesin abisi konumunda Yılmaz Türkoğlu.
Zabıta Müdürü Cezmi Genez. Seyyar esnafın bile sevdiği bir isim. Çünkü halkın içinde.
Şimdilerde 'yabancılaştı, A Takımı Samsunlu değil Büyükşehir Belediyesi'nin ama siz bakmayın bugüne.
Bir zamanlar 'Bizden birileri vardı oralarda'.
Sonra Yusuf Ziya Yılmaz dönemi.
Bir Kenan Şara geçti bu Samsun'dan..
Başkan Yılmaz'ın sağ, sol değil, 'iki kolu adeta'.
Kudretli bir Genel Sekreter.
Tam bir danışman.
Yeri geldiğinde Başkan Yılmaz'ın bile karşısına dikilebilecek, inanmadığı hiçbir şeye imza atmayacak kadar 'gerçek danışman, saha adamı'..
Allah rahmet eylesin.
SASKİ'nin başında Coşkun Öncel.
Kendim şahidimdir, parasızlıktan suyu kesilen ve aramızda para topladığımız bir gariban için '200 lira da ben den' dediğine.
Onların da eleştirilecek konuları oldu, iyi de eleştirdim ama 'Samsun için ortak paydamızda, diyalog noktasında' hiç sıkıntımız olmadı.
İş başka, sohbet başka, diyebilecek kadar 'iyi yöneticilerdi'.
Sezar'ın hakkı Sezar'a.
Gelinen noktaya bakın.
Samsun'u yeniden oluşturan bu ekipler, 'danışmansız yaptılar' bu işleri.
Her mahallenin, her sokağın ve yaşayanlarının hassasiyetlerini bilerek yaptılar işlerini.
O dönemlerde SAMULAŞ Genel Müdürü Malatyalı değildi;
Genel Müdürün yeğeni satın alma müdürü de değildi elbette.
Bakım Onarım Müdürü, Kalite Kontrol şirketi, Genel Müdür Yardımcısı Malatya'dan getirilmişti.
Mali Hizmetler Müdürü dışarıdan.
Genel Sekreter Kocaeli'nden.
SASKİ Genel Müdürü İstanbul'dan gelmemişti.
Samsun'un yetiştirdiği, Samsun'da uzun süre hizmetler yapmış kişilerdendi, tüm A Takımı.
Yağlı maaşlı danışmanlara ihtiyaçları yoktu tabi ki.
Peki ne oldu Samsun'a.
Yılmaz'ın yerine göreve getirilen ve sadece 11 ay görevde kalan Zihni Şahin'in aday yapılmadığı Büyükşehir koltuğuna 31 Mart'ta Mustafa Demir oturdu.
Yılmaz'dan kalan A Takımı tek tek emekli oldu ve işi bıraktı.
Samsun'un hafızası sıfırlandı adeta.
Başkanlık koltuğuna oturan Mustafa Demir, vekillik ve bakanlık yaptı ama Samsun'u 'ne kadar bilebilirdi ki'..
Taşıma suyuyla, 'dışarıdan yönetici getirmeyle' değirmen dönmeyince, işler sarpa sardı sanırım.
Büyükşehir Belediyesi'nde de, 'Büyükşehirde hiç danışılacak kişi kalmamışçasına' danışmanlar dönemi başladı.
Tıpkı Samsun'da yöneticilik yapacak kimse yokmuş gibi.
Yağlı maaşlı danışmanlar için dün mecliste oylama vardı.
CHP ve SP ret oyu verdi.
Ama AK Parti, MHP ve İYİ Parti ittifak yaptı evet oyu verdi.
MHP önce çekimserdi, sonra 'evete' döndü 'zirveden eller ayaklar mahkum' anladık da;
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, acaba Samsun'daki İYİ Parti'nin 'bu ittifakından' haberi var mı bilmiyorum..
İşin ilginci, muhalefet partisi olmalarına rağmen, Büyükşehir'deki o kadar mimar, mühendis ne işe yarıyor diye de sormamışlar da.
CHP ve SP'yi, kamu yararına 'dik duruşları' ve konuyu sorgulamaları açısından kutluyorum.
Bu arada Başkan Demir, "Bu konuların gündeme gelmesinden çok rahatsız olmuş'.
Ama inanın ben de 'onun bu tavırlarından çok rahatsızım'..
Öncelikle 'Büyükşehirde o kadar kalifiye çalışan varken, onlardan yararlanmayı düşünmemesinden'.
İkincisi 'Onlara verecekleri yağlı maaş, sizin, bizim paralarımız' olmasından.
Üçüncüsü ise, 'Samsun'da yönetici yokmuş gibi, başka illerden yönetici getirmesinden'.
Kendi şirketinde bu kadar bonkör mü, bilmiyorum.
Ama bir önerim var.
Başkan Mustafa Demir'in hemen hemen tüm hatalı ve eksik işlerini önceden görebilen bir ekibimiz var.
Mesela sel uyarısını günler öncesinden yaptık, tedbirsiz yakalandılar.
Kar uyarısı yaptık, 'Samsun felç oldu'.
Basına bir danışman alacaksa, 'Biz bedavadan ücret talep etmeden, Samsun'a katkı olsun diye dışarıdan bu hizmeti verebiliriz'.
Sıfır ücret karşılığında.
Para belediyede kalsın, yazıktır, Samsun'a harcasın.
Orada zaten fotoğraf çekecek bir dışarıdan danışmanı var.
'Samsun'u uçuran' haberleri onlar masa başından yaparlar sorun yok.
Ama vatandaşı uyaran, doğru bilgilendiren işleri biz üstlenebiliriz.
Amaç Samsun'a hizmet.
Sıkıntı yok.
Tek sıkıntı, "Adı danışman, ama gerçekte danışılmayan kişiler asla olmayız'.
Yanlışa yanlış deriz.
Kral çıplaksa, çıplak deriz.
Olamamış işe 'çok yaşa da demeyiz', hata sorun varsa 'Siz çok iyi düşünmüşünüz' gibi bir yaklaşımımız da olmaz.
Gerçi günlük uyarılarımızla bu işi 'aslında fiilen yapıyoruz da', Samsun anlıyor, siz anlamamakta direniyorsunuz.
Bakalım nereye kadar..
Bu arada 'Samsun'un gündeminde tartışmalara neden olan yağlı maaşlı '5'li danışman' ne zaman iş başı yapacak, kimler olacak' hep birlikte göreceğiz.
Ne kadar kalifiye olduklarını da.

Muzaffer Önder

Yusuf Ziya Yılmaz

Zihni Şahin

Mustafa Demir